Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Var mı anlatmak istediğin?
DİLEM HANIM: Kim Kardashian ile ilgili var. Kim Kardashian’ın evlenmesi üzerine açıklama yaparken; sevgi, tutku, derinlik, akıl, fikir olmadığı sürece karşıdaki kişiden insana daral geleceğini; sevgisiz, dengesiz, küt, akılsız insanlarla birlikte olmanın kişinin ruhunu karartacağını, sinirlerini bozacağını söylemiştiniz. Bu nedenle Kim Kardashian’a sevgiyi bilmeyen insanlarla birlikte olmak yerine Kuran ruhunu yaşamasını; sevgiyi, tutkuyu candanlığı en iyi bilen, en akıllı insanlarla birlikte olması gerektiğini hatırlatmıştınız. Nitekim bugün haberlerde Kim Kardashian’ın on milyon dolar harcama yaparak büyük bir düğünle evlendiği ve sadece yetmiş iki gün evli kaldığı basketbol oyuncusundan boşanma kararı aldığı yayınlandı Hocam.
ADNAN OKTAR: Hakikaten çok zeki kız; bayağı hoş, çok kaliteli bir kız. Etrafındaki insanlar hakikaten insaniyetsizler, çocuğu çok eziyorlar. Ben onu hissediyorum, biraz izliyorum ben onu. Aradığı sevecen, candan ortamı hiç bulamıyor. Adamların kafası bir karış havada. Onu böyle bir meta gibi görüyorlar, kullanılacak bir eşya gibi görüyorlar. Halbuki o, benim gördüğüm samimi sevgiyi, şefkati arıyor; derinliği, tutkuyu arıyor. Çok zeki bakışları falan, hissediliyor o. Ama karşısında, adamlık dini içerisinde samimiyetsiz, yapmacık insanlar var. Hakikaten adamın yüzündeki ifade garip. Çevresindekiler de öyle; kimi uyuşturucu müptelası, kimi mafya mensubu, kimi sapık, böyle garip insanlar. Çok ürkütücü bir ortam ve çok yapmacık insanlar. O Anadolu kızlarına benziyor biraz, Anadolu ahlakı almış. Zaten Ermeni asıllı biliyorsunuz. Anadolu terbiyesiyle yetişmiş. Kardashian zaten ‘kardaş’ kelimesinden geliyor anladığım kadarıyla. Bir Anadolu kökenleri var gibi görünüyor. Mazlum bir insan, bayağı etkileyici, hakikaten kadın olarak hoş bir kadın, yani nadir güzellikteki kadınlardan bir tanesi ama o çevre onu anlamaz. Ne derinliğini, ne tutkusunu, ne güzelliğini, ne heyecanını, ne içindeki hoş insanı, güzellikleri kavrayacak konumda değiller. Yani onlar işin süksesindeler. Adıyla hava yapsınlar, etrafta sükse yapsınlar, imkanlarını kullansınlar. Muhtemelen o çocuğun şimdi parasını da alır o herif, boşanmak için tazminat falan da isteyecektir. Genellikle o ezilmeye karşı, baskıya karşı kendini korumaya çalışan bir çırpınış içerisinde gördüğüm kadarıyla. Keşke Türkiye’ye gelse de konuşsak o sevimliyle, o tatlı köfteyle. İyi insanların da olduğunu, onu seven insanların da olduğunu, onu insan olarak çok güzel değerlendirecek insanların da olduğunu kendi gözleriyle görse içi rahatlar, kalbi ferahlar. Çocuğun içindeki sıkıntıdan cildi bozuldu artık; cildinde yaralar çıktı, hastalık oluştu. Direkt strese bağlıdır o. Bütün bacaklarını falan kaplamış, geçen gün gazetede haber vardı. Baktım tıbben sebebi o, müthiş gerilim ortamı var. Güler yüzlü falan, sezdirmiyor ama çok zordur o etrafındaki insanlara dayanmak, onlara tahammül etmek çok güç. Ne olduğu belirsiz, ne düşündüğünü bilmediğin insanlarla arkadaş olmak, görüşmek çok güçtür. Yüzünde normal insan ifadesi var ama psikopat. Gayet makul görünürken deli gibi saldırganlaşabiliyor adam birdenbire, vahşi.
DİLEM HANIM: Hocam, Kim Kardashian Ermenistan-Türkiye dostluğunu savunuyormuş.
ADNAN OKTAR: Bak canıma bak, dünya tatlısı, maşaAllah. Allah ömrünü uzun etsin, ona hidayet versin, güzellik versin, sağlık-sıhhat versin, inşaAllah.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler