Adnan Oktar'ın 23 Eylül 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Bir ara Oktar’a kan kampanyası düzenlenmişti biliyorsunuz, sonra bazı sivri akıllılar çıktı dediler; işte “Türkiye’nin gen haritasını yurt dışına götürüyorlar. Kandan Türklerin gen haritasını tespit edip Türklere karşı özel silah yapacaklar” gibi. Yahu kardeşim ne kadar ilginç insanlar. Almanya’da milyonlarca Türk yaşıyor, Alman hastanelerinde kan vermiyor mu onlar? Siz Almanya’da yaşadınız, Almanya’da hastaneye gittiniz mi hiç?
MİSAFİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Kan aldılar mı?
MİSAFİR: Tabii ki.
ADNAN OKTAR: Senden?
MİSAFİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Alıyorlar demek ki. Tamam; gen haritası çıkarıyorsa çıkarır işte orada adam, veriyorsun sen zaten kanını. Amerika’da da binlerce Türk var, hastanelere gidiliyor, her gün kanlar alınıyor. Ona gerek yok; berbere gidiyor saçını traş ettiriyor, saçından da alırlar, saçından da gen haritasını tespit etmek mümkün, yani genetik kodunu oradan da tespit etmek mümkün. Yani terlese dahi, teri bir yere bulaşsa dahi yine oradan da tespit edilir. Bunlar çocukça o devirde yapılmış, o devrin 28 Şubat’ın devamının, halka güvenmeyen, millete güvenmeyen, aşırı şüpheci garip ruhunun bir devamıdır o. Yani 28 Şubat’ta herkesten şüphelenirlerdi, her olaydan şüphelenirler, her taşın altında bir bit yeniği ararlardı. Böyle kendilerini adeta hasta ettiler o devirde bazı tipler. Bunun akıl mantık kabul edecek bir yönü yok. Yani Amerika’nın genetik silahını, atacaksa direk atom bombası atar, ne uğraşacak genetik koda göre niye silahla uğraşsın ki Amerika? Ne derdi yani, inşaAllah. Ayrıca yapacaksa her ülkede Türk var, hepsi hastanelere müracaat ediyorlar. Yahu parmak izinden bile geçer, yani bardağı tutsun bir insan, lokantaya gitsin bardağı tutsun, bardağı tuttuğu an genetik kodu bardağa geçer anında, kana gerek yok ki onun için. Bardağa dudağı değdiğinde dudağın dokunduğu yere de geçer genetik kodu. Dolayısıyla bu safsatadan başka bir şey değil. O devirde o çocukcağıza olmadık eziyet ettiler, o hasta haliyle hem canıyla bir cihad halinde onu kurtarmaya çalışıyor, hem de bu adamların bu korkunç şüpheleriyle, bu karanlık şüpheleriyle, bu acımasız şüpheleriyle aylarca uğraştı, onlara cevaplar verdi. İşte devletin kaynaklarını gösterdi. Kan kampanyasını yapan; devlet, resmi, yani belgelerle gösterdik, kampanyayı yapan tamamen devlettir, resmidir. Kanı toplayan devletin memurları, devletin polisi, devletin doktoru, devletin hemşiresi. Kanları alıp uçağa kadar götüren devletin polisi, kanı alıp yurt dışına götüren devletin uçağı. Çocukcağızı ezim ezim ezmeye kalktılar, akıl almaz bir linç kampanyası meydana getirdiler koskoca adamlar, koskoca. Bir de şimdi göğüslerini gere gere geziyor bu adamlar. Yani bu ruh, bu mantık esef vericidir ve çok ibretliktir, akıl almazdır. Kampanyanın tamamı hepsi devlete aittir, Oktar’ın müdahil olduğu, dahil olduğu hiçbir yer yoktur. Bunu anlattığı halde anlamazdan geldiler. Askeri tesiste kan alınıyor, Generaller verdiler, devletin doktorları topluyor, Sağlık Bakanlığı’nın ambulansları devrede, Sağlık Bakanlığı’nın izniyle yapıldı, Bakanlığın izniyle. Mesut Yılmaz’ın hanımı bizzat yardım etti o devirde, Emniyet Müdürleri herkes işin içindeydi, herkes görev aldı. Çocukcağızın üstüne -hasta haliyle- akıl almaz bir tavırla, akıl almaz bir rahatsız edicilikle gitmek hangi vicdanın karıdır? Ve akıl almaz mantıksız bir hareket. Türklerin genini almak dert mi adamlar için kardeşim, her yerde var Türk. Rusya’nın bütün kontrolü altında tuttuğu bölgeler rahatça Rusların ulaşabileceği, rahatça Türklerin kanını alabileceği yerler. Yıllardan beri Rus esaretindeydi Türkler, Kazakistan, Tacikistan, Özbekistan hepsi, her yer Ruslarla doluydu, hastaneler Rusların kontrolündeydi. İstiyorlarsa o zaman rahatça alırlardı, Ruslar da alırdı kanlarını. Çin’de de şu an milyonlarca Türk var, milyonlarca. Çinliler istese kanını da alır, parmak izlerini de alabilir hepsinden genetik kod elde edebilir. Şu akıl mı yahu? O devirde birkaç akıldane çıkmıştı; adamlar “ya ne kadar akıllı adam “diyorlar “ ne kadar isabetli adam” diyor. Halbuki buradaki akıl; çocuk aklı gibi bir akıl, işte bu akıldan dolayı bir çok insan sürünüyor ve acı çekiyor, Türk milletine de acı çektiriyorlar ve böyle tiplere de güveniyorlar üstelik. “Ne kadar isabetli adam yahu” diyor “ne keskin zekayla buldu” diyor. Belli ki yanlış.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler