Adnan Oktar'ın hayatı



 

KISA ÖZGEÇMİŞİ

  • 1956 yılında Ankara`da doğan Sayın Adnan Oktar, ilk ve orta eğitimini Ankara`da yapmıştır.

  • Kendisi Seyyit`dir ve aliesi Kafkasya kökenlidir.

  • 1979`da İstanbul Güzel sanatlar Akademisinde okumak için İstanbul`a gelmiştir. 1983 yılında İstanbul üniversitesi Felsefe bölümüne geçmiştir. O dönemdeki anarşi terör ve kitap yazma düşüncesi, O`nu okulu yarıda kesmek durumunda bırakmıştır.

  • 30 yılı aşkın bir süredir insanların hayata bakışını etkileyen kitaplar yamaktadır.

 

GÜNLÜK HAYATI


  • Çok sağlıklı ve sağlam bir bünyeye sahip olan Yazar (MaşaAllah), Günde 3-4 saat uykuya vakit ayırmaktadır.

  • İbadetlerinden ve işlerinden ayrı zamanlarda, amatör olarak resim yapmakta, iç mimari –dekorasyon, bahçe bakımı ile ilgilenmekte ve evcil hayvan beslemektedir.

 

Sn. Adnan Oktar`ın vizyonu

Hayatını tamamen Yüce Allah`ın varlığını ve birliğini insanlara anlatmaya, Kuran ahlakını yaymaya, materyalist ve ateist ideolojileri fikren mağlup etmeye, gerçek Atatürkçülüğü yayıp Devlet`in bekasını ve milletin bütünlüğünü savunmaya adamı. dünya çapında tanınan bir fikir adamıdır.

 

Sn. Adnan Oktar`ın misyonu

Üniversite yıllarından başlayarak, hayatının her döneminde, bu kutlu amaca hizmet etmiş ve hiçbir zaman zorluklar karşısında yılmamıştır. Bugün, hala büyük bir sabır ve kararlılık göstererek, materyalist, darvinist ve bölücü odaklardan gelen tüm baskılara karşın fikri mücadelesini gerek kitap yazarak, gerekse toplantılar yaparak devam ettirmektedir.

 

HARUN YAHYA KİMDİR?

  • Yazar Adnan Oktar, kitaplarını, Harun Yahya müstear ismi ile yazmaktadır.

  • Hz.Musa`nın yardımçısı Hz. Harun ve Hz. İsa`nın yardımçısı Hz. Yahya, ikisi de peygamber ismidir.

  • Sayın Adnan Oktar, inkarcı düşünceye karşı mücadele eden peygamberleri yad etmek amacıyla Harun Yahya müstear ismini kullanmayı tercih etmiştir.

 

NEDEN PEYGAMBERİMİZİN MÜHRÜNÜ KULLANMAKTADIR?

Bu mühür, Allah`ın son kitabı, son sözü ve peygamberimizin hatem-ül enbiya olmasını ramzetmektedir. Yazar, Kuran`ı, Resulullah`ın (SAV) sünnetini kendine rehber edinmiştir. İnkarcı sistemin tüm araçlarını teker teker çürütüp, itirazları tam olarak susturacak “son sözü” söylemeyi hedeflemektedir. Bu niyetin bir duası olarak bu mühürü kullanmaktadır.

 

HARUN YAHYA KÜLLİYATI-1

  • Yazar`ın din, felsefe, sosyoloji, biyoloji, palentoloji hakkında 300`ü aşkın kitabı vardır.

  • Yayınları yaklaşık 45.000 sayfayı bulmaktadır.

  • Bu kitaplar, 30 kişilik içlerinde akademisyenlerin de olduğu bir ekibin hazır getirdiği, yurt içi- yurt dışı kaynaklı araştırmaların derlemesi, (yorumlanması, bağlantıların kurulması ve vb) yapılarak yazılmıştır.

 

HARUN YAHYA KÜLLİYATI -2

 

Hemen her dile çevrilen eserler yurtdışında geniş bir okuyucu kitlesi tarafından takip edilmektedir. Bu diller; ingilizce, fransızca, almanca, italyanca, ispanyoka, portekizce, urduca, çince, arapça, arnavutça, rusça, boşnakça, uygurca, endonezyaca, Azerice, bengolice, bulgarca, danimarkaca, lehçe, malezyaca, portekizce, sırpça, hollandaca, ibranice, macarca, fince, farsca, hausa, dhivehi dili, hindice, isveççe, japonca, kırgızca, kishvahili, malayalam, norveççe, romence, tamil, telagu, thai dili...

