dalları göğe yükselen ağaçlar, rengarenk çiçekler, sevimlilikleriyle insanın şefkat ve merhamet hislerini coşturan kediler, köpekler, tavşanlar, sincaplar, civcivler, papağanlar, heybetleriyle kendilerine hayran bırakan kaplanlar, aslanlar, atlar, tatları, koku ve estetik görünümleriyle insanı cezbeden meyveler, sebzeler, yiyecek ve içecekler, masmavi gökyüzünü saran bulutlar, Ay, Güneş, karanlıkta ışıl ışıl parlayan yıldızlar, ihtişamla yükselen dağlar, yeryüzününün büyük çoğunluğunu kaplayan denizler, okyanuslar ve saymakla bitirilemeyecek daha pek çok güzellik… Her biri Allah’ın muhteşem sanatının eşsiz örneklerindendir. Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (İnsan Suresi, 30)
… Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona "Ol" der, o da hemen oluverir. (Al-i İmran Suresi, 47)
Allah insanların ısınmaları için kaloriferileri, sıcak su temin etmeleri için kombileri, şofbenleri, gidecekleri yere kolay gidebilmeleri için yolları, arabaları, trenleri, deniz taşıtlarını, yemek ihtiyaçlarını gidermek için çeşit çeşit yiyecekleri ve bu yiyeceklerin pişirildiği fırınları, ocakları, tencereleri, tavaları yaratmakta, kısacası insanların emrine verdiği eşyalar vesilesiyle onların bu dünya hayatında rahat yaşamalarını sağlamaktadır. Aynı şekilde, soğuktan koruyan kalın giysileri, yaz güneşinden koruyan yazlık ince giysileri yaratan ve insanların rahat etmeleri için çeşit çeşit giyim eşyasını onların hizmetine veren de Allah’tır. Bu giysiler insanları hem soğuk ya da sıcaktan koruduğu gibi, aynı zamanda onlara bir de süs kazandırmaktadır. Allah giyim eşyalarını Kendisinin yarattığını bir ayetinde şöyle belirtmektedir:Ey Ademoğulları, Biz sizin çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve size 'süs kazandıracak bir giyim' indirdik (var ettik)... (Araf Suresi, 26)
… Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, sizi savaşınızda (zorluklara karşı) koruyacak giyimlikler de var etti. İşte O, üzerinizdeki nimetini böyle tamamlamaktadır, umulur ki teslim olursunuz. (Nahl Suresi, 81)
iletilir. Beyin bu sinyalleri anlamlı hale getirir ve görüntü olarak algılar. Diğer bir deyişle insan gördüğü şeylerin asıllarıyla asla muhatap olamaz; onların yalnızca kopya görüntülerini beyninde algılayabilir. Bu, bilimin gösterdiği büyük bir gerçektir.