Adnan Oktar'ın 22 Eylül 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: “Filistin- İsrail konusunda Sayın Hocamız bir hikmete binaen böyle konuştuğuna eminim inşaAllah. Ancak Hocamız’a nazaran ufacık aklımız her hikmeti bazen kavrayamıyor. Bu yüzden hem şehit olan Müslüman vatandaşlar adına hem de Filistinli binlerce Müslüman adına, terörist İsrail hükümetinin karşısında durmayan İsrailli o insanlara sevgi göstermesinden çok burukluk hissettim. Allah hayırlarla sonuçlandıracaktır inşaAllah. Hocamız daha iyisini bilir inşaAllah” diyor kardeşimiz.
Diyorum ya işte, “Müslümanlar kardeş olacak” diyoruz, “Filistin özgür olacak” diyoruz, “bayram havası esecek” diyoruz, “hapishaneler boşalacak” diyoruz, “kan duracak, damla kan akmayacak” diyoruz, “uyuyan kişiyi uyandırmayacak” diyoruz. Peki bu ne anlama geliyor benim anlattıklarım? Bu nedir? Filistin’de kan akmıyorsa, son derece özgürlerse, bütün bölgeyi istedikleri gibi kullanıyorlarsa, uyuyan kişi uyandırılmıyorsa, hapishaneler boşalıyorsa ki “cinayet işleyenler dışında” dedim, ağır yaralama yahut ona benzer, hapishaneler boşalacak diyorum. Bu yeterli cevap değil mi bu? Ne demek gerekiyor? “Kahrolsun İsrail” mi diyeyim, ne diyeyim? “Kahrolsun İsrail” demek küfür ifadedir. Çünkü İsrail peygamber ismidir. Anormal bir ifade. Niye yıkılmasını isteyeyim İsrail’in? İyi olmasını isterim, güzel olmasını isterim. Filistin de güzel olsun, İsrail de güzel olsun. Herkes huzurlu yaşasın. Yani burada benden istenen nedir? “İsrail’i yerle bir edelim atom bombasıyla tarihten silelim, çoluk çocuk hepsini katledip doğrayalım” bunu mu diyeyim yani? Bunu mu dememi istiyorsunuz? Bu nasıl bir mantıktır. Anlattıklarım nereye gidiyor? Ben ne anlatıyorum o zaman? “Filistinliler kardeş olacak, hepsine sarılacağız. İsrailli gençlerle Filistinli gençler birbirine sarılacak. Barış olacak” diyorum. Ne yapmamız gerekiyor? İntikam mı alalım? Ne yapalım yani? O zaman boydan boya bütün İsrail’i doğrayalım, kılıçtan geçirelim. Bunu mu istiyorsunuz? Yani çok çok özür dilerim ama aptalca bir üslup olur bu. Aptallıktır bunu istemek. Akılsızca bir üsluptur. İslamda barış vardır. İslam demek Müslümanlık demektir. İsmi barıştır yani. Barış yurdu, esenlik yurdu cennetin özelliğidir. Tabii ki barışa çağıracağız. Ne yapmamız gerekiyor? Kavga mı isteyeyim yani? Bırakın bu aptal aptal üslupları. Ben kardeşimin üslubunu tenzih ediyorum. Gece gündüz kan istiyorlar, gece gündüz. Biz kanı durdurmaya çalışıyoruz bunlar da kan peşindeler. İsrail’de hiçbir suçu olmayan adamları, çocukları, kadınları bombalamak, asmak, kesmek ahlaksızlık, vicdansızlıktır, zulümdür. Başka nedir yani? Filistin’de de yine aynı şekildedir. Orada da mazlum, çoluk çocuk, insan kim varsa asıp kesiyorsa bir insan o da ahlaksızlıktır, aynısıdır. Biz ne diyoruz? “Bunun tamamı dursun” diyoruz. Bir taraf dursun bir taraf devam etsin dedim mi ben? Yani “Filistin’deki kişiler kötüdür, İsrail’deki kişiler iyidir. İsrail gitsin Filistin’i istediği gibi assın kessin” diyor muyum ben? Dedim mi? “Buradaki zulmün tamamı dursun” dedik, hepsi. “Bölgedeki kanın tamamı dursun” dedik. Yeterli cevaptır işte bu. “Barış olsun, kardeşlik olsun, birbirine sarılsınlar. Bütün arazi geniş istedikleri gibi kullansınlar” diyoruz. Özgürce yaşasınlar, kardeşçe. Biri İsmailoğulları’nın evlatları biri İsrailoğulları’nın evlatları, Hz. İsrail (a.s.)’ın biri Hz. İsmail (a.s.)’ın evlatları. Aynen ifadem bu. Bantlarda duruyor bun. Mehdiyet, şefkat, barış ve kardeşliktir. Kanı durdurmaya geliyor Mehdi (a.s.). Biz Mehdi (a.s.) talebesiyiz, Mehdiyyül dem.