 

KÜLLİYAT NASIL BU KADAR ETKİLİ? 1

  • Sevgi, muhabbet ve şefkat insanı olduğu yazılarından da kolayca anlaşılabilen Harun Yahya`nın eserleri dünyanın dört bir yanında olağanüstü taktir toplamakta, pek çok insanın iman etmesine, pek çoğunun da imanında derinleşmesine vesile olmaktadır.

  • Kuşkusuz bu özellikler, Allah`ın nasip ettiği bir hikmet ve anlatım çarpıcılığından kaynaklanmaktadır.

 

 

KÜLLİYAT NASIL BU KADAR ETKİLİ? 2


  • Kitapları okuyan, inceleyen her kişi, bu derin farklılığın ve faydanın, eserlerdeki hikmetli, akılcı, kolay anlaşılır ve samimi üslubun farkına varmaktadır. Bu eserler süratlı etki, kesin netice, itiraz edilemezlik, çürütülemezlik özellikleri taşımaktadır. Eserlerin her birinde hiç kimsenin reddedemiyeceği, samimi, açık, ispatlı bir anlatım vardır.

 

 

NEDEN DARWİNİZM?


  • Bu teori, her türlü din aleyhtarı felsefenin temelini oluşturmaktadır. Yaratılış`ı ve Allah`ın varlığını inkar eden darvinizm, 150 yıldır pek çok kişinin imanını kaybetmesine ya da kuşkuya düşmesine neden olmuştur. Dolayısı ile bu teorinin bir aldatmaca olduğunu gözler önüne sermek çok önemli imani bir görevdir.

 

KİTAPLARI- 1

  • Yazar`ın ilk yazdığı kitapçık, Evrim teorisidir. Basımını kendisinin finanse ettiği bu kitapçığı üniversitede bedava dağıtmıştır.

  • Çalışmalarını 1985`da Canlılar ve Evrim kitabında topladı. Evrim teorisinin açmazlarının anlatıldığı kitap o dönemde büyük etki uyandırdı.

  • Yahudilik ve Masonluk -1986 yılında,

  • Mehdi ve Altın Çağ – 1988 yılında yayımlandı.

 

KİTAPLARI -2

  • Yazar kitaplarından telif hakkı almamaktadır. Kitap yayıncısı kuruluş kitap satışlarından elde ettiği gelirle, kitap yayımları finanse edilmektedir.

 

BELGESELLERİ VE VİDEOLARI

  • Bu eserlerden faydalanılarak hazırlanan görsel belgeseller dünyanın pek çok farklı ülkesinde 100`deb fazla televizyon kanalında düzenli olarak yayınlanmaktadır.

 

İNTERNET SİTELERİ

www.harunyahya.org

www.harunyahya.net

  • Fikirleri dünya çapında takip edilmektedir. Arama motoru, Google`da 949.000 Harun Yahya, 347.000 Adnan Oktar, toplamda 1.296.000 adet sonuç görülmektedir.

  • 200`ü Türkçe, toplam 56 dilde 800 intenet sitesi mevcuttur. Bu siteleri aylık ortalama 15 milyondan fazla kişi ziyaret etmektedir.

  • Her ay milyonlarca belgesel film, kitap, sesli anlatım ve interaktiv dosya ziyaretçiler tarafından bilgisayarlarına indirilmektedir.

 

KÜLLİYATIN ETKİSİ 1

  • New Scientist dergisinin 22 Nisan 2000 tarihli sayısındakı ifadeyle evrim teorisinin yanlışlığının ve yaratılış gerçeğinin anlatılması konusunda Sayın Oktar “uluslararası bir kahraman” haline geldi.

  • National Geographic dergisinin Kasım 2004 tarihli İngilizce ve Almanca baskılarında, Sayın Adnan Oktar`ın, Yaratılış Gerçeği ile ilgili çalışmalarından bahsedilmiş, Evrim Aldatmacası adlı kitabından şöyle bir alıntıya yer verilmiştir. “Bu teori, dünya sistemini yönlendiren güçler tarafından bizlere empoze edilmeye çalışılan bir aldatmacadan başka birşey değildir”.

 

KÜLLİYATIN EYKİSİ 2

  • SCİENCE (ABD)

“Kuzey Amerika dışında, Dünyanın en kuvvetli antievrim hareketi”

  • ENCS REPORTS (ABD)

“Adnan Oktar, hayatını Allah`ın varlığını ve birliğini, Kuran`ın ahlakı değerlerinin büyüklüğünü açıklamaya adadı... Tek bir kişi işin gerçekten bu MÜKEMMEL BİR VERİM”

  • DAILY MİROR (İNGİLTERE)

“ Ödülüm, Harun Yahya`nın yazmış olduğu “ Evrim teori`sinin çöküşü” isimli kitaptı. Harun Yahya, Büyük bir İslam alimi tarafından kullanılan müstear isimdi”.

  • Tatarskiye novosti qazetesi (Rusya)

“... Harun Yahya bugün DÜNYACA TANINMIŞ İSLAM FELSEFESİ VE DÜNYA TARİHİ UZMANLARINDAN BİRİDİR... Merhamet, sevgi, tolerans, barış... bu prensiplerin modern dünyanın materyalizmin ideolojik hastalıklarından kuryulması için yardımcı olacağına inanıyor...”

 

YARATILIŞ ATLASI 1-2-3

  • Sayın Adnan Oktar`ın Darvinizm`e öldürücü darbeyi indiren en dikkat çekici eseri ise Yaratılış Atlası isimli kitabı oldu. Yüzlerce fosil örneğinin resminin yer aldığı bu dev eser, canlıların yüz milyonlarca yıldır hiç değişmediklerini, yani evrim geçirmediği gerçeğini belgeleriyle ortaya koydu. Şu ana kadar 3 cildi bulunan dev eserin, yeni ciltlerinin de basılması için Yazar çalışmaktadır.

 

ATATÜRK HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR?

  • Atatürk`ün hayatı ve hayatı düşünceleri araştırılıp incelendiğinde, materyalist kesimlerin öne sürdükleri bu tür iddiaların bütünüyle gerçek dışı olduğu ortaya çıkar...

  • Gerek Atatürk`ü yakından tanıyan kişilerin aktardıkları, bilgiler gerekse Atatürk`ün hayatını anlatan güvenilir kaynaklar incelendiğinde, Atatürk`ün sarsılmaz bir Allah inancına sahip, Kuran-ı Kerim-i kendisine rehber edinmiş samimi bir müslüman olduğu görülecektir.

  • Bizlere yani Türk Ulusu`na düşen vazife ise Atamızı, onun ilkelerini, fikir ve düşüncelerini en doğru bilgilerle tanımak, halkımıza tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.

 

YAZARIN TÜRK İSLAM BİRLİĞİ DÜŞÜNCESİ

  • Aynı dili konuşan, aynı dini-manevi değerleri paylaşan, aynı coğrafyanın insanlarının ve korumasındakı diğer kardeş insanların birlikteliği...

  • Tüm dünyada akan müslüman kanının durdurulması için çözüm Türk İslam Birliği`ndedir.

  • Devletler üniter yapılarını koruyacak tek bir ailenin bir ferdi gibi davranacaktır. Türkiyede bu birliğin doğal lideri, abisidir.

 

BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI (BAV) FAHRİ BAŞKANLIĞI

  • Fahri başkanımız Sayın Adnan Oktar`ın, milli kültürümüzün dünyanın dört bir yanında itibar ve kabul görmesini hedefleyen bu hizmet aşkı, Bilim Araştırma Vakfı ve Milli değerleri Koruma Vakfının çalışmalarına esin kaynağı olmaktadır.

 

MEHDİLİK İDDİASI

  • Yazar; “Mehdilik, İslam`ın dünya hakimiyeti demektir. Herkesin bu konuda çalışması gerekmektedir. Mehdiyetin de lideri Hz. Mehdi`dir. Hadislerde tarif edilen Hz. Mehdiye benzeyen bir çok özelliğim olduğu doğrudur. Zaten benzemiyorum deseydim samimiyetsizlik olurdu bu. Ancak ben, Mehdi değilim ve böyle iddiam da olmaz”, ifadesini Habertürk Sansürsüz programında da tekrarlamıştır.

  • Ayrıca başka bir açıklamasında bu konuya son noktayı koymuştur; “Mehdilik iddia makamı değil, ispat makamıdır”.

NEDEN GENÇLER TARAFINDAN TERCİH EDİLİYOR?

Içinde asla bir dünya hırsı bulunmayan, ( üzerine kayıtlı bir malı yoktur) samimi, ispatlı, doğru çıkarsız bir anlatım var kitaplarımda. Gerçekler vurgulanmakta, hayali bir konu anlatılmamaktadır.”

 

BU TARZ BİR ÇALIŞMANIN SONUCU;

  • Eserleriyle geniş bir çevreyi karşısına almış olan Harun Yahya`nın bu fikri mücadelesine, ateist masonların, iddia edilen ergenekon örgütünün, PKK terör örgütünün, vahşi kapitalizmin, komunizmin, faşizmin kayıtsız kalmadığı açık şekilde görülmektedir.

  • Hepinizin malumu olduğu üzere bu tarz örgütler iftira ve hareket etmekten, komplodan imtina etmezler. Gerektiğinde basın yayını da kullanırlar. Kamuoyunu ve dindarları etkilemeye çalışırlar.

  • Bu şer odakları, her türlü belayı elbette Milletimize de saracaktır. Ancak O, fikri mücadelesiyle onların önünde durmuştur.

 

Bir müslüman aleyhinde gelen haber iyice araştırılmalıdır!

 

  • Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz. (Hucurat suresi, 6)

  • Ve bilin ki Allah'ın Resûlü içinizdedir. Eğer o, size birçok işlerde uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kıldı ve size inkarı, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte onlar, doğru yolu bulmuş (irşad) olanlardır. (Hucurat suresi, 7)

Psikolojik savaş yöntemleri nedir?

  • Psikojik savaş teknikleri, hedef kitlenin duygu, düşünce ve davranışlarını, kendi amaçları doğrultusunda etkilemek ve değiştirmek amacıyla yapılan planlı propagandadır.

  • Fikir ve bilim ile mağlup edilemeyen düşünce, sahibi karalanarak mağlup edilmeye çalışılır.

 

PSİKOLOJİK SAVAŞ YÖNTEMLERİ NASIL KULLANILIR?

  • Halkın aklında en şiddetli etkiyi meydana getirecek şeyler seçilir. Amaç, “Bunları yapan kişinin veya böyle bir kişinin kitabı okunu mu? yu bilinç altına vermektir.

  • Bunun için asılsız iddialar kitle yayın organlarına servis edilir.

  • Bu baskı ve yalnızlaştırma politikası etkin şekilde gündemde tutulur. En çok tercih edilen asılsız iddialardan bazıları...

Sözde aklı dengesinin bozuk olması,

Sözde uyuşturucu kullanıyor olması,

Sözde şantaj kasetleri kullanıyor olması...

Ayrıntılı bilgi için

 

BAZI ÖRNEKLER... 1

  • Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi`nde, 1927`den beri eksiksiz şekilde tutulan hastaların tedavi süreçlerini içeren kayıtlar vardır. Ancak günümüzde, Yazar`ın haksız olarak tutulduğu, 1985 ve 1986 yıllarına ait kayıtlara ulaşılmamaktadır.

  • Yazar için, “Çete iddiasından göz altına alındı”. ifadesi manşetten duyurulurken, “Beraat etti”ifadesi ise hiçbir yerde yazılmamıştır.

  • Tanık olarak çağırılması, zorla getirilecek şekilde yazılmıştır.

 

BAZI ÖRNEKLER... 2

  • Hürriyet gazetesinde 1989 yılında intihar eden bir kişi için Sayın Adnan Oktar`la bağlantısı olduğu şeklinde uydurma bir haber yayınlanmıştı.

  • Daha sonra ailesi bunun yalan haber olduğunu açıklamak zorunda kalmıştı.

  • Psikolojik savaş yöneticileri bu şekilde en ufak ilgisi olmayan konularda bile Sayın Adnan Oktar`a karşı genel infial oluşturmyı hedefleyerek basını yönlendirmiştir.

 

 

SAYIN ADNAN OKTAR`IN AKIL HASTASI OLDUĞU İDDİASI -1


  • Yazar, 1986 yılında Nazlı ıllıcak ile yaptığı bir röportaj esnasında “ Türk kavmindenim, İslam milletindenim” beyanından dolayı DGM`de yargılandı. Bu söz yüzünden 19 ay tutuklu olarak yargılandı. 9 ayı 2,5 m x 1,5 m`lik bir hücrede, hapiste geçmiştir. 10 ayı ise Bakırköy Akıl Hastanesinde geçmiştir.

 

 

SAYIN ADNAN OKTAR`IN AKIL HASTASI OLDUĞU İDDİASI – 2

 

  • Yahudilik ve Masonluk kitabın etkisi bazı çevreleri rahatsız ettiği belliydi. Hastanedeyken, bu faaliyetlerin durdurulması karşılığında, hastaneden hemen çıkabileceği, kalan yaşamında refah içinde geçirebileceği şeklinde teklifler aldı.

  • Bunu kabul etmemesi, 12 yıl boyunca kendisi için akıl hastası pripagandası yapılmasına neden olmuştur.

  • Savcılığın “Yazar`ın ifadelerinde suç unsuru bulunmadığını” belirtmesiyle 19 ay sonra beraat etti ve serbest bırakıldı.

 

SAYIN ADNAN OKTAR`IN AKIL HASTASI OLDUĞU İDDİASI -3

  • Adli tıp da , akıl hastası deyerek akıl hastanesine sevk etmiştir. 10 ay şiddetli vakaların koğuşunda akıl hastanesinde kalmıştır. Cumhuriyet tarihinde hiç bir yazar yatağa zincir vurulup, 45 gün bu şekilde tutulmamıştır.

  • Akıl hastanesinde Sayın Oktar`ın burada bulunduğu süre içerisinde, 7 cinayet işlenmiştir.

  • Yazar`a 2000 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi tarafından akıl sağlığı yerinde olduğunu belirten sağlam raporu verilmiştir.

 

ÖNEMLİ NOKTA

  • O inkar edenler, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. "O, gerçekten bir delidir" diyorlar. (Kalem suresi, 51)

  • Yukarıdakı ayetlerde görüldüğü gibi tarih boyunca tüm peygamberlere ve onlarla beraber mücadele eden Müslümanlara çeşitli iftiralar atılmıştır. Bunlardan biri de delilik iftirasıdır.

  • Ayette belitildiği gibi Kuran-ı işittikleri zaman söylenene değil de, söyleyene iftira atılması aslında Kuran-ın ( yazının) ne kadar etkili olduğunun bir göstergesidir.

  • Adnan Oktar`ın da yıllardır süren şerefli mücadelesi sırasında kendisine bu yönde iftira atılmıştır.

 

SÖZDE TAHLİYE PROPAGANDASI

  • Fotoraf çekilirken önce basın konuşlandırıldı. Gerçek bir Atatürkçü ve Türk milliyetçisi olan Sayın Adnan Oktar ortaya getirildi, sonra da bu zoraki fotoğraf çekildi.

  • Bu fotoğrafta dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta, öpülmesi istenen elin, zorla yazar`ın yüzüne doğru getirilmesi ve flaşların o esnada patlatılmasıdır. Bunu baş parmağın kasılmasından görebiliriz. Öpülmesi için uzatılan normal bir elde baş parmağı siyah beyaz fotoğraftaki gibi kasılmaz.

 

 

Sayın Adnan Oktar`ın Kokain kullandığı iddiası -1

  • Yazar, 1991 yılında masonluk tarihi ve dünya masonluğunun örgütlenmesiyle ilgili son derece önemli bir kitap çalışması yapıyordu.

  • Polisler, yaklaşık 2 bin kitapdan oluşan kütüphanede, neredeyse ellerini attıkları ilk kitabın içinde, bir paket kokain buldular.

  • Göz altına alınan Sayın Adnan Oktar 3 gün sonra Adli Tıp kuruma götürüldü ve kanında kokain yan maddesine rastlandı. Bu, göz altında yemeğe karıştırılarak verildiğini gösteriyordu. Çünkü 4 günde, kanda, o oranda kokain bulunamazdı. Bu gerçek, aralarında Scotland Yard`ın da bulunduğu 30`a yakın uluslararası adli tıp kurumu tarafından teyit edildi.

 

Sayın Adnan Oktar`ın Kokain kullandığı iddiası -2

  • Ey iman edenler, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın; ki sonunda Allah onu, demekte olduklarından temize çıkardı. O, Allah Katında vecihti. (Ahzap suresi, 69)

  • Allah, Sayın Adnan Oktar`ı tarih boyunca tüm müslümanlarda olduğu gibi bu iftiradan temize çıkardı. Kokain komplosu çok kapsamlı ve çok inandırıcı görünüyordu. Allah, Sayın Adnan Oktar`a hazırlanan bu tuzağı tamamıyla bozdu.

