... Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür... (Al-i İmran Suresi, 118)
Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkar etmenizi içten arzu etmişlerdir. (Mümtehine Suresi, 2)
oluşan karşı bir grup olmuştur. Yüce Rabbimiz Kuran'da, inkarcı mücadeleye kendini adamış olan bu topluluğun, bu konuda amansız bir kararlılık içerisinde olduklarını bildirmiştir. Bu öyle bir kararlılıktır ki, inkarcılar bu uğurda, herşeyden çok sevdikleri dünya hayatlarını; mallarını, canlarını hiç düşünmeden gözden çıkarırlar. Ahirete inanmayan, sadece bir kez yaşayıp ölüp yok olacaklarına inanan bu insanlar, gençliklerini, tüm enerjilerini, kariyerlerini, yeteneklerini sırf Müslümanlara zarar verebilmek uğruna bir kenara bırakırlar.Gerçek şu ki, inkar edenler, (insanları) Allah'ın yolundan engellemek için mallarını harcarlar; bundan böyle de harcayacaklar... (Enfal Suresi, 36)
Allah'ın adetullahı gereği inkar edenler, mala olan onca sevgilerine rağmen müminlere zarar vermek için sahip oldukları malları son noktasına kadar harcamaya devam edeceklerdir. İnkarcıların Müslümanlara ve din ahlakının yaşanmasına duydukları kin ve öfke o kadar şiddetlidir ki, bu uğurda sadece mallarını harcamakla kalmazlar. Hayatlarını da feda ederler. Halbuki normalde, ne kadar kin ve öfke dolu olsalar da, yine de "bana ne, başkası yapsın" diyerek, hayatlarından, ideallerinden vazgeçip, dünya hayatındaki nefsani isteklerinden feragat edip böyle bir mücadeleyi hayatlarının amacı haline getirmemeleri gerekirdi. İşte bu Allah'ın büyük mucizesidir."... Sonra bu, onlara yürek acısı olacaktır, sonra bozguna uğratılacaklardır. İnkar edenler sonunda cehenneme sürülüp toplanacaklardır." (Enfal Suresi, 36)
Dünya hayatında onlar için bir azab vardır, ahiretin azabı ise daha zorludur. Onları Allah'tan (kurtaracak) hiç bir koruyucu da yoktur. (Ra'd Suresi, 34)
müminlere hiçbir zaman zarar veremeyecekleri ve hiçbir zaman için başarılı olamayacaklarıdır. Kötülük arayışıyla yaptıkları her şey, sonucunda müminlerin lehine dönecek; dünyada ahirette müminlere ulaşacak nimetlerin artmasına, mutluluklarına, neşelerine, güçlenmelerine, maddi manevi sıhhat bulmalarına ve hepsinden önemlisi Allah'ın rızasını kazanmalarına vesile olacaktır. Kuran'da Allah'ın bu mucizesi müminlere şöyle müjdelenmiştir:Sonra Biz, elçilerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız; mü'minleri kurtarmamız Bizim üzerimize bir haktır. (Yunus Suresi, 103)
Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur... (Al-i İmran Suresi, 160)
Size bir iyilik dokununca tasalanırlar, size bir kötülük isabet ettiğindeyse buna sevinirler. Eğer siz sabreder ve sakınırsanız, onların 'hileli düzenleri' size hiçbir zarar veremez... (Al-i İmran Suresi, 120)
Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk, size ellerini uzatmaya yeltenmişti de, (Allah,) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü... (Maide Suresi, 11)
Allah, yazmıştır: "Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21)