ADNAN OKTAR'IN HATAY TV RÖPORTAJINDAN (7 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR: Evrime en büyük darbe şu fosil olayı oldu. Fosilleri sürekli saklıyordu bu keratalar. Sürekli amma. Bizde bütün saklandıkları yerlerden çıkarttık getirdik masanın üzerine koyduk. Kardeşim dedik bak fosiller bunlar. Hani evrim vardı dedik, gösterin. Bakıyorlar lüfer balığı aynı, yengeç aynı, karides aynı, aynı oğlu aynı, binlerce hayvan hepsi aynı. Hani evrim vardı? Kaç milyon senelik? 100 milyon senelik, 150 milyon senelik, 200 milyon, hatta 300 milyon senelik. E niye yalan söylediniz bunca sene?
SUNUCU: Ya bir nevi bilimle bizi aldattılar.
ADNAN OKTAR: Tabi, tabi. Hani ara fosiller vardı? E kardeşim bak ben seni kısa sürede yoldan zengin edeceğim diyorum on trilyon vereceğim. Bir tane ara fosil getir senin dediğin tarzda diyorum. Yani evrimi ispatlayan onların dediği var ya abuk subuk varlıklar var diyorlar. E bir tane göster. Dawkins var biliyorsun İngiliz darwinist. Adamı çağırdık dedik ki; kardeşim sen buraya gel, tartışalım. Neymiş bakayım elindeki delillerin bizde ortaya koyalım millette anlasın dedik. Verdiği cevap şu; ben yemin ettim, kesin tartışmaya girmem. Sen neyin üzerine yemin ediyorsun? Yani Allah’a inanmıyorum diyorsun, neyin yemini bu? Tartışmaya girmezmiş. Peki tartışmayacaksan bir fikrinde yok. Fosilleri de açıklayamıyorsun. Ara fosilde koyamıyorsun. Proteinlerin tesadüfen meydana gelmesi matematik açısından imkansız sıfır ihtimal, bunu da kabul ediyorsun. E peki neyi anlatıyorsun sen? Beynin içindeki bu görüntüyü de açıklayamıyorsun, pırıl, pırıl aydınlık. Kimin gördüğünü de açıklayamıyorsun. Sesin kimin duyduğunu açıklayamıyorsun. Hiçbir şeyi açıklayamıyorsun. Biz oraya gelelim dedik, İngiltere’ye gelelim. Yani en beğendiğin televizyon stüdyosu hangisi oraya gidelim. Toplayalım milleti tartışalım dedik. Tek yaptığı kaçmak. Yani bir insan kaçıyorsa yenilmiştir. Konuşacak bir şeyde yoktur artık.