Adnan Oktar’ın 5 Kasım 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Didem Hocam buyurun.
DİDEM HANIM: İnşaAllah Hocam. Hocam yıllardır evrimciler, evrimi hiçbir zaman bilimsel olarak ispatlayamayacaklarını bildikleri için, sürekli çeşitli sahtekarlıklara baş vururlar. Mesela, bir tane diş bulurlar, bu dişi hemen alırlar, “bu insanla maymun karışımı bir şey” derler. Şu kadar yaşında derler, ailesini çizerler. Sonra yıllar sonra ortaya çıkarki, meğer bu bir domuz dişiymiş. Ya da giderler normal bir insanı alırlar bir Afrikalıyı, kafese koyarlar, “bu ara geçiş formu” derler. Bu tarz sürekli yöntemlere başvururlar, sahtekarlıklara. Bunların içinde de en bilenenlerinden bir tanesi, Piltdown Adamı sahtekarlığı. Piltdown Adamı, 1912 yılında Charles Dawson adında bir amatör bir paleontolog, Piltdown yakınlarında bir çene kemiği ve bir kafatası buldu. Üstünde dişleri olan bir çene kemiği. Beş bin yıllık bir, “ara geçiş formu” dediler buna, “bunun için insanla maymun karışımında bir canlı bu, işte bizim atamız” dediler. Muazzam bir ilgi gördü. Yıllarca üzerinde tezler hazırlandı, çizimler yapıldı,bayağı bir reklamını yaptılar, fakat halbukiPiltdown Adamı, yüzyılın en büyük sahtekarlıklarından biriydi. Şöyle ortaya çıktı; 1949 yılında British Museum’da, bir bilim adamı flortesti yapmaya karar verdi bazı fosillere. Önce Piltdown Adamını seçti.
ADNAN OKTAR: Allah, sahtekarlıkları ne güzel ortaya çıkarıyor, değil mi? Bu Allah’ın bir gücünün yansıması, evet.
DİDEM HANIM: Bu flortestinin sonucunda çene kemiğinde hiç bulunmadı flor. Yani çene kemiğinin çok çok yeni olduğu anlaşıldı. Kafatasında da çok az bulundu. Sonuçta yine yapılan araştırmalarda kafatası, insan kafatası beş yüz yıllık bir insana ait olduğu, çene kemiğinin de daha yeni ölmüş bir orangutana ait olduğu ortaya çıktı. Üzerindeki dişler teker teker törpülenmiş, insana biraz daha benzesin diye, tamamen el yapımı, tamamen çok büyük bir sahtekarlık olduğu ortaya çıktı. Zaten British Museum’da kırk yıldır sergileniyordu, apar topar hemen kaldırdılar British Museum’dan. Kendilerinin de zaten ifadeleri var; “Biz nasıl böyle bir şey yaptık, nasıl böyle bir şeye inandık” diye.
ADNAN OKTAR: Allah nasıl ayaklarına dolandırıyor? Ne zaman oyun yapsalar, mutlaka Allah rezil kepaze ediyor. Her seferinde küçük düşüyorlar. Onlar yalancılık yapmaya, sahtekarlık yapmaya bıkmıyor, biz de onların yalanlarını ortaya çıkartmaktan asla bıkmayız, büyük bir zevkle ortaya çıkarıyoruz, elhamdülillah.
DİDEM HANIM: Hocam zaten bunlar eski yani, şu an artık yeni zamanda böyle birşey yapamıyorlar, sizin vesilenizle.
ADNAN OKTAR: EvelAllah, evelAllah.
DİDEM HANIM: Son birkaç denemeleri oldu, onda da özür dilediler. “Çok pardon” dediler.
ADNAN OKTAR: Her seferinde havada yakaladık. MaşaAllah.
Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler