Seyyid Salih Özcan Hocaefendi, Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Bizzat Kendisine Hitaben “Mehdiyi Ben Görmeyeceğim, Sen Göreceksin” Dediğini Anlatıyor

  • Bediüzzaman Said Nursi,  Hz. Mehdi`nin şahsı manevi değil, şahıs olduğunu açıklamıştır. Bazı kişiler özellikle Hz. Mehdi için “O, bir kişi değil, bir sistem” gibi yorumlar yapıyorlar. Ancak hadislerde çok teferruatlıca bildirilmiş, tarif edilmişdir  diyor, Mehdi (a.s)  şahsı manevi midir, yoksa Bediüzzaman hazretlerinin de dediği gibi bir zat mıdır? Bize Hz.Mehdi`yi tarif eder misiniz? demiş bir izleyicimiz.

 

Adnan Oktar: Mesela, diyor ki, Ahli Beyt`ten Muhammed Mehdi isminde bir zat`ı nurani (nurlu bir şahıs)`tan bahsediyor Said Nursi. “Bir” diyor, yani burda şahsı manevi yok. Mesela, ahir zaman`ın o büyük şahsı. “O” kelimesi nedir? …

Tek anlamı var.

Mesela, diyor ki, O, zat tayifenin uzun tatkikatı ile. O zat değince biz ne anlarız?

Kişianlaşılıyor değil mi?

Mesela, diyor ki, halbuki o, Ahir zamanın o büyük şahsı Ahli-Beyt`ten olacaktır. Bende onlara demiştim-diyor. Said Nursi`ye, “Sen Mehdisin” diyorlar da. Onlara cevap veriyor:

Ben de onlara demiştim. Ben kendim Seyid Peygamberin soyundan biri-bilmiyorum. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki Ahir zamanın o büyük şahsı Ehli-Beytten (Peygamberin soyundan) olacaktır. Şimdi burda şahsi manevi var mı?

Mesela, diyor ki, O ileride gelecek, acib şahsın (Mehdi`nin) bir hizmetkarı da O`na yer hazır edecek. Bir dündarı ve o büyük komandanın pişter bir nefere olduğunu, önce asker olduğunu zannediyorum. O, ileride gelecek acib bir şahsı şaşıran, hayret uyandıran şahsı bir hizmetkarı ve ona önceden yer ayıracak dündarı, önceden gelen takipçisi ve büyük liderin pişter bir neferin önce askeri olduğunu zannediyorum. Ki bak, kendisinin Mehdi olmadığını söylüyor.

Mesela, bak Said Nursi`ni Mehdi zannediyor. Onu da anlatıyor. Yani, illaki bir Mehdi beklemeyecekler. Yani ya Said Nursi diyorlar, ya şahsi manevi, ya da kitaptır. Halbuki burada şahıs`tan bahsediliyor. Mesela diyor ki, zamanın en büyük mürşidi olarak bir zat`I nurani gönderecek. O zat da zat şahıslar demiyor. Ehli-Beyt`ten olacak, Seyid olan. Şahsı manevisiyken ben buna ne cevap vereyim. Mesela, Ümmet`in beklediği ahir zaman`da gelecek zat`ın üç vazifesinden en mühimi diyor. Mesela. Zatt- kişi burda belli.

Peygamberimiz ayrıca kaşını, gözünü, boyunu, posunu, omuzunu, gögsünün genişliyini, sırtının benine kadar anlatıyor. Şahsi manevinin sırtında ben olur mu? Hatta ikinci sırtındakı diğer benden bahsediyor. Onda ağac yaprağı gibidir, diyor yani. …. ağacının yaprağı gibidir diyor.  Üç boyutlu bir ben daha vardır, diyor.

Şöyle bir kavram değil yani?

Tabiki yani.

Bediüzzaman talebelerinden Seyyid Salih Özcan Hocaefendi ile Ahir Zaman üzerine bir sohbet

Ispartaya gitdik. Ispartaya gitdim. Sabahleyin orada indik. Ispartaya inince doğru Üstadın evine gitdim. Üstadın evine gidince kapıyı çaldım. Kapıda Tahir abi kapıyı açtı. Ooo Seyid ağa , sarıldık, öpüşdük. O zaman bir de bizim Zübeyr Abi ooo filan, onunla sarışırken Üstad dışarı çıktı. Ordan çıktı gelirken üstadım, Üstadım diye seslenirken, tamam, tamam gelsin demiş.

Gelsin dedi. Deyince peşine düşdük. Buyursun, gelsin dedi. Üstad çıktı…. üzerine oturdu. Yorganıda önüne çekti. Çekince o zaman ben tabi dedi ki: Dur bu kardeşim- Tahir`i dedi –diye çağırdı.

Tahir`i, mektubu getirin. Tahir`i elinde mektub geldi. Oku dedi mektub`u. Okuyunca dedi, efendim, bu mektup şeyden gelmiş. Cizre`den gelmiş. Bu Mardin`in Cizre gazetesi vardı o zaman. Cizre gazetesinden Seyid Ağanın bir halifesi yazmış, dedi.

Cizre şeydi. Halife o zaman şeyde bir şeyhdi kendisi. Nakşibendi şeyhi, mektup yazmış. Demiş ki, efendim, Mehdi`yi görecek miyiz? Mehdi`nin vazifesi ne olacak? Mehdi`nin o nasıl olacak? filan diye sualler soruyor. Şimdi Üstad deyince böyle. O zaman sordu:“ Mehdi, efendim, Mehdi`yi ben göremeyeceğim, sen göreceksin“ dedi. Böyle taap diye kafama bir tokat vurdu. Üstad hazretleri . Deyince bir de, bundan sonra Mehdi dedi, Mehdi`nin  programı dedi, Risale-i Nur olacaktır, dedi. Risale-i Nur`u dedi, program kendine edecek, filan diye. Bu şekilde. Sonra birden bire Üstad döndü. Üstad dedi:

Kardeşim, dedi, sen dedi inşaAllah oruçsun. Efendim ben inşaAllah niyetliyim, abdestliyim.

Oruç musun?

Evet. Tahir`i de oruçludur.

Tahir`i ve sen bu akşam benim yanımda misafirsiniz, dedi.

Tahir`i dedi: Sen çorbayı ve iki tane yumurta yapacaksın. Kuracaksın. O yumurtaların birisi senin için, birisi Seyid zade için.

Günümüzde işte bazı insanlar görüyorlar ki, Mehdi belki bir kişi değil, şahsı manevidir, diyorlar.

Halbuki, Üstad hazretleri bu konuda çok detay veriyor. Mehdi`yi anlatıyor. Değil mi, hocam?

Olur mu? Mehdi bir şeydi. Mehdi elbette bir şahıs  olacaktır. Üstad hazretleri söylüyor yani. Deccal de bir şahıs olacak, Mehdi de bir şahıs olacak.

Üstad da bunu bu şeklide söylüyor değil mi?

Tabi söyledi, açıkca söyledi. 

2009-01-15 20:21:05
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top