Allah’ı dost edinen müminler her zaman Allah’ın kendilerine karşı çok merhametli, şefkatli ve affedici olduğunu bilmenin huzuru içerisinde yaşarlar. Bu yüzden de hata yaptıklarında hemen Allah’ın affediciliğine sığınırlar ve tevbe ederler. Allah'ın "Rahman" sıfatının, "rahmeti herşeyi kuşatmış olan, bütün yaratılmışlar hakkında hayır, rahmet ve güzellik dileyen, sevdiğini sevmediğini ayırt etmeyerek sayısız nimetlere kavuşturan" anlamlarına geldiğini kavrayan müminler, Allah’ın kendilerine mutlaka yardım edeceğini, koruyup gözeteceğini ve affedeceğini bilmenin güveni içindedirler. Nasıl bir hata yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın affedici olduğunu ve samimi oldukları takdirde Allah'ın bu hatalarını affedip kendilerini hayra yönelteceğini umar ve ümitvar bir tavır sergilerler. Akıllarına hiçbir zaman aksi bir düşünce gelmez. Gerçek dostları, sığınacakları ve yardım isteyecekleri yegane ve mutlak güç sahibi olan Allah’a güvenmek, müminlerin hayatlarının çok güzel geçmesine vesile olur. Çünkü müminler Allah’ın, daha kendileri dünyaya gelmeden önce, kaderlerinde yaşayacakları tüm olayları bildiğinin, sonsuzluk içinde hepsinin yaşanmış ve bitmiş olduğunun bilincindedirler.