Adnan Oktar'ın 24 Eylül 2011 tarihli A9 Tv röportajından
SUNUCU: Uygun görürseniz bir kitabınızı tanıtmak istiyordum. ‘Bitkilerdeki Yaratılış Mucizesi’. Hocam yeryüzünde 500 binden daha fazla bitki çeşidi bulunuyor, maşaAllah. Bu eserinizde de adından da anlaşılacağı üzere bitkilerdeki yaratılış mucizesini anlatıyorsunuz. Yeryüzündeki ısı kontrolünün sağlanması, atmosferdeki gazların dengesinin korunması, fotosentez, odunun sert yapısı gibi çok detaylı bilgiler içeriyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Kardeşim fotosentez, hücrelerin içi, ara ara düşünüyorum. Allah Allah, ne kadar karmaşık, ince ilimle yaratmış Allah dünyayı. Kromozomlara bakıyoruz elektronik beyin gibi, hücreye bakıyoruz elektronik beyin gibi. Her yer akıllı ya her yer akıllı. Atomlar akıllı, hücre akıllı, kromozom, her şey. Muhteşem bir akıl her yere hakim. Sırf şu fotosentez olayını bir kere sentetik elde edemiyor adamlar. Akıl almaz bir bilimsel uygulama var. Akıl almaz bir teknoloji var. Her yerde Allah’ın ince sanatı var. Çok şaşırtıcı. Düşünüyorum kendimi de düşünüyorum. Simsiyah karanlık beynin içerisinde şu rengarenk ortama bak ya. Dışarıda ışık yok. Ne kadar normal karşılıyor insanlar bunu. “Ne var bunda, tabii kafamızın içinde ışık olur” diyor. “Işığı kim görüyor” diyorum. “Ne var biz görüyoruz” diyor. Sen kimsin? Aslında insanların büyük bir bölümüne efsun yapılmış gibi, bir şey olmuş. Aslında tam berrak hale gelse insan aklı insanlar delirebilir olayın şiddetinden. Tam berrak olsa kafaları. Müthiş bir gaflet var o yüzden fark edemiyorlar. Akıl almaz bir gaflet var. Televizyon kanallarına falan bakıyorum ihtiyar teyzeler falan, hepsi kendi halinde, işinde gücündeler. Allah’ı düşünen insan nadir oluyor. Bu kadar sanata, bu kadar inceliğe, bu kadar detaya rağmen. Deccal dünyaya efsun yapmış. Bütün insanları uyuşturmuş adeta, yüzde doksan dokuzu uyuşmuş vaziyette. Beyin fonksiyonlarını bozmuş insanların. Düşünemeyecek hale getirmiş. Bir tanesi bile şu iman hakikatlerinin yeri yerinden oynatacak bir olay. Skandal olmaması. Hayret etmemeleri skandal, çok şaşırtıcı. “Ne var, gayet normal” diyor.
Fakat hazırladığımız filmlerin de daha o büyüyü bozacak tarzda olması lazım, o efsunu kıracak tarzda olması lazım. Anlatıyor ama bilimsel olmuş filmdeki anlatım. Efsunun kırılması, büyünün kırılması ayrı bir ilimdir. Onun için özel bir çalışma yapılması gerekiyor. Mesela monoton tek bir ses hipnoz yapar. Aynı adam, aynı konuşma; olmaz. Mutlaka değişik şahıslarla, değişik anlatımlarla o dünyadaki hipnozun kaldırılması lazım. Derin hipnoz halinde insanlar. PKK da, adamları manyağa çevirmişler PKK militanlarını. Ellerine tüfek veriyorlar, “git öldür” diyorlar, “tamam sahip” diyor gidip öldürüyor adam. Manyak gibi yapmışlar. Suriye ordusu da öyle. Delirtmişler adamları. Tam deccala teslim olmuş Suriye ordusu. Hep dinsiz, imansız komünistlerin elinde. İddia edilen Ergenekon terör örgütünün resmi uygulaması gibi Suriye ordusu. Hep dinsiz, imansızların net hakimiyetinde. Dindarlar ezim ezim eziliyorlar. Her yer Hz. Mehdi (a.s)’ı bekliyor, her şey.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler