Gözünü eliyle hareket ettirdiğinde, karşısındaki koskoca binalar, araçlar da hareket eder. Eğer muhattap olduğu şey maddenin gerçeği olsa, kuşkusuz ki koskoca binaları, araçları tek bir el darbesiyle hareket ettirebilmesi mümkün olmayacaktır. Göze yapılan küçük bir parmak darbesinin bu devasa dünyayı hareket ettirebilmesinin tek sebebi, insanın maddenin dışarıda var olan gerçeğiyle değil yalnızca beyninde oluşan görüntüsü ile muhattap olmasıdır. Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O'na güç gelmez. O, pek yücedir, pek büyüktür. (Bakara Suresi, 255)
DÖRDÜNCÜ REMİZ: Ey dünyaperest insan! Çok geniş tasavvur ettiğin senin dünyan, dar bir kabir hükmündedir. Fakat o dar kabir gibi menzilin duvarları şişeden olduğu için, birbiri içinde in’ikâs edip (yansıyıp), göz görünceye kadar genişliyor. Kabir gibi dar iken, bir şehir kadar geniş görünür. Çünkü o dünyanın sağ duvarı olan geçmiş zaman ve sol duvarı olan gelecek zaman, ikisi mâdum (yok) ve gayr-ı mevcut oldukları halde, birbiri içinde in’ikâs edip (yansıyıp) gayet kısa ve dar olan hazır zamanın kanatlarını açarlar. Hakikat hayale karışır; mâdum (mevcut olmayan, yok olan) bir dünyayı mevcut zannedersin.
kendi dünyasını oluşturan her şeyin Allah’ın eseri olduğunu, Allah’tan geldiğini, kendisi için özel olarak Allah tarafından o anda, özenle ve ilgi ile yaratıldığını fark edebilecektir. Bu gerçeği anladığı takdirde, gördüğü her şey, eline aldığı bir bardak, oturduğu koltuğun rahat yastığı, televizyonunun kanallarını değiştiren bir kumanda, tabağını üzerine koyduğu bir sehpa, kısacası her şey sürekli olarak kendisine Allah’ı hatırlatacak, Rabbimiz’in üstün sanatını gösterecektir. Çünkü bütün bu görüntüler, o anda Yüce Allah tarafından yalnızca o kişi için özel olarak yaratılmaktadır. Allah’tan bir ikram ve nimet olarak ona sunulmaktadır. 
Şüphesiz, senin Rabbin, insanlara karşı büyük lütuf (fazl) sahibidir, ancak insanların çoğu şükretmiyorlar. (Neml Suresi, 73)