
- Yeryüzündeki bir mekan ne kadar güzel olursa olsun, bakım yapılmazsa aradan birkaç on yıl hatta kimi zaman yalnızca bir mevsim geçtiğinde son derece tanınmaz hale gelebilir.
- Zamanın akışı ile birlikte yeni doğan bebek önce erişkin hale gelir ve birkaç on yıl içinde hareket etmekte, düşünmekte zorlanan yaşlı bir kişiye dönüşür.
- Rengarenk hoş kokulu çiçekler birkaç gün içinde solar, taze ve lezzetli meyveler çürür ve dünyaya gelen tüm varlıklar ortak bir sonla, ölümle karşılaşırlar. Bu gerçek, iman etmeyen kişilerin bile kuşkuya kapılmadan kabullendikleri tek konudur. Nitekim Yüce Allah iman etmeyen insanların bu itirafını bir Kuran ayetinde şöyle haber vermiştir:
"Dediler ki: "(Bütün olup biten,) Bu dünya hayatımızdan başkası değildir, ölürüz ve diriliriz; bizi "kesintisi olmayan zaman' (dehrin akışın)dan başkası yıkıma (helake) uğratmıyor." Oysa onların bununla ilgili hiçbir bilgileri yoktur; yalnızca zannediyorlar." (Casiye Suresi, 24)
.png)
"Allah sizi yarattı, sonra sizi öldürüyor, sizden kimi de, bildikten sonra bir şey bilmesin diye, ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilir. Şüphesiz Allah bilendir, herşeye güç yetirendir." (Nahl Suresi, 70)
"Kim dünya hayatını ve onun çekiciliğini isterse, onlara yapıp ettiklerini onda tastamam öderiz ve onlar bunda hiçbir eksikliğe uğratılmazlar. İşte bunların, ahirette kendileri için ateşten başkası yoktur. Onların onda (dünyada) bütün işledikleri boşa çıkmıştır ve yapmakta oldukları şeyler de geçersiz olmuştur." (Hud Suresi, 15–16)
"İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar. Orda ebedi olarak kalıcıdırlar; o, ne güzel bir karargah ve ne güzel bir konaklama yeridir." (Furkan Suresi, 75- 76)
İman etmeyen kişilerin dostlukları ve arkadaşlıkları da zaman içinde yıpranmaya mahkumdur. Okul yıllarında en samimi olan arkadaşlar okul bittikten bir süre sonra, iş yerindeki arkadaşlıklar ise iş değiştirme sebebiyle zamanla unutulur. Bu kişilerin dostluklarının kısa süreli olmasında bu yakınlıklarının karşılıklı çıkarlara dayanması büyük bir etkendir. Çıkarlara ters düşen en ufak bir durum veya hata karşısında hemen arkadaşlıklar bitirilir. Çünkü dostlukları, Allah rızasına dayalı gerçek sevgi üzerine kurulu değildir. Müminlerin birbirlerine olan sevgilerinin temelinde ise Allah rızası vardır. Kendileri gibi hayatlarını Allah yoluna adayan mümin kardeşleri ile dünya ile sınırlı olmayan ahirette de devam edeceğini umdukları bir beraberliğin temellerini atmışlardır. Bu nedenle zamanın ilerleyişi müminler arasında, sevgi, dostluk, merhamet ve şefkat hislerini güçlendirerek kardeşliğin Allah'ın izniyle sonsuza dek devam etmesine vesile olur."Allah dedi ki: Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur." (Maide Suresi, 119)
"İnsanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, Hemen, Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile." (Nasr Suresi, 2–3)
kaynağı, Yüce Allah'ın iyiliği emredip kötülükten sakındırma hükmünü yerine getirme istekleridir. Bu nedenle Allah rızasının en çoğunu kazanmak için bu büyük fikri mücadeleyi gerçekleştirirken ciddi bir çaba harcarlar. Zaman ilerledikçe Allah'ın izniyle imani olgunlukları arttığından, fikri mücadele şevkleri de, bu fikri mücadelenin etkisi de güçlenir. Geçen zamanla birlikte müminlerin lehine gelişen en coşku verici sonuçlardan biri budur. Nitekim son yirmi yıl içinde dünya genelinde Müslümanların sayısında istikrarlı bir artış söz konusu olmuştur. 1973 yılında yapılan istatistikler dünya çapında Müslüman nüfusun 500 milyon olduğunu gösterirken, bugün bu rakam 1.5 milyara yaklaşmıştır. Her dört kişiden birinin Müslüman olduğu günümüzde, Müslümanların sayısı tarihte ilk defa Hıristiyanların sayısını geçmiştir. Müslüman nüfusun sayısının yakın gelecekte daha da artacağı ve İslam'ın dünyanın en büyük dini haline geleceği tahmin edilmektedir.