Bak İsmailoğulları diyoruz; Araplar. Ve İsrailoğlulları; Hz. İsmail ve İsrail’in oğulları. Bunlar kardeştir diyoruz, bir babanın oğulları. “Kavga etmeye gerek yok, bütün arazi onların, istedikleri gibi kullansınlar” diyoruz. “Kardeş yapalım, barıştıralım” diyoruz. “Damla kan akmayacak, uyuyan kişiyi uyandırmayacak” diyoruz. Yok diyorlar, illaki kan. Kuran bizi barışa çekiyor. Suçu işleyen kimse onun yakasına yapışılır. Biz İsrail halkının çoluğundan, çocuğundan ne istiyoruz? Niye cezalandırmaya kalkalım masum çocukları, masum kadınları? Kim suç işlerse onu cezalandırırsın. Kanun neyse, kanun ne diyorsa ona göre cezalandırırsın. Ama topluluk anlamında, millet anlamında barış esastır. İsrailliler, Filistinliler, Araplar, Fas, Tunus, Cezayir, Libya, Afganistan, Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan hepsi kardeş, birbirlerine sarılsınlar. Birbirlerini sevsinler. Dost olsunlar, kardeş olsunlar. Bir şey yok ortada, şeytan kan istiyor. Şimdi, benim gördüğüm Türkiye ile İsrail’i güya savaştırmaya çalışıyorlar kendi kafalarına göre. Bölgede savaş mavaş yaptırmayacağız, bunu unutsunlar. Kavga mavga istemiyoruz. İsrail ile Türkiye arasındaki gerginliği de gidereceğiz.
Hahamları da çağırdım, başkalarını da çağırdım. Onlar gelecekler konuşacağız. Hiçbir şekilde kavgaya niyetimiz yok. Türk İslam Birliği’ni kuracağız, İttihad-ı İslam’ı oluşturacağız. Bütün Müslümanları birleştireceğiz, kardeş yapacağız. Kardeşim, kavga kafasıyla bakarsak, intikam kafasıyla hiç kimsenin dost olacağı gibi bir ortam olmaz. Rusya, milyonlarca Müslümanın kanını döktü zamanında, komünist hükümet. Daha düne kadar Moskof denmiyor muydu bunlara? Nasıl birleşeceksin Rusya’yla o zaman, nasıl dost olacaksın? Bulgaristan; daha hala resimleri var. “Hamile kadınların karınlarını deştiler, çoluk çocuk hepsini doğradılar katil Bulgarlar” diye bilinirdi eskiden. Ben dost Bulgarlar, kardeş Bulgarlar diye bağrıma basıyorum, şefkat duyuyorum. Yunanistan’a ne derlerdi? Hakaret ederlerdi, değil mi? Çok çirkin hakaret ederlerdi. Her birinin ayrı bir lakabı vardı. “Rum” dedin mi bambaşka bir şey akla gelirdi. Biz Rumları kardeş biliyoruz, bağrımıza basıyoruz. Seviyoruz, şefkat duyuyoruz. Araplar; zaten akıl almaz hakaret ederlerdi Araplara. “Şöyle kötüler, böyle kötüler” tek tek saymayayım. Herkes bilir. Arap sevgisini de biz öğrettik. Arapları sevmeyi de biz öğrettik. Yıllardan beri uğraşarak bunu elde ettik. İttihad-ı İslam sevgisiyle, Türk İslam Birliği sevgisiyle daha yeni bu zemini oluşturduk. 30 yıl, 40 yıl evvelki gazetelere bir bakın, Araplara ne diyorlar birçok gazete. Bir bakın bakayım, nasıl nefret dolu ifadeler var. 50 yıl önceki gazetelere bir bakın, 40 yıl önceki gazetelere bakın. Hatta 20 yıl önceki gazetelere bir bakın, neler geçiyor ifadelerinde. Bunları bilip akılcı bakmak lazım olaylara, samimi yaklaşmak lazım, inşaAllah.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Ahir Zaman Alametleri Gazete Kupürleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler