10. DELİL: Hayal mahsulü şantaj iddialarının hiçbir delili ya da dayanağı yoktur. Bu tür iddiaların sözde kanıtı olarak basın mensuplarına teşhir edilen ve “şantaj kaseti” olarak gösterilmeye çalışılan CD’lerin, SIRADAN BELGESEL FİLMLER olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca basında kendilerine şantaj yapıldığı iddia edilen isimler, hem şantaj iddialarını hem de görüntülerinin çekildiği iddialarını her aşamada reddetmişlerdir.
11. DELİL: İddianamede sözde suç delili olarak zikredilen ve yasadışı bir eşya havası vermek için tutanaklarda “disket silici” olarak isimlendirilen elektronik eşyanın, her bilgisayarda kullanılan ve bilgisayara disket takmaya yarayan SIRADAN DİSKET SÜRÜCÜSÜ olduğu İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görevlendirilen, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Foto Film Şubede görevli bilirkişiler Ruşen Öztoprak ve Mustafa Çamlıbel’in 09.10.2006 tarihinde 06/26 E. sayılı dosyada yaptıkları tespitle ortaya çıkmıştır.
12. DELİL: İddianameye dayanak yapılan sahte emniyet ifadelerinin ve emniyet tutanaklarının yasadışı olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu sahte tutanakları düzenleyen emniyet görevlileri İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 10.12.2004 tarih ve 2004/73 Karar sayılı kararlarıyla İŞKENCE SUÇUNDAN MESLEKTEN İHRAÇ EDİLMİŞLER, bazıları işkence, irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlarından hüküm giyerek cezaevine girmiştir. (İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 03/60 E. – 03/446 K. Sayılı kararı, Fatih 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05/2121 E. – 06/278 K. Sayılı kararı) Bu görevliler hakkında işkence ve fena muamele suçlarından çok sayıda dava da devam etmektedir (İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi 05/273 E. Sayılı, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi 06/80 E. Sayılı, Fatih 1. Asliye Ceza Mahkemesi 04/1295 E. Sayılı, Fatih 1. Asliye Ceza Mahkemesi 05/73 E. Sayılı, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi 05/122 E. Sayılı, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi 05/249 E. sayılı, Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesi 05/526 E. Sayılı, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi 04/393 E. Sayılı davalar) Ayrıca söz konusu emniyet ifadelerinin geçersiz olduğu, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da kabul edilmiştir. Mahkeme 2007/339 E. Sayılı davanın 29.02.2008 tarihli duruşmasında “yasak usullerle alınan ifadelerin delil olarak değerlendirilemeyeceği CMK'nun 148. Maddeden anlaşıldığından” diyerek söz konusu emniyet ifadelerinin hükme esas alınamayacağını açıkça ifade etmiştir.
13. DELİL: İddianamede “Maddi Sömürü Düzeni” başlığı altında ortaya atılan iddiaların da tamamen asılsız ve hayal mahsulü olduğu ortaya çıkmıştır. Haksız çıkar iddialarının sözde delili gibi gösterilmeye çalışılan bir takım gayrı menkul satışlarının ya hiç gerçekleşmediği, ya da bunları satanların gelirlerini kendilerinin kullandığı bizzat ilgilisi durumundaki tanıkların beyanlarıyla tespit edilmiştir.
14. DELİL: Maliye Bakanlığı’nın denetim birimi olan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) bu davada yargılanan BAV mensuplarının tümünün mal varlıklarını, şirketlerini, gelirlerini incelemiş, hiçbir suç unsuruna rastlamamış, bu gerçeği belgelendiren 28.06.2000 tarih ve B.07.0.MSK.0.02-MVA-19 sayılı, 27.07.2000 tarih ve GKR-2000-22-173/Müt-2 sayılı, 16.07.2001 tarih ve GKR-2001-22-173/Müt-1 sayılı 3 AYRI RAPORU dosyaya sunmuştur. Nitekim İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, gözaltına alınan kişilerden zaptedilen tüm eşyaları, paraları, araçları, gayrı menkulleri sahiplerine iade etmiştir.
15. DELİL: BAV Davası iddianamesinde yer alan suçlamalar çeşitli savcılıklarda defalarca takipsizlik almıştır. Savcılıklar tarafından söz konusu iddialar incelenerek verilmiş olan bu TAKİPSİZLİK KARARLARI, Ağır Ceza Mahkemelerince verilen onama kararlarıyla KESİNLEŞMİŞTİR.
16. DELİL: Bu davada yargılanan kişilerin, güya Fulya Vanioğlu isimli bir kişiye kitap tercümesi yaptırdıkları ve ücret ödemedikleri iddia edilmiştir. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 04/337 E. Sayılı davada 24.09.2004 tarihinde tanık olarak dinlenen Fulya Vanioğlu, KİMSENİN KENDİSİNİN EMEĞİNİ SÖMÜRMEDİĞİNİ, iddianın tamamen asılsız olduğunu açıkça anlatmıştır.
17. DELİL: Dava dosyasına “sanıkların telefon görüşmeleri” diye aktarılan tutanakların hiçbirinin davada yargılanan kişilere ait olmadığı, sanıklarla uzaktan yakından alakası bulunmayan, kim olduğu belli olmayan kişilerin oluşturduğu suni konuşmalar olduğu ve hepsinden öte bu tutanakların yasadışı nitelik taşıdığı ortaya çıkmıştır. Nitekim mahkeme dosyalarında BU TARZ BİR BANT KAYDI YOKTUR.
18. DELİL: Sayın Adnan Oktar’ın Harun Yahya müstear adıyla kaleme aldığı eserleriyle ilgili İTHAMLARIN BİLİMDIŞI VE GERÇEKDIŞI OLDUĞU, İlahiyat Fakülteleri’nin (Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar, Prof. Dr. M. Hayri Kırbaşoğlu, Prof. Dr. Mevlüt Güngör, Prof. Dr. Saim Yeprem, Prof. Dr. Salih Akdemir, Doç. Dr. Ömer Özsoy, Doç., Doç. Dr. İlhami Güler, Dr. Mehmet Paçacı başta olmak üzere) öğretim görevlileri tarafından bu eserler hakkında düzenlenen bilirkişi raporlarıyla belgelenmiştir.
19. DELİL: Davada yargılanan kişilerin Babuna Kampanyası kanalıyla haksız gelir temin ettikleri şeklindeki iddianın gerçekdışı olduğu, BAV Camiası’nın bu kampanyayla ilgisinin bulunmadığı ve söz konusu kampanyada herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı 5 AYRI YARGI KARARIYLA (İstanbul C. Savcılığı’nın 99/60752 Hz – 00/3849 K sayı ve 07.04.2000 tarihli, İstanbul C. Savcılığı’nın 00/66717 Hz – 01/3331 K sayı ve 15.03.2001 tarihli, Fatih C. Savcılığının 99/15799 Hz – 00/1718 K sayı ve 02.03.2000 tarihli takipsizlik kararları ve yine bu kararları onayan Ağır Ceza Mahkemesi Müteferrik kararları) kesinlik kazanmıştır.
20. DELİL: Davada yargılanan kişilere ait şirketlerin tüm defterleri, kazançları, gelirleri, hesapları en ince ayrıntısına kadar incelenmiştir. Bu incelemelerin tümü usulsüz kazanç iddialarını çürüten resmi raporlara dönüşmüştür.
Bu kanıtların da belgelediği gibi, gerçekte ortada en küçük bir suç unsuru bulunmamaktadır. Nitekim İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1 Nisan 2008 tarihinde yapılan son celsesinde esas hakkında mütalaa veren Savcılık makamı tüm sanıklar için beraat kararı verilmesi talep etmiştir. Bu mütalaanın tam metni aşağıda verilmiştir.
Bilim Araştırma Vakfı Davası’nda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 1 Nisan 2008 tarihli esas hakkındaki beraat mütalaası
“Sanıklar hakkında suç işlemek için örgüt kurmak, bu örgütü yönetmek ve örgüt adına faaliyette bulunmak suçlarından kamu davası açılmıştır.
Sanıklar hakkında açılan ana davadan tefrik edilen davadan 5 sanık hakkında İddia Makamı olarak 4616 sayılı kanun gereği davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi talep edilmiş olup, mahkemece bu 5 sanığın şantaj ve çete yöneticisi üyesi olmak suçlarından bu sanıkların beraatlerine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bu durumda sanıklardan Adnan Oktar'ın suç işlemek için örgüt kurmak ve diğer sanıkların örgütün yöneticisi olmak ve örgüt adına faaliyette bulunmak suçlarını işledikleri sabit olmadığından CMK’nun 223/2e maddesi gereğince bütün sanıkların müsnet suçlardan AYRI AYRI BERAATLERİNE karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.”
H.Hilmi Müftüoğlu
Bilim Araştırma Vakfı Davası hakkındaki bilgi, belge ve adli dökümanları www.bav-savunma.org sitesinde bulabilirsiniz. Ebru Şimşek'in iddialarının iftira mahiyetinde olduğunu ortaya koyan adli belgelerin tümünü www.ebrusimsekolayininperdearkasi.comadresinde bulabilirsiniz.