açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Allah gözümüzün gördüğü ve görmediği her noktayı mükemmel yapı ve sistemlerle donatmış, bunların her birini yaratılışa birer delil kılmış ve bu sistemlerle insanların rahat yaşamalarını ve isteklerine kolayca ulaşabilmelerini sağlamıştır. Sonsuz gücünü çok çeşitli ilim ve icatlarla bizlere gösteren Allah, bilimde, teknolojide, tıpta, sanatta var ettiği yeniliklerle tüm insanlığın yaşamını kolaylaştırmaktadır. Bu gelişmeler ilk bakışta insanlar tarafından gerçekleştiriliyor gibi görünse de, gerçekte yeryüzünde meydana gelen her şey gibi tüm bu gelişmeler de doğrudan Allah tarafından yaratılmaktadır. Allah birtakım insanlara Kendi ilminden ilham etmekte, onları bu ilimler doğrultusunda yenilikler icat etmeye yönlendirmekte ve bu icatları vesile ederek bizlerin hayatına konfor üstüne konfor katmaktadır.
Bunlara benzer şekilde, adamlık dinini yaşayan bir “bilgisayarcı”nın da kendine has bir hareket tarzı vardır. Ancak şunu da hemen belirtmek gerekir ki, elbette bilgisayar kullanan veya bilgisayarın çalışma prensiplerine akıf her kimse bu adamlık dinini, bu basit kültürü yaşar diye bir kural yoktur. Tüm gününü bilgisayar başında geçiren ama asla basit bir kültüre tenezzül etmeyen çok sayıda da insan bulunmaktadır. Buradan bilgisayarcı kültürü kavramıyla anlatılan kişiler ise, adamlık dininin kurallarına gafil şekilde kendilerini kaptırmış olan kişilerdir ve elbette bu kişiler de hatalı bir tavır içinde olduklarını gördükten sonra tavırlarını düzeltebilirler. Öte yandan bir topluluk içine girildiğinde bilgisayarcı kültürünü yaşayan insan derhal kendini belli eder. Çünkü tüm davranışları, konuşmaları, mimikleri, dahası kılık kıyafeti bile onun “bilgisayarcı” olduğunu ele verir. Bu kişilerin üstleri başları genellikle hırpani bir görünüm içindedir. Çoğunlukla sağlıksız bir bedenleri, solgun bir yüzleri vardır. Karşılarındakinin hiç anlamayacağı tarzda, ağır bir bilgisayar diliyle konuşurlar. Böylece gururlarını tatmin eder, sahip oldukları bilgi sayesinde karşılarındaki insanlar nezdinde yüceldiklerini, onlara üstünlük sağladıklarını düşünürler. Bu kişlerin çoğunlukla rastlanan bir özellikleri de yaptıkları işi olduğundan daha zor ve karmaşık göstermeye ve bu vesileyle karşılarındakilere kendilerinin ne kadar zeki oldukları, hiç kimsenin anlayamayacağı zor konulara kolayca vakıf oldukları imajını vermeye çalışmalarıdır. Bildiklerini başkalarının öğrenmesinin kendilerini önemsiz ve sıradan kılacağını düşündükleri için sahip oldukları bilgileri kolay kolay başkalarıyla paylaşmak istemezler. O nedenle bir başkasına bilgisayarla ilgili bir hususu öğretmek durumunda kaldıklarında ona tüm bildiklerini anlatmak istemez, özellikle işin püf noktasını onlara belirtmekten kaçınırlar. Hatta kişiye konuyu onun en kolay anlayabileceği gibi, en pratik bir tarzda değil, en karmaşık şekilde anlatmaya kalkışır, onun konuyu anlamasını geciktirmek, hatta engellemek isterler.