 

Sayın Adnan Oktar`ın Kokain kullandığı iddiası – 3

Sayın Adnan Oktar`a karşı düzenlenen kokain komplosu (Türk Adli Tıp Kurumu da kokainin gözaltında yemeğe karıştırılmak suretiyle verildiği teyid edilmiştir.) mahkeme kararıyla bozulmuş, Sayın Adnan Oktar, 10 Asliye Ceza Mahkemesi`nin 22. 2. 1994 tarihli celsesinde BERAAT etmiştir.

 

Yazar`a göz altında işgence yapılması – 1

 

  • 1999 yılında, Sayın Adnan Oktar yeni bir baskıyla karşı karşıya kaldı. Bu, tam olarak üç ciltlik büyük kitabı Global Masonluk`un yayınlanmak üzere olduğuyla ilgili haberlerin ardından geldi.

  • Arkadaşlarının da dahil olduğu 50 eve yapılan operasyonda hiçbir suç unsuru bulunamadı. 7 gün boyunca İstanbul Organize suçlarla Mücadele Şübesi`nde gözaltında tutuldular. Bu esnada gözaltındakıların ağır işgenceye maruz kaldıkları Adli Tıp raporlarıyla teyit edildi.

  • Daha sonra, BAV camiası mensuplarına işgence yapan kamu görevlileri hakkında İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinde işkence yapmak suçundan dava açıldı ve bu kişiler halen 216`şar yıl ağır hapis işlemiyle yargılanmaktadırlar.

 

Yazar`a göz altında işgence yapılması- 2

 

Bu gözaltı esnasında,

  1. Avukat olmaksızın

  2. Polis zoruyla

  3. Ağır işgence ve şiddet kullanılarak (Yazar`ın bu dönemde sakat kalan arkadaşları vardır)

  4. Ölüm tehtidiyle

Yazar aleyhine bazı ifadelerin yazarın bilgisi olmaksızın hazırlanmış ve bu ifadeler gözaltındakı kişilere okutulmaksızın zorla imzalatılmıştır. Hatta Sayın Adnan Oktar, yine mahkeme ve savcılık tarafından da geşersizliği onanmış emniyet ifadelerine dayanılarak 9 ay cezaevinde tutulmuştur.

EBRU ŞİMŞEK`İN ŞANTAJ İDDİASI

 

Kamuoyununda bilinen diğer adıyla Ebru Şimşek olayı 7 ayrı delile göre (ki bunlardan biri, bilirkişiler huzurunda kasedin çekildiği iddia edilen ev ile Sayın Adnan Oktar`ın bulunduğu evin çok farklı olduğunun ispat edilmesidir.) mahkeme tarafından iftira ve komplo olduğu sonucuna varılarak beraat verilmiştir. Tüm bu karara rağmen, sonra başka bir davada Ebru Şimşek cüzi bir miktar tazminat kazanmıştır.

 

ÇETE İDDİASI – 1

  • Daha sonra, kanunlarımıza göre hukuki değeri olmayan bu emniyet ifadelerindeki ithamlar temel alınarak iddianame hazırlandı.

  • Bu iddia, içeriği aynı olan, Adnan Oktar ve arkadaşlarının içinde olduğu iki farklı dava ile karara bağlanmıştır. Bunlardan biri beraatle sonuçlanmış, diğeri ise devam etmektedir. Devam eden davada, Yazar 3 yıl ceza almıştır. Ancak verilen bu ceza temyiz mahkemesi tarafından bozulmuştur. Günümüzde Yazar`ın sadece bu davası devam etmektedir.

 

Yazar Ceza kararı ile ilgili ne dedi?

 

Adnan Oktar: “Savcı, üç şey üzerinde durmuş oldu, yene tekrar ediyorum.

  1. avukat olmadan ve işkence ile alınan ifadeler geçersizdir dedi.

  2. daha önce siz beraat kararı vermiştiniz dedi.

  3. de dosyada sanıklar aleyhine hiçbir delil yok dedi. Suç oluşturacak bir delil yok dedi.

O yüzden beraatimizi istedi. Ama mahkeme bu yönde karar verdi. üç yıl ceza verdi. Tabi bizim mahkemelere her zaman saygımız vardır. Kanunlara her zaman saygımız vardır. Hayır görürüz. Çünkü o da kaderde olan bir şeydir. Eğer böyle bir şey olduysa Allah daha hakim doğmadan, daha annesinin karnındayken o hüküm verilmiş oluyor. Dolayısı ile hakim Allah`ın dediğini yapar. Onun dışında bir şey yapamaz. Kaderde olanı yapar. Bir