Adnan Oktar'ın 28 Eylül 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Hayalet Mehdi inancı Mehdiyet’e karşı şeytanın bir oyunudur, kardeşlerimiz böyle bir oyuna gelmesin. Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkışını engellemek için yapılmış bir oyundur. Hayalet Mehdi hiçbir zaman için gelmez ve gelmeyecek ve gelmedi de. Olmadı bak. Artık zamanın sonuna geldik. “7000 yıl” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Başka vakit yok. Nerede hayalet Mehdi? Hz. Mehdi (a.s.) gelmiştir. Hayalet Mehdi yoktur. “5600 yılı geçti” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). 7000’den 5600’ü çıkar ne olur? 1400. 1400 ile 1500 arasında, başka vakit yok. Bediüzzaman’ da aynısını söylüyor. Hayalet Mehdi inancını güya şeytan kendince bir oyun olarak sundu Müslümanlar’a, fakat başarılı olamadı. Katoliklere karşı bir değişiklik olsun, “siz Hz. İsa (a.s.)’ı bekliyorsanız biz de Hz. Mehdi (a.s.)’ı bekliyoruz” gibisinden bir alternatif inanç olarak geliştirmişler gibi görünüyor. Tamamen suni bir inanç, tamamen suni bir gelişme. Zaman zaman Hz. Mehdi (a.s.)’a sığınacak, haşa Allah’a sığınır gibi. Hz. Mehdi (a.s.)’ı putlaştırma düşüncesi de var burada zaten. “Yetiş ya medet Mehdi!” diyecek, Mehdi ona yiyecek getirecek. “Yetiş ya Mehdi!” diyecek, onu hapisten çıkaracak. Zor anında sürekli “Ya Mehdi! Kurtar beni” diyecek. Bir put ihtiyacından da kaynaklandığı görünüyor, Hz. Mehdi (a.s.)’ı putlaştırmaktan da kaynaklandığı görünüyor. Allah esirgesin. Allah’a sığınsın kardeşlerimiz. Ben Şiileri canım gibi seviyorum. Hepsinin ayağının altını öpüyorum, hepsinin; Caferi, Şii, Alevi, Bektaşi kardeşlerimin hepsinin. Hepsinin kölesiyim. Ama Allah rızası için bunu yapmasınlar. Bu çok büyük bir fitnedir, bu zulüm olur; sakın böyle bir şey yapılmasın. Resulullah (s.a.v.)’in torununa kötülük yapmış olurlar, Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı kötülük yapmış olurlar. Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkışına karşı bir eylem olmuş olur bu. Gerçi bu durdurmaz. Hz. Mehdi (a.s.) çıkar, her halükarda çıkar ama böyle bir oyuna gelmesinler. “Yetiş ya medet Mehdi!” ne demek bu? Her yerde Mehdi; adam evinde otururken diyor “duvarda görünecek bana” diyor. Mesela İran Genelkurmay Başkanı -iki ayağını birden öpüyorum, hürmet ediyorum- duvarda Hz. Mehdi (a.s.)’ın ona göründüğünü farz edelim, göründüğünü iddia ettiğini düşünelim. Ne yapacağız? Dedi ki; “Sünni olan Türkiye’yi yerle bir edeceksin. Bu sana Allah’ın emri. Haydi bakayım” dese ne yapacaksın? Füzelerin düğmeleri de önünde. Gördü duvarda, ne yapacak? “Yapmıyorum Ya Mehdi! Ben sana karşı geliyorum” mu diyecek? Basacak düğmeye. Çok büyük fitne. Allah’a sığınsınlar. “Hz. Mehdi (a.s.)” diyor, “görüntü olarak gelir, ses olarak da gelir” diyor “istendiğinde, biçim olarak da, bütün olarak beden olarak da” diyor, “şekillenir; her eve, her yere gelir” diyor. Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelmesine ne gerek var(!), zaten geliyor, sen çağırdığında geldiğine göre tamam, bitmiş! Orada kastedilen televizyon, internet kastediliyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadisi bunu anlatıyor; adamın verdiği manaya bak sen. Hz. Mehdi (a.s.)’ı her yerde gördüğüne göre sen, konuştuğuna göre neyini bekliyorsun Hz. Mehdi (a.s.)’ın? Allah Allah! Bak bir “cismen tam karşıma geliyor” diyorsun, “her eve geliyor”. Niye gelsin Hz. Mehdi (a.s.) bir daha? Gelmiş işte! Gelmişken bir daha mı gelecek? Yok öyle şey. Böyle bir insanı nasıl hapse koyacaksın? Nasıl çile çekecek? Nasıl üç yüz on üç tane talebesi olur böyle bir insanın? Her eve giriyorsa zaten bütün evler onun talebesi olmuş olmuyor mu? Bir buçuk milyar Müslüman var. Herkesin evine girdiğine göre? Hıristiyanlar’ın da evine girecek ayrıca, o açıklamaya göre. Çünkü Hıristiyanlar’a İncil’le tebliğ yapıyor, Museviler’e de Tevrat’la tebliğ yapıyor, orijinalleriyle. O zaman ne olmuş oluyor? Hz. Mehdi (a.s.) zaten gelmiş, görevde olmuş oluyor. Talebesi de bütün hepsi, milyonlarca talebesi olmuş oluyor. Hani üç yüz on üç taneydi talebesi? Hz. Mehdi (a.s.) Peygamberimiz (s.a.v.) gibi, Ehl-i Bedir gibi çile çekecek, talebeleri az olacak, çilenin envaını çekecek. İftira edecekler, hakaret edecekler, saldıracaklar, hapsedecekler; bin bir türlü zulümle karşılaşacak, bin bir türlü! Onun için Hz. Mehdi (a.s.) oluyor zaten o. Zulme sabretmesinden dolayı Hz. Mehdi (a.s.) oluyor. Yoksa nasıl Hz. Mehdi (a.s.) olsun o? Peygamberimiz (s.a.v.)’in peygamber olmasının nedeni yüksek ahlakıdır, çile çekmesidir. Allah onu o yüzden layık görmüştür peygamberliğe, güzel ahlakından dolayı. Gerçi kaderindedir ama vesilesi odur, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s.)’ın da vesilesi odur. O zaman ohoo, bir tekbir getiriyor kaleler yıkılıyor, istediği eve giriyor; hapishanede niye dursun Hz. Mehdi (a.s.)? Hayır, dursa ne olur ayrıca? Her yerde zaten. Bir bedeni de hapishanede zaten durması lazım. Yani zaten Hz. Mehdi (a.s.)’ın görevi o, hapse de girmek durumunda o zaten, tebliğ yapmak için. Gardiyanın odasına da girecek, savcının odasına da girer, revire de girer, her yere girer, bütün koğuşlara girer. Çünkü çağrılan her yere gelmiyor mu Hz. Mehdi (a.s.)? Her hapishaneye girer, her yere girer. İstediğinde de çıkar, gider. Nasıl hapsolmuş oluyor o? Böyle inanç olur mu? Etmeyin, çatmayın, Allah aşkına aklınızı başınıza alın. Çok acayip bir şey olur. Hepinizi çok seviyorum. Şii kardeşlerimi, Caferileri hepsini seviyorum. Hepsinin emrindeyim, hepsinin kölesiyim, hepsinin kapıcısıyım; ama Allah rızası için bu oyuna gelmesinler. Resulullah (s.a.v.)’in hadisleri açık, ortada. “Şehirde doğar” diyor. Normal çocuk gibi büyüyor, gelişiyor. İlkokula gider, ortaokula gider. Çile çeker. Küfrün içinde yetişecektir, acıların içinde yetişecektir. Sonradan Allah onu Mehdiliğe layık görecektir. “Bir gecede Allah onu ıslah eder” diyor. Sonra Mehdilik göreviyle şereflenip, vazifesini ifa edecektir. Nasıl peygamberlerin hayatı böyleydi, nasıl velilerin hayatı böyleydi. En büyük velidir. Onu put haline getirmeye, haşa bir ilah haline getirmeye kalkarsak çok büyük fitne olmuş olur. Sabah kalkacak adam, “Ya Mehdi! Bana yetiş!”, “Ya Mehdi bana…” Allah’a dua edilir, Hz. Mehdi (a.s.)’a dua edilir mi? Hz. Mehdi (a.s.), Allah’ın kulu. Ne yapıyorsunuz? “Her yerde görülür” diyor, “çağırdın mı gelir” diyor. “Dört yüz tane battaniye istedi” diyor, “adam, getirdi” diyor, “Hz. Mehdi (a.s.)”. Mesela “ekmek istedi, getirdi” diyor. Müslümanlar’ı böyle komik hale getirmenin, böyle perişan etmenin alemi var mı? Böyle mantıksız bir çizgiye sokmanın alemi var mı? Yine Hz. Mehdi (a.s.) gelmiş oluyor, aradaki fark ne? Peygamberimiz (s.a.v.)’in kastettiği gerçek Hz. Mehdi (a.s.) gelmiş oluyor. Sadece hayalet Mehdi’yi bırakacaklar, sahte Mehdi’yi bırakacaklar. Gerçek olmayan, Katolikliğe karşı geliştirilmiş, garip inancı bırakacaklar. Bu kadar basit. Resulullah (s.a.v.)’in dedikleri zaten doğru, zaten Hz. Mehdi (a.s.) geldi, zaten var, zaten başka vakit yok. Hz. İsa Mesih (a.s.)’ı da görecekler, Hz. Mehdi (a.s.)’ı da görecekler, İttihad-ı İslam’ı da görecekler. Ama utanç duyarlar. Sahte Mehdi’nin, hayalet Mehdi’nin peşinde giderlerse, olmayan, kafalarında türettikleri Mehdi’nin peşinde giderlerse Resulullah (s.a.v.)’in hadislerine karşı gelmiş olurlar, Resulullah (s.a.v.)’e karşı gelmiş olurlar. Yapmasınlar, etmesinler, Allah’a sığınsınlar. Hayır, yanlışsam söylesinler bana, değil mi? Benim böyle büyüklük, azamet derdim yok. Özellikle Şiileri ben çok severim, Caferileri. Çünkü Hz. Mehdi (a.s.)’ı çok severler. Hz. Mehdi (a.s.)’ı çok sevdikleri için ben de onları çok seviyorum. Hz. Ali (r.a.)’ı çok severler. Ben de dedemi çok sevdikleri için, Allah rızası için onları çok seviyorum. Cafer-i Sadık’ı, 12 İmam’ı, bütün ceddimi sevdikleri için canım gibi seviyorum. Hepsinin kölesiyim, emrindeyim, ama yapmasınlar bunu.
MİSAFİR: Hocam, siz bu konuyla ilgili; aslında makul düşünen bir insanın bunu kabul etmeyeceğiniama birbirlerini kilitleyen bir sistem geliştirilmiş olduğunu söylemiştiniz, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bu o kadar garip bir fitne ki mesela normalde bunu hiçbir Şii bunu söyleyemez. Bunu söylerse mahvederler, birçoğu mahveder, iptal olur. Mesela Başbakan Ahmedinejad çıksa dese ki; “böyle Hz. Mehdi (a.s.) inancı yok, doğrusu budur”. Bitti. “Haydi hemen arkadaşım git” derler. Devlet Başkanı da bunu söyleyemez. Hiçbir molla söyleyemez, hiçbir alim bunu söyleyemez; aforoz olur. Sistem birbirini kilitlemiş. Hepsi anormal olduğunu anlıyor, bir gariplik olduğunu anlıyor, fakat kilitlendiği için kimse çıkamıyor. Şimdi birbirine bağlı, zincir sistemiyle birbirine bağlanmışlar. O ona bağlı, o ona bağlı. Zinciri çektin mi kopmak istediğinde, öbür bütün sistem çalışmaya başlıyor. Ya o zincir kopacak, ayrılacak; ya hepsi birden onun üstüne doğru gelecek o zincirler birbirine bağlı olduğu için. Şeytan burada da kilitlemiş sistemi. Kimse aksini söyleyemiyor. Mesela koskoca insanlar, hiçbiri inanmıyor ama inanıyor gibi görünüyorlar. Dua edelim, Allah kurtarsın. Allah doğrusunu görmeyi nasip etsin, inşaAllah.
Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler