Hiçbir insan kusursuz değildir, hayatımız boyunca pek çok hata yaparız. Allah bizi dünyada başımıza gelen pek çok olay ile dener, bunları bizim bildiğimiz ya da bilmediğimiz pek çok hikmetle yaratır. İnsan bir hata yaptığında, o andaki tevekkülü, kaderi yaşadığının farkında olup olmadığı, Allah’a olan teslimiyeti ve samimiyeti ortaya çıkar. Ve 'çirkin bir hayasızlık' işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah'tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir. (Al-i İmran Suresi, 135)
samimiyetsiz tavırlar, bahaneler ve yalanlar etraftaki insanların da hemen dikkatini çeker ve kişinin ahlakındaki bozukluk hemen anlaşılır. İnsanların gözünde yücelmek için girilen bu yanlış yol, bu yönde de bir sonuç vermez. Hatta tam tersine kişinin kendisini küçük düşürmesine sebep olur. Ama asıl önemli olan ise Allah’ın rızasını göre hareket etmemiş ve kayba uğramış olmasıdır. Allah'ın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tevbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır. (Nisa Suresi, 17)