Allah dünya hayatında herşeyi karşıtıyla birlikte yaratmıştır. Dünyada güzel-çirkin, sıcak-soğuk, gece-gündüz, aydınlık-karanlık, temiz-kirli, yeni-eski, genç-yaşlı hep bir aradadır. Aynısı ahlak özellikleri için de geçerlidir. İnsanın nefsi kişiyi sürekli Allah’ın razı olmayacağı çirkin tavırlara yöneltmek istese de, inançlı ve Allah’tan korkan bir Müslüman vicdanına uyarak nefsinin fısıldadığı kötülüklerin tam tersi şekilde hareket eder. Kuran’a uygun, güzel bir ahlak sergiler. İnsan nefsinde cimrilik, bencillik, kıskançlık, tembellik, hüzne yatkınlık, ümitsizlik, dikbaşlılık, inatçılık gibi ruhu kirleten her türlü eğilim mevcuttur. Ancak iman eden bir insan bu davranışlardan Allah’ın razı olmayacağını bilir ve tam tersi şekilde cömert, fedakar, çalışkan, neşeli, ümitvar, mülayim ve mazlum bir ahlak gösterir. Bu yönlerini de hayatının sonuna kadar irade göstererek güzel bir sabırla, şevk ve azimle devam ettirir. Allah Kuran’da şöyle bildirmektedir: Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene', sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). (Şems Suresi, 7-8)
Ateşin halkı cennet halkına seslenir: “Bize biraz sudan ya da Allah’ın size verdiği rızıktan aktarın.” Derler ki: “Doğrusu Allah, bunları inkar edenlere haram (yasak) kılmıştır.” (Araf Suresi, 50)
İnsan dünyada hoşuna gitmeyen karanlık, kasvetli, kirli, dağınık, dar bir alandan çıkıp geniş, ferah, aydınlık, temiz, hoş kokan bir yere geçtiğinde ruhunda çok büyük bir rahatlık hissi oluşur, doğal olarak hemen Allah’a şükretme ihtiyacı duyar. Kişi sıkıntı duyduğu anıyla kıyasladığı için o anki nimetin değerini çok daha iyi anlar. İnsan kısa süre asansörde kaldığında dahi, bir süre sonra Allah’ın izniyle oradan çıkacağını bilir, ama ruhunda hemen bir darlık, sıkıntı yaşayabilir. Oradan çıktığında ise hemen Allah’a şükreder. Dar bir alanda kapalı kalmanın ne kadar sınıktı verici olduğunu düşünür ve cehennemde Allah’ın yaratacağı azap şekilleri aklına gelir. “Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar.” (Furkan Suresi, 13) ayetini hatırlar ve cehennemle karşılık görmekten şiddetli şekilde korku duyar.