Adnan Oktar'ın 25 Eylül 2011 tarihli A9 Tv röportajından
SUNUCU 2: Hocam, Milliyet Gazetesinden Nuray Mert ve Kadri Gürsel PKK’nın şiddeti bırakması için iki önemli şart olduğunu yazmışlar. Birincisi, PKK ve BDP’lilerin istedikleri gibi propaganda yapabilmeleri ve bunun önündeki yasal sınırların kaldırılması; ikincisi, devletin PKK’ya yönelik operasyonları durdurması. Ancak böyle bir zeminde PKK’nın şiddetten vazgeçeceğini söylemişler. Nuray Mert, “eğer bunlar yapılmazsa ‘yurtta savaş, cihanda savaş’ tarzında bir ortamın içine gireriz ve bunun sonuçları Türkiye için çok ağır olur” demiş.
ADNAN OKTAR: Ben, “yurtta sulh, cihanda sulh” dedim ya, o da “yurtta savaş, cihanda savaş” diye cevap veriyor. Yok. Nuray Hanım’ın anlattığı bu konu, bizlere söylediği bu konu geçersiz. Çünkü komünistle hiçbir zaman için pazarlık olmaz. Komünistin amacı komünizmin dünyaya hakimiyetidir. Bu konuda, adama evet dersen seninle anlaşır. Bu konuda hayır diyorsan, var gücüyle savaşır, bu kadar. Komünizmle bilimsel mücadele yapılır, bilimsel. Nuray Mert güzellik yapacaksa, Darwinizmin geçersizliğini anlatsın. Anti-Leninist, anti-Marksist gazetelerinde yayınlar yapsınlar. Çözüm bilimsel çalışmadır, komünizme karşı ‘ver, kurtul’ politikası olmaz. Komünizm senden sürekli bir şey ister. Nereye kadar? Komünizm dünyaya hakim oluncaya kadar. Bunu yapmazsan da seninle savaşır, bu kadar. Komünistin amacı bellidir, proleter devrim fikri hakimdir, proletarya devrimi fikri hakimdir. O devrim için zemin hazırlar. “Akan kan denizinin ufkunda kızıl bir güneş doğacak” diyor adamlar; hedef budur, komünizmin hakimiyetidir. Nereye anlaşıyorsun. Anlaşma olmayacağı belli, dünyada nerede anlaşma olmuş? Lenin çıktığında Çarlık anlaşabildi mi onunla, anlaşamadı. Çarın çoluğunu çocuğunu da katlettiler, sarayını da yıktılar, bütün sistemi tarumar ettiler, komünizm oraya hakim oluncaya kadar. Sonra, “daha feodal sistemden birden bire komünizme geçtik, bu işi beceremedik” dediler. “Komünizmi geri alalım” dediler, geri vitese takıp komünizmi kaldırdılar. “Önceden bir kapitalizm aşamasını yaşasın sonra komünizmi getirelim” dediler. Komünizmden adamlar vazgeçmiş değil ki. Ekonomik krizi çıkarmalarının nedeni zaten komünizme zemin hazırlamaktır Avrupa’da. Tek çözüm komünizmdir dedirtmek için yapıyorlar, öyle bir şey yok.
Diyorlar ki, “Abdullah Öcalan’ı bırakın.” Tamam, bırakalım, nasıl olacak bu iş? “Sonra Cumhurbaşkanı yapın” diyorlar, “sonra bağımsız devlet kurulsun, sonra ordusu olsun, Türkiye de para versin” diyorlar ayrıca, “yardım etsin” diyorlar. “Sonra İran bölgesinde de bir Kürt devleti oluşturalım, Suriye’de de, Irak’ta da oluşturalım” diyorlar. “Bunların hepsini birleştirelim, büyük bir komünist Kürt devleti oluşsun.” Ee? Kuzey Kore ile, Çin ile de iş birliği yapsın, nükleer başlıklı silahlarla donansın ve devrim ihracı yapsın, komünizmi dünya çapında dünyaya hakim etsin.” Nuray Ablamız da oradan kenardan bize akıl veriyor, ‘yurtta savaş, cihanda savaş’ diye. Yanlış, öyle bir konu yok, ‘ver, kurtul’ politikası olmaz. Bu, ayrıca kabul etmek demektir. Sen komünizme yenildiğini kabul edersen, o zaman hapishanedeki garibanların suçu ne? Demek ki, gücü olan, dişi yeten devlete diz çöktürecek, öyle mi? Ondan sonra hapisteki çıkacak, istediğini yapacak. Devlette diyecek ki, “siz eğer kuvvetliyseniz, bana diz çöktürüyorsanız, ben sizin dediğinizi yaparım. Ama siz zayıfsanız, gücünüz yoksa olay değişik.” Bunu demez devlet, o zaman adil devlet olmaz, devlet olmamış olur o zaman. Devlet yenildi mi, devlet olmaktan çıkar zaten. Devlet acze düştü mü devlet olmaz artık. Burada devletin aczini istiyorlar, diz çökmesini istiyorlar. Böyle bir şeyi Atatürk kabul etmedi. Türkiye’yi işgal ettiler, her yerini işgal ettiler, dediler; “biz manda idaresi kuralım, sizi biz idare edelim” dediler, Atatürk adamlara nal toplattı. Delikanlıca çıktı saydırdı böyle, tozlarını dumanlarına kattı. Şimdi Atatürk’ten sonra Hz. Mehdi (a.s) çıkıyor işte; nal toplatacak, nal. Öyle kimseye kabadayılık yaptırmaz Hz. Mehdi (a.s), inşaAllah. Devlete kabadayılık yaptırmaz, millete kabadayılık yaptırmaz; pazarlık mazarlık da olmaz Hz. Mehdi (a.s) ile, ne pazarlığı? Bu işleri bırakacaklar. Devletin bir ciddiyeti, kişiliği vardır; onuru vardır, yüceliği vardır. Milleti temsil eder. Devlet bir terör mafyasına yenilirse, “tamam, senden ben korktum, seni bırakıyorum” derse, o terör mafyası ikinci tehdidini koyar. Zaten devlet, devlet olmaktan çıkar ondan sonra. Saygınlığı da kalmaz. O zaman adalet de kalmamış olur. O zaman hapiste yatan insanlar nedir, onların konumu ne olmuş oluyor? Onlar gücü yetmediği için hapiste yatacaklar, öbürü kabadayılık yaptığı için dışarı çıkmış oluyor. Orada devlet kalır mı ortada? Yanlışım varsa söylesinler.
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler