Adnan Oktar’ın 26 Ekim 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR:Televizyona çıkmanızın da caiz olmadığını söylüyor. Bunlara kalırsa sokağa çıkmak da caiz değil, sokağa da çıkamazsınız. Gülmek de caiz değil. Yani caiz olmayanları bir saymış olsak, bir tek ölmek caiz. Onun dışında hiçbir şey caiz değil. Çok yanlış çok. O yüzden Müslümanları çok yanlış tanıttınız, Müslümanları mahvettiniz.
Kadın hayatın her yerinde olacak, mecliste olacak, hastanelerde olacak, sokakta olacak, her yerde olacak. Bu aptallığı yapmayın. Bak, size hacdan örnek veriyorum. Hac’da hanımlarla beraber hac yapılıyor, hep birlikte yapılıyor. Nerden çıkarıyorsunuz bu kafayı? Yobazlığın ucu bucağı yok. Yani bir kaptırdın mı yobazlığa gidebildiğin kadar, dipsiz kuyu gibi. Bak olay nereye vardı? Televizyona çıkamaz. Ee meclise girebilir mi? Oraya da giremez. Lokantaya girebilir mi? Oraya da giremez. Okula gidebilir mi? Okula da gidemez. Evde olursa nerde oluyor? Diyor ki “pencere sakın sokağa doğru olmasın”. Sokağı görmemesi gerekiyormuş evin. Bir gözü açık olacak, ondan sonra gülmeyecek, konuşmayacak, hareket etmeyecek, insanlıktan çıkartmaya çalışıyorlar. Yani bu müşriklerin, eski putperestlerin kadın düşmanı azgınların, o devirden kalma psikopat düşünceleri. Kadın her yerde, Kuran’a baktığımızda her yerde olduğunu görüyoruz. Hz Yusuf (as) o kadınla beraber aynı odada, yalnızlar, beraberler. Bütün hayatı birlikte geçiyor kadınla. Hz. Musa (as) peygamberin kızlarıyla görüşüyor, konuşuyor, muhatap oluyor, kadınlar onu beğeniyorlar Hz. Musa (as)’ı. “Güçlü” diyorlar “ve güvenilir bir insan” diyorlar. Hz Süleyman (as) Sebe Melikesini getiriyor, ona şaka yapıyor, “gir” diyor havuza. Kadın bacaklarını açıyor, şaka yaptığı anlaşılıyor. Değil mi? Orada kadının imanına vesile oluyor. Kuran’da çok fazla örneği var, hadislerde çok fazla örneği var, hayatta örneği var, Hac’da örneğini görüyorsunuz. Daha hala dipsiz kuyu gibi yani zifte düşmüş köpek gibi daha hala yobazlığın derinliğine inmeye çalışıyorlar ve Müslümanları mahvettikleri yetmiyor gibi daha da mahvedecekler, daha da perişan edecek bir kafaya girmeye çalışıyorlar. Bir de diğer kanallarda böyle bir sorunlar yok. Diğer kanallarda her türlü müzik programı var. Hanımlar da çıkıyor, efendim sunucular da dekolte bir çoğu, hepsinde var. Ben bütün kanallarda gördüm. Reklamlara çıkarıyorlar hanımları inşaAllah. Onunla ilgili bir video film var bir göstersene sen. Yani ben oradaki kardeşlerimi tenzih ederim. Yani suçluyor değilim fakat her yerde program seyredilirken bu kadar rahatsız olmayıp da burada bu kadar olmasını, ben hasetlikten başka açıklamasını bulamıyorum. “Niye başı açık” Ne olur? Sokağa da çıkamazsınız. Yani okula niye gidiyorsunuz? Otobüse biniyorsunuz, tramvaya biniyorsunuz bütün hanımların başları açık, okullara gidiyorsunuz bütün hanımların, öğretmenlerin başları açık, Türkiye’nin yüzde yetmişinin başı açık. Yani bu nasıl bir mantıktır? Ben anlayamadım. Her yerde hanımlar var. Önü sonu yok işte. Bize akıl verenler genellikle hep bu kanalları seyrediyorlar, bize nasihat edenler. Nasıl hanımlar çıkarmış televizyona? Çıkamazmış. Bütün kanallarda var hanımlar, her yerde görüyorsunuz, sokaklarda var, evlerde var. Bakkala, çarşıya gidiyorsunuz. Her yerde var hanımlar. Bu ne vahşiliktir? Yani ellerinden gelse torbaya koyup, üstlerinden düğümleyip kapatacaklar. Tam yobaz kafası, bırakın bunları böyle, çok yanlış bu. Kıskançlıktan başka bir şey değil bu. Çünkü benim kız arkadaşlarım çok çok güzel, çok sevgi dolular, çok klaslar, bakışları müthiş sevgi dolu, tutkuyla bakıyorlar. Bu heriflere helalleri falan da böyle nefretle, pisliğe bakar gibi böyle, lağıma bakar gibi bakıyorlar. Haset ediyorlar. İlk defa sevgiyle, tutkuyla bakan gördükleri için çok ağırlarına gidiyor. Hayatta bunlar hiçbir şekilde sevgiyle karşılaşmış adamlar değiller. Böyle güzel, kaliteli kadınlar, zaten onların karşısına böyle güzel, kaliteli bir kadın çıkmaz. Çünkü pislik herif, kadın layık görmez ki kendisine. Zaten tiksinir. Yani niye süslensin ona? Niye bakım yapsın? Niye iyi davransın öyle pislik herife, yani aşağılık herife. Leş gibi herifler, lağım gibi herifler. Tiksindikleri için, hiçbir şekilde layık görmedikleri için en pis halleri ile gidiyorlar karşılarına. Paralarına tamahen, o pisliklere tahammül ediyorlar. Burada tabii müthiş bir tutku, müthiş bir sevgi, müthiş bir sevecenlik. Kendileri ayrı kokar, karıları ayrı kokar. Bayağı pisler. Estetikten yoksun, evleri berbat. Kendileri berbat. O cehenneme alıştıkları için, cennet gibi bir hayatı gördüklerinde şaşırıyorlar. Çünkü kadın hakikaten tiksiniyor; herifin ağzı ayrı kokar, vücudu ayrı kokar, orası ayrı kokar, burası ayrı kokar. Kadın da aynı şekilde, o da aynı pislikle karşısına çıkıyor. Alışmışlar, insan gördü mü şaşırıyorlar. Bıraksınlar bunu inşaAllah. Çünkü adamların hakikaten hayatı kaymış, evde böyle kös kös karşısında bakıyor, o ona bakıyor, o ondan tiksiniyor, o ondan tiksiniyor. O ona laf sokuyor, o ona küfrediyor. O ona hakaret ediyor. Sürekli terslemeler, sürekli bağırtı çağırtı. Cehennem gibi hayat. Bakıyorlar burada sevgi var, muhabbet var, dostluk, kardeşlik var. Adam onca sene emek vermiş, okul bitirmiş, para kazanmış, bilmem ne yapmış, ev almış, bankaya para yığmış, ama mutlu olamamış. Ama sevgiyi bulamamış. Onu tutkuyla seven hiç çıkmamış. Bir de bakıyor burada herkes sevgiyle, tutkuyla seviyor beni, ilk defa böyle aşkla, muhabbetle sevenleri görünce ciğerleri yanıyor. Bütün ömrüm boyunca uğraştım şu sevginin milyonda birini göremedim diyor. Şu saygının milyonda birini göremedim. Artık böyle kavrulmuş sinek gibi hopluyor. Olmaz. Aslında bunların kokoş karıları var. Hakikaten saçını başını yaptırıyor ama pislik, böyle cehennemden kaçmış mikrop gibi. Çok itici. Böyle ölmüş kartal gibi kadınlar. Herifler de ölmüş sığır gibi. Birbirinden nefret ediyorlar. Yoksa takıyor, takıştırıyor. Her şeyi yapıyorlar. Yapmadığı yok. Onlar da kendilerince bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Ama olmuyor, o pislikten o lanetten kurtulamıyorlar. Çünkü kalpleri simsiyah, katran gibi. Allah yüzlerine vuruyor. Ruhlarına vuruyor, Allah perişan ediyor, ızdırap çektiriyor Allah. Hem Allah’tan uzak olacaklar, hem de Allah onlara mutluluk verecek, vermiyor Allah işte. Çırpınıyor. O kart kokoşlar akşama kadar manikür yaptırıyor, pedikür yaptırıyor,uğraşıyor, törpülettiriyor, kestiriyor, biçtiriyor. Olmuyor. Daha da cehennem mahlukuna dönüyor. Erkekler de öyle, uğraşıyorlar, olmadık şeyler yapıyorlar. Yok olmuyor. Allah ruhunu iğdiş etmiş. Hiçbir şey olmuyor. Olmaz. Yani ruhunda en ufak bir kıpırtı oluşmuyor. Allah içini yakıyor. Tutku imandan kaynaklanır. Allah’a derin sevgiden kaynaklanır. Allah’ı derin sevdi mi kul, Allah kuluna nimet verir, güzellikler verir. Ama tabi amacı bu değildir müminin. Ama ona hediye olarak, güzellik olarak verir. “Dünyada güzel bir hayatla yaşatacağım” diyor Allah. “Ahirette de en güzelini vereceğim diyor Cenab-ı Allah”. En iyisini inşaAllah. Cennetini verecek inşaAllah müminlere.
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler