Allah tüm insanların fıtratını, sevmekten, sevilmekten hoşlanacak şekilde yaratmıştır. İnsanlar hayatlarının sonuna kadar bu iki güzelliği en gerçek ve en derin şekliyle yaşama arayışı içerisinde olurlar. Ancak çoğu zaman, gerçek anlamda sevmeyi ve sevilmeyi sağlayan değerleri elde etmek üzerinde gereği gibi durmazlar. Oysa ki aradıkları güzelliğe ulaşabilmeleri ve gerçekten sevip sevilebilmeleri için öncelikle bu konu üzerinde önemle durmaları gerekmektedir.
Öncelikle iman, Allah korkusu ve takva, bir insanı sevmek için kesin olarak gereklidir. Çünkü ancak Allah'ı seven, O'nun yarattıklarında hayır ve hikmet arayan, Allah'ın beğendiği ahlaka uyan bir kimse gerçek anlamda insan sevgisini bilebilecek bir ruha sahip olur. Dolayısıyla iman, temelden kesin bir sevgi sebebidir. Bu nedenle müminler, bir kişiyi Müslüman olduğu için zaten çok severler. Ancak müminin ruhunda, Allah'ın insanlara yaşatabileceği sevginin en üst noktasına ulaşabilme arzusu vardır. Bunun için gereken de işte derin ahlak güzelliğine ve derin ruh gücüne dair özelliklere sahip olmaktır.