Adnan Oktar'ın 15 Eylül 2011 tarihli A9 Tv röportajından
SUNUCU: Tirmizi Hazretleri’nin Hatmü’l-evliya adlı eserinin sonunu şu cümlelerle bitirmiş, Hz. Mehdi (a.s.)’ı anlatmış. “Allah-u Teala’dan dilerim ki; tamamlanan kelimelerin ruhu olan Hatmü’l-evliya olan zatın yani Hz. Mehdi (a.s.)’ın düsturlarını takip edebilme hususunda kendisine karşı bizi küçültsün ve tevazu sahibi kılsın. Bizi onunla bir araya getirip onun hakkında bir delil ve şahit olan beyanlarımızın tahkikiyle onu görüp de onun izinde yürümeye eriştiren, vuslat (kavuşma) sebebiyle bizleri de vasıl eylesin, kavuştursun. Şüphe yok ki O, lütuf, kerem ve ihsan sahibidir. Hamd alemlerin rabbi olan Allah’a aittir.”
Hocam, Hz. Mehdi (a.s.)’la müjdeliyor Tirmizi Hazretleri inşaAllah. Çok güzel sözlerle onu övmüş, maşaAllah. Tirmizi Hazretleri diyor ki; “delil ve şahit olan beyanlarımızın tahkikiyle” yani kendisi delillerle ve şahitlerle Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadisleriyle tam bir kesinlikle inşaAllah Hz. Mehdi (a.s.)’ın geleceğine ve müminlerin ona kavuşacağına inanıyor. “Onun izinde yürümeye eriştiren” diyor, onun izinde yürüdüğüne inanıyor, Allah’ın izniyle, inşaAllah ona dua ediyor. “Kavuşma sebebiyle bizleri de vasıl eylesin, kavuştursun.” Hz. Mehdi (a.s.)’a kavuşmak için daha o zamanlarda Allah’a içten dua ediyor, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Yalnız kardeşim, bu hayalet Mehdi inancı, Şii kardeşlerimiz için fitne bu, bir yanlışlık olmuş. Bunu Allah rızası için yeniden bir gözden geçirsinler. Benim gördüğüm, Hıristiyanlığa karşı bir alternatif geliştirmişler.
Kardeşim, o bahsettiğiniz Mehdi diyorsun ki sen; “bir tekbir getiriyor yeri göğü birbirine katıyor, kaleleri yıkıyor, dünyanın her yerinde evlerin içine giriyor, arkasından da 313 kişi onlara bağlanacak” diyorsun. 313 kişi bağlanır mı öyle bir insana? Ne kadar Müslüman varsa hepsi bağlanır. Hiçbir peygamberde görülmeyen büyük bir mucize. Şimdiye kadar gelen bütün peygamberlerin mucizelerinden daha büyük bir mucize. Herkesin evinde görüntü olarak görünüyor. Tank, top işlemiyor, kaleler yıkılıyor tekbir getirdiğinde. Bunun olmayacağı belli, Allah aşkına akıllarını başlarına alsınlar. Bu, gerçek anlamda Mehdiyet’i engelleyecek çok mühim bir set oluşturmuş oluyor ve buna hiç kimse de inanmaz. Gerçek anlamda inanan varsa bana yazsın. Hiç kimse inanmaz buna. Böyle kendini uyuşturmaya ne gerek var. Bir inanca ihtiyacımız var, bir inanç bulalım, Allah’a sığınmayalım da Hz. Mehdi (a.s.)’a sığınalım gibi yapmışlar benim anladığım. Çünkü Hz. Mehdi (a.s.) her evde, her an hazır olabiliyor onların dediğine göre. Mesela bir çağırıyorsun, dua ediyorsun, Hz. Mehdi (a.s.) görüntü olarak geliyor. Yani haşa Allah’a gerek yok gibi yapmışlar haşa. Çok anormal bir şey bu. Biz Hz. Mehdi (a.s.)’ı niye çağıralım. Allah’a dua ederiz, Allah’tan yardım dileriz. Hz. Mehdi (a.s.) bir Allah’ın kulu, Müslümanların lideri, İttihad-ı İslam’a vesile olacak Allah’ın zavallı bir kuludur Hz. Mehdi (a.s.). Sen onu haşa Allah gibi göstermeye kalkıyorsun, “her evin içinde” de görünecek diyorsun. “Hitap ettiğinde sana cevap verir” diyor. Mesela bir buçuk milyar Müslüman varsa, “hangisi Hz. Mehdi (a.s.)’ı çağırırsa Hz. Mehdi (a.s.) hazır-nazır karşısına geçer, görüntü olarak ona görünür ve konuşur onunla” diyor. Hatta elbise falan da sağlıyor diyorlar. Dün okuduk, evvelsi gün de okuduk. “400 tane elbise getirdi, ne istersen yapıyor, yiyecek falan da istersen getirir Mehdi” diyor. Kardeşim bu perişanlığa ne gerek var. Allah Allah. Ne yapmışlar bu insanlar böyle. Kimi diyor 570 sene, kimi şahs-ı manevi, kimi böyle. Bunların mutlaka düzeltilmesi lazım, inşaAllah.
“Adnan Bey, ne kadar konuşursanız konuşun ne kadar baskı yapılsa da Hz. Mehdi (a.s.) yalnızca görülen rüyalardan başka bir şey olmayacaktır. O yalnızca bir sestir, bir rüyadır. Şair ne demiş, “Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş.” İşte bak, sonunda böyle avanaklara kapı hazırlıyorsunuz, böyle avanaklara malzeme veriyorsunuz ve dinsiz, imansız, böyle üçkağıtçılara her türlü imkanı sağlamış oluyorsunuz. Yaptığınız tahribatı görün bak. Resulullah (s.a.v.)’in açıkça müjdelediği, çok makul olan, son derece akılcı olan, İttihad-ı İslam, Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhuru gibi; aklın, mantığın, her şeyin kabul edebileceği ve ayetlere de uygun, Kuran’a uygun, hadise uygun bir olayı, hurafe haline getirip malzeme çıkarıyorsunuz. Ondan sonra da biz ehl-i takvayız diyorlar. Bak buyur tahribatını gör.
Bak diyor ki “Hz. Mehdi (a.s)’ı herkes rüyalarında görür, rüyalarında herkese seslenir. Herkes de onu görür, ne söylediğini bilir. Yani Hz. Mehdi (a.s)’ın ne söylediği bütün herkesçe bilinir.” “Rüyada da talimat verir’ diyor. Bu daha da vahim, süper tehlikeli. Adam, ‘rüyamda bana söyledi, kan gölüne çevireceksin burayı dedi’ diyecek. Buyurun. Rüyasında Allah’ın emri olarak, vahiy hükmünde görüyor. Çok korkunç bir şey bu. “Herkes onu duyar. Sadece bir kişinin duyması diye bir şey yok. Ama asla zuhuru yoktur. Herkes duyar, sadece bir kişi duymaz” diyor. Demek ki bir batak kafa oluşturmuşlar. Mesela bu arkadaşın yorumu da bambaşka, daha da rezalet, daha da değişik. Demek ki bu fitnenin kalkması gerekiyor, inşaAllah.
SUNUCU: Milliyet Gazetesi’nden Kadri Gürsel, Sayın Davutoğlu’nun komşularıyla sıfır sorun politikasının Türkiye’nin füze kalkanının topraklarına yerleştirilmesini kabul etmesiyle birlikte iflas ettiğini, çünkü Türkiye’nin böyle bir kararla batının İran’a karşı başlattığı soğuk savaşın ortağı haline geldiğini söylemiş.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, şimdi Türkiye haklı. Bu görünmez Mehdi, hayalet Mehdi inancı çok vahim bir tehlikedir. Füze savunma sistemi de yapması gerekir, her şeyi yapması gerekir Türkiye’nin bu durumda. Çünkü bak adam ne diyor? Dün de yazdı o hazret, Hüseyin Horasani mübarek, muhterem kardeşimiz; “Hz. Mehdi (a.s) siz istediğinizde gelir, kalben isterseniz, dua ederseniz görüntü olarak da görülür, ses olarak da gelir” diyor. Şimdi düşün; İran’ın füze sisteminin başındaki olan adam, “bana duvarda Hz. Mehdi (a.s)’ın görüntüsü göründü” diyecek. Biz, hayır, görmedin mi diyeceğiz? Zaten “görünüyor”, alim Hoca “görünür” diyor. “Sesi de duyulur, konuşur sizle” diyor. Konuşmaya başladı, ki Şii hadislerine göre de zaten Şiilerin dışında herkes değişik konumda. “Allah’ın emri Türkiye’yi yerle bir edeceksiniz. Suudi Arabistan’ı yerle bir edeceksiniz. Bana tabii iseniz. Ben Hz. Mehdi (a.s) olduğuma göre ben hüccetim benim emrimi yerine getirin” diyecektir görüntü. “Bas düğmeye aslanım” diyecek. Adam tereddüt edecek. “Ben Hz. Mehdi (a.s)’yim bassana düğmeye” diyecek. “Hz. Mehdi (a.s)’ın emri” diyecek, “Ya Allah Bismillah” diyerek basacak. Yağmur gibi füze milletin tepesine yağacak. Bunu anlatmıyor mu bu adamlar? Bu çok büyük bir tehlike ve fitne. Hayır Batı için, herkes için tehlike kardeşim bu, Türkiye için de tehlike. Bundan hemen vazgeçmeleri lazım. Ama bir tanesi var, Ahmedinejad dese ki; “hakikaten bu mantıksız, biz anadan-babadan doğan, normal yaşayan bir Hz. Mehdi (a.s) aramamız lazım. Bütün Peygamberler böyle olmuş, bütün veliler böyle olmuş. Burada bir anormallik var. Hakikaten Sünni inançtaki Hz. Mehdi (a.s) inancı doğru olan bu. Sünni, Şiilik farkı açısından değil de, makul, mantıklı olan bu, Kuran’a uygun olan bu, hadise uygun olan bu. Bunu değiştirelim.” Ahmedinejad’ı un ufak eder bunlar. “Bize sormadan bir şey yapamaz” diyor adam zaten, açıklıyor. “Biz ne söylersek onu yapabilir” diyor. Bu durumda kardeşim, herkes birbirinden korkuyor İran’da. Herkes birbirine aynı inançta olduğu imajını vermeye çalışıyor. Halbuki hiçbiri de inanmıyordur. İran’da bu tarif ettikleri tarzda Mehdi inancında olan on tane insan bulamasınız, on kişi koskoca İran’da. Büyük bir felaket yaşanıyor, bu felaketi hep birlikte el birliğiyle kaldıralım. İranlı kardeşlerimiz bunda Allah rızası için samimi bir değerlendirme yapsınlar. Onun dışında ben her sözlerine bir şey demiyorum. Ama bu büyük bir felakettir, çok büyük bir tehlikedir. Adam ne diyor? “Her eve giriyor, çağırdığında gelir” diyor. Her eve giren demek ki İran Genel Kurmay’ına da giriyor, füzelerin olduğu bölüme de girecek. Ağır topçu birliklerinin başkanı, generali kimse onun da evine girecek. İstikama girer, her yere girer. “Girmediği bir yer yok, her yere girer. Görüntü olarak da olur, ses olarak da olur” diyor. Yani görüntüye de gerek yok. Diyecek ki adam, kulağına ses gelecek; “Hz. Mehdi (a.s)’dan ses geldi, duydum şu an. Hadi bombalayın dedi” diyecek. Çok büyük bir rezalettir bu. Çok korkunç bir tehlikedir. Bunu İran görmezlikten gelmesin. Türkiye’nin tedbir alması gecikmiş bile, tabii ki tebdir alacaklar. Herkesin tedbir alması gerekir. Bu çok vahim bir durum. Ama bunu kaldırırlarsa o zaman baş tacı. Diyorlarsa; “Resullah (s.a.v)’ın, Hz. Mehdi (a.s)’ın alametleri budur, sayılmış. Büyük alametleri var, küçük alametleri var, dış görünümü var, anadan-babadan doğma, geleceği yer belli, nerede çıkacağı belli.” Bediüzzaman’ın açıkladığı şekilde, her şeyden önce Resulullah (s.a.v)’ın açıkladığı şekilde kabul ediyorlarsa tamam. O zaman çok güzel. O zaman Allah zaten Hz. Mehdi (a.s)’ı onlara nasip eder. Ama burada şeytana uyulmuş, müthiş bir rezalet meydana getirmişler haberleri yok. Kardeşim gaibten ses gelmesi ne demek? Adam “ben bir ses duydum, bana bir ses geldi” diyecek. Buyrun, Hz. Mehdi (a.s)’a uymamak zaten küfür, inançlarına göre, kan gövdeyi götürür Allah esirgesin. Zaten rivayetler de o tarzda, açıklamalar da o tarzda. Onun için bölge ülkelerinin, herkesin çekinmesi son derece makul. Yani herkesin canını korumak için bir tedbir alması gerekiyor, başka bir çözüm yok. Çünkü adamlar da kitlenmişler, mesela Ahmedinejad aksini söyleyemez. Genel Kurmay Başkanı aksini söyleyemez. Herkes aynı şeyi savunmakla mükellef, öyle görüyorlar. Çünkü aforoz edilirler adamlar, mahvederler. Yani akılalmaz bir kilitlenme yapmışlar. Olmayacağı belli öyle bir Hz. Mehdi (a.s), herkesin evine giren Hz. Mehdi (a.s), nerede görülmüş böyle bir şey? Kuran’da nerede var böyle bir şey? Görüntü olarak görünüyormuş, ses olarak görünüyormuş. Bir tekbir getiriyor bütün binaları yıkıyor. Havalarda uçuyor. Bomba bilmem ne hiçbir şey tesir etmiyor, adeta ölümsüz. Haşa Allah gibi gösteriyorlar. Bu nedir bu? Çok vahim bir şey onun için ben bunu film olarak hazırlayın dedim. Detayını akşam tarif ettim, ne tarz hazırlayacaklarını, şimdi hazırlıyorlar. Büyük bir fitne, mutlaka açıklanması gerekiyor. Ama onun dışında inançları ayrı olabilir. Hiçbir mahsuru yok, onlar sorun değil. Ama bu hayati, devletleri-milletleri kan gölüne çevirecek bir fitne. Büyük bir tehlike. Bu Türkiye’nin İran’a karşı olması değil, bu yanlış inanca karşı tedbirdir. Büyük bir tehlikeye karşı tedbir alıyor devlet, olay bu. İttihad-ı İslam’ı engelleyecek bir şey de yok, bilakis gerçek Hz. Mehdi (a.s) bu sahte Mehdiyet’i ortadan kaldıracaktır. Çünkü Hz. Mehdi (a.s) çıkmadan sahteleri çıkacaktır. Hayalet Mehdi de bir sahte Mehdi’dir. Hz.Mehdi (a.s) karşıtı bir Mehdi’dir, hayalet. Mesela; şahs-ı manevi Mehdi, bu da hayalettir. Bu zararsız bir hayalet yine. Çünkü öbürü “ben duydum, kulağıma geliyor ses” diyor. Bu çok büyük bir tehlike. Ama öbürü diyor ki; “bu kadar milyonlarca insanın ortak fikri Hz. Mehdi (a.s)’dır” diyor. Bu aslında ölü bir sistemdir ama kimseye bir zararı olmaz bunun. Bunda zaten bölünme, parçalanma mukadderdir Allah’ın izniyle. Bununla bir hareketlenme olmaz.
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler