Sayın Adnan Oktar'ın 19 Eylül 2013 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

A9 TV, 19 Eylül 2013

 

Nostradamus’un Kehanetlerinde Mehdi (as)

Nostradamus, “Tutsak Prens, İtalya’yı fethedecek.” diyor. Yani tutuklanan, daha önce hapse giren. Onu prens olarak alıyor. İtalya’yı fethedecek. Peygamberimiz (sav) öyle söylüyor. “Denizi geçip” Deniz yoluyla geleceğini söylüyor. “Ceneviz’den Marsilya’ya kadar her yeri alacak” diyor. “Yabancıların hakkından gelerek, büyük çabayla hiçbir mermi kullanmadan” Kan akıtmadan alacak, diyor. MaşaAllah, maşaAllah. Resulullah (sav)’in hadislerine aynen uygun. “Hiçbir mermi kullanmayacak.” diyor. “Yabancıların hakkında gelecek.” diyor. Yani eğiterek, anlatarak, konuşarak. “Büyük çaba harcayacak.” diyor. “Denizi geçecek.” diyor. “Deniz yoluyla gelecek.” diyor. “Ceneviz’den Marsilya’ya kadar etkili olacak.” “İtalya’yı fethecek ama daha önce tutuklanacak.” diyor. Çok net. Anlaşılmayacak gibi değil. MaşaAllah. Aynen hadislere uygun.

 

(Budistlerin ruhani lideri Dalay Lama, Myanmar'da Müslümanlara yönelik şiddetin kendisini çok üzdüğünü belirterek Budist rahiplerden katliamı durdurmalarını istedi.)

Kibar bir insan. Ama şu ana kadar niye sustu tabii o garip. Şu ana kadar susması, pek açıklanabilir bir şey değil. Çünkü bu aylardan beri devam ediyor. Yeni olan bir şey değil.

 

Tevrat’tan Açıklamalar

Amos 6:11 Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek. Bakın, Amos 11. 11 Eylül’ü net açıklayan bir ifade. Toz ve küle dönüştü hakikaten. İki yer vardı, ikisi birden çöktü. Yani yanındaki büyük evler bir çöktü, sonra küçük evler de battı onunla beraber. Onlar da yandı kül oldular.

Tevrat’ta böyle çok harika izahlar var. Öylesine bir kere baktım, bakar bakmaz bunu gördüm. Çok fazla. Mısır’ı anlatıyor, Mısır’daki olayları anlatıyor. Suriye’deki olayları anlatıyor, Suriye’nin bu hale geleceğini anlatıyor Tevrat. Çok uzun detaylı anlatıyor. Çok acayip.

 

(Suriye'ye müdahale konusunda devreye giren Rusya Devlet Başkanı Putin, Esad'ın elindeki tüm kimyasal silahları teslim etmeyebileceğini ifade etti.)

Putin dürüst davranıyor. Hayret. İstese ondan yana tarafgir davranabilir ama bak dürüst ve samimi söylüyor. Çok akılcı, güzel konuşmuş. Tabii ki teslim etmez. Yani hepsini niye teslim etsin? Etmez. Etse bile sürekli imal ediyor zaten, imalathaneler çalışıyor. Dolayısıyla ondan pek bir şey çıkmaz.

 

(“Tebliğde mason için mason olmak, ateist için ateist olmak olmaz.” izleyici mailine cevap)

Yalnız buradaki mantık örgüsü yanlış; “Ateist için ateist olmak.” Ateist için samimi davranırsın, gelenekçi bir tavırda olmazsın. Yani, onun anlayacağı tarzda konuşursun; rahat, candan, samimi, arkadaşça bir üslup.

Masonla konuşurken, mason locasına girmen lazım. Mason locasına girsen bile, eğer düşük dereceli bir masonsan seni dinlemezler. Üstad-ı Azam derecesindeysen, en yüksek derecede masonsan seni dinlerler. O zaman mason konvanlarına, büyük masonik toplantılara katılabilirsin. Ve Üstad-ı Azam olarak, en büyük üstad olarak orada konuşma yaparsın ve sözün dinlenir. Burada yanlış olan bir şey yok. Yani ateistlerin belirli bir binası, bir yeri yok ki gidip orada anlatalım. Bir şartları da yok. Ama masonlukta bu şart var. Mesela kadınlar da giremez mason locasına, çocuklar giremez. Ancak mason olanlar girebilir ve konuşmayı yapanlar da yüksek dereceli masonlardır veyahut Üstad-ı Azam derecesinde, en yüksek dereceli masondur. Onun sözleri dinlenir, itibar edilir, öncelik verilir. O yüzden benim için bu, güzel bir imkan. Dünyanın en büyük mason localarına rahatça girmem mümkün şu an ve oralarda sohbet yapmam, İslam’ı, Kuran’ı anlatmam mümkün. Daha önce bu mümkün değildi.

Mason locasına, tabii ki Büyük Üstad olarak, Üstad-ı Azam olarak girmem mümkünse bu imkanı en iyi şekilde kullanırım. Çünkü şu an dünyayı yönetenler masonlar. Hiç ummadığın, hiç tahmin etmediğin kişiler mason. Yani, peşinden gittiği bazı kişiler mason. Bunun farkında değil. Çünkü o kişiler de aynı amaçla onu yapıyorlar. Yani başka bir zarar olsun, yanlışlık olsun diye yapmıyorlar; iyi niyetle yapıyorlar. Ama benim masonluğa etkim çok büyük. Çünkü dünya çapında masonluğu ilk eleştiren kişi benim. Masonluğun iç yüzünü dünyaya en önemli belgelerle tanıtan benim. Resimli, belgesel, ispatlı olarak anlatan benim. İslam aleminde özellikle, Ortadoğu ve Balkanlar’da benden başka yazar yok.

Herhangi bir yemin töreni uygulanmadı, öyle bir yemin de etmem ben zaten. Burada ne gördün ritüel, o kadar. Başka ritüel yok. “Hoşgeldin, sefa geldin.” Eğer bu ritüelse bu güzel bir ritüel. Onun dışında benim yemin etmem, başka türlü bir tavır koymam mevzubahis değil.

Masonluk, Mehdiyet’in emrinde olan bir teşekküldür. Siyonizmin değil, Mehdiyet’in emrindedir. En başından beri öyledir. Şiloh’a yardım etmek için, Moşiyah’a yardım etmek için kurulmuştur, Hz. Süleyman (as)  devrinde. 4000 yıl sonra, 5000 yıl sonra şu an Mehdi (as)’ın emrine giriyorlar. Ve İsa Mesih (as)’a yardım etmekle görevlidirler, Mehdi (as)’a yardım etmekle görevlidirler. Asıl vazifeleri budur.

 

Tapınak Şövalyeleri’nin Görevi, Kutsal Emanetleri Mehdi (as)’a Teslim Etmektir

Tapınak Şövalyeleri de Kutsal Emanetlerin bulunmasında Mehdi (as)’a yardımcı olacaklardır. Görevleri bu zaten. Kutsal Emanetleri Mehdi (as)’a teslim etmektir, Tapınak Şövalyelerinin görevi budur, kuruluş amacı da budur. Binlerce yıldan beri bu amaçla görev yaparlar. Karmaşık bir yapı yok. İçinde dinsiz de var, imansız da var, Hristiyan da var, Müslüman da var, Musevi de var, her çeşit insan var. Mühim olan, Allah bu insanları İslam için, Kuran için görevlendirmiş ve görevlendirecek. İsteseler de istemeseler de hizmet ederler.

Hızır (as)’ın da mekanıdır Mason locaları. Kol gezer oralarda Hızır (as), inşaAllah. Haberleri olmaz, üstadlık yapar onlara.

Durduk yere İslam hakim olmuyor; araçlar vardır, amaçlar vardır. Araçları Allah kullanır. Masonluk bir araçtır.

 

Sanhedrin Meclisi Sayın Adnan Oktar’ı Beni Nuh İlan Etti

Musevilerin Sanhedrin Meclisi, beni Beni Nuh ilan etti. Ta bir buçuk yıllık bir konu. Burada tören yaptılar ve beni Beni Nuh ilan ettiler. Yani Nuh (as)’a da uyan, Nuh (as)’a da tabi olan insan.

Kuran’a tam tabi olmak, Beni Nuh olmak için yeterli oluyor. Kuran’daki helallere, haramlara tam uyan insan, aynı zamanda Beni Nuh olmuş oluyor. Ama onlarca tasdik edilmesi gerekiyor. Beni burada, Beni Nuh olarak ilan ettiler ve dediler ki: “Bütün dünyadaki Museviler, hepsi senin emrinde şu an.” dediler. Sanhedrin Mahkemesi Başkanı söyledi. “Bu, senin için özel bir durum.” dedi. “Sana mahsus, özel.”

 

Hadislerde Hz. Mehdi (as)

“Mehdi (as) zuhur ettiğinde kendini onun takipçisi sananlar... Mehdi (as)’ı savunanlar daha sonradan bundan dönecek” diyor Peygamberimiz (sav). Çok manidar. Şu an ne Mehdi (as)’dan bahsediliyor, ne ahir zamandan, ne deccaldan bahsediyorlar. “Dinin dışında olan kişiler Mehdi’ye inanacaklar” diyor. Yani materyalistler, Darwinistler. MaşaAllah.

“Kaim (Mehdi) mücadelesinde Peygamber (sav) karşılaştığı güçlüklerin çok daha fazlasıyla karşılaşacak. Peygamber (sav) insanlara taşa ve tahtaya taparlarken geldi. Oysa Kaim (Mehdi’ye) karşı çıkanlar insanlar, ona (Mehdi’ye), Allah’ın Kitabı’nı kullanarak karşı çıkacaklar. Ve ona (Mehdi’ye) Allah’ın Kitabı yoluyla savaş açacaklar. Yani Kuran’a uyduklarını iddia ederek, hurafelerle. Mesela başörtüsü olmadığı halde Kuran’da, ‘’Başörtüsü var’’ diyecek. Mesela Nur Suresi’nde yok ama ‘’Nur Suresi’nde var’’ diyecek. Mehdi (as) işte burada onun doğrusunu anlatacak. Kuran’la karşı gelecekler ama Kuran’ı çarpıtarak karşı gelecekler.

“İmam Mehdi ezana çağırıldığında Allah’a İbranice ismi ile de ibadet edecek.” İnşaAllah. Bihar’ul Envar’da geçiyor.

Hz. Ali (ra)’ın torunlarından El Kaim, El Mehdi dünyayı başka bir dünyaya dönüştürecektir. Yani mevcut dünya bambaşka olacak. Savaşlar yok, kavga yok, kabalıklar yok, acımasızlıklar yok. Şahane bir mimari, şahane bir güzellik. “Mehdi (as)’ın ekmediği, yeşillendirmediği hiçbir alan kalmayacak” diyor. Bütün dünyayı yemyeşil yapacak diyor hadiste.

“Şekil, karakter ve asalet açısından İsa Mesih’e en çok benzeyen El-Kaim (El-Mehdi) dir.” Peygamberimiz (sav) diyor. Bayağı benzeyecek İsa Mesih’e. Yani yüz görünümü, kişiliği ve karakteri çok benzeyecek.

“Allah Mehdi’ye tüm peygamberlere verdiklerini verecek.” Bütün peygamberlerin bir özeti oluyor Mehdi (as). Onun için Cenab-ı Allah tüm peygamberlere verdiklerini ona veriyor, Mehdi (as)’a. Benzer şekilde veriyor. “Bunun da ötesinde Mehdi (as)’ı hepsine tercih edecektir.” diyor buradaki hadiste. Yani birçok peygamberden üstün olacaktır anlamında, Mehdi (as). Ehl-i Sünnet kaynaklarında da geçer o.

“Hz. Yusuf (as)’ın ortadan kaybolması gibi ortadan kaybolacaktır.” diyor. Tutuklanma, hapis gibi. “Meryem oğlu İsa’nın zuhuru gibi de zuhur edecektir” diyor.

“İnsanlar belirlenilen yeni bir yöntemle, yeni prensiplerle yeni kurallarla hükmetmesi için ona (Mehdi’ye) bağlanacaklar.” diyor. Bütün dünya değişiyor; üslup, karakter, kişilik, ruh hali, kurallar, ahlak anlayışı, din anlayışı tamamen değişiyor.

“Mehdi (as)’ın ordularından (talebelerinden) hiçbiri ölene kadar bozguna uğratılamaz.” Yenilemiyor diyor. Ölene kadar mümkün değil diyor Peygamberimiz (sav).

“Kaim Mehdi (as) çıktığında yeni bir yöntem yeni prensiplerle çıkacak” diyor Peygamberimiz (sav). “Yeni bir sünnet ve yeni düşüncelerle hükmedecektir.” Çok modern, çok sevecen bambaşka bir dünya oluyor. Demokrasinin olduğu, sevecenliğin olduğu, dostluğun olduğu, kardeşliğin olduğu, savaşların olmadığı yepyeni bir dünya.

“Şeref ve fazilet açısından onun gibi bir evlat yok.” yok diyor Mehdi (as) için. MaşaAllah.

“İnsanlara ve cinlere galip gelecek.” diyor.

“Hiçbir yeri ekilmedik bırakmayacak.” Her yer yemyeşil olacak diyor Peygamberimiz (sav).

“Onun zamanına ulaşanlara katılın” diyor. Onun zamanına ulaşanlar Mehdi (as)’a katılsın diyor. “Ve ona katılıp onun günlerini görenlere ne mutlu” diyor. MaşaAllah.

“Mehdi (as) ve talebeleri, Nuh Peygamberin oturduğu yere yerleşir.” diyor. Neresi? Türkiye. Yani ülkeyi söylüyor Peygamberimiz (sav).

 

(Şam’ın merkezinde bir yolcu otobüsünün yanında bombalı saldırı meydana geldi. 19 kişi hayatını kaybetti 4 kişi yaralandı.)

Peygamberimiz (sav) diyor, ‘’Bitti derken başlar, başladı derken biter’’ diyor. “Sürekli devam eder” diyor. “Evlatlarımdan Muhammed Mehdi zuhur edene kadar mazlumlar sürekli ölür, her yer kanla dolar” diyor. Ahir zamanda kastedilen bu. Evanjeliklerin atların göbeğine kadar dediği bu. Her yerden kan haberi geliyor.

 

(Habervaktim sitesi, son olarak Kadıköy barlar sokağındaki kalp krizi ölüm olayını polis şiddeti olara göstermek için sistematik yalana başvuran çevrelerin Marksist, Leninist bir provokasyon yaptıklarını yazdı.)

Evet, ama bu metodla netice alınmaz. Marksizm’e karşı anti-Darwinist, anti-materyalist çalışma yapılması lazım. Bilimsel çalışmayla olur. Yani “Marksistler bunu söylüyor” Tamam biz bunu söylüyoruz ama cevabını da veriyoruz. Cevabının da verilmesi lazım. Habervaktim Darwinizmin, materyalizmin geçersizliğini anlatan bir faaliyet içerisinde olması lazım. En azından bizden alıntıyla da yapabilirler. Çok kolay bir şey.

 

(Toplumsal Olayları Araştırma ve Yüzleşme Derneği Başkanı Today’s Zaman ve Taraf yazarı Cafer Solgun, Aleviliğin derin devlet tarafından kullanılmak istendiğini iddia etti.)

Eğer Alevi-Sünni çatışması için diyorsa, bu doğru. Yapabilirler bu tip şeyler ama Alevi kardeşlerimiz böyle şeyleri kale almaz. Çok eskiden beri yapıyorlar onu hiçbir zaman provokasyona gelmediler.

 

(Ürdün Kralı, Amman’da katıldığı bir konferansta bölgedeki mezhep sorununun çözülmesi için Müslümanların ve Hristiyanların ittifak içinde olmaları gerektiğini söyledi.)

Çok güzel söylemiş. Ama gürül gürül konuşsun. İmkanı var onun. Verdiği demeçler dikkat çeker. Sık sık toplantılar yapsın, Ürdün’e davet etsin, kendisi İstanbul’da toplantılar yapabilir. Yani pahalıya da mal olmaz onun için. Onun katıldığı toplantılara devlet erkanı da katılır. Çok çok etkili olur yani sivil bir vatandaşın yapacağı gibi olmaz. 

2013-09-23 02:04:58

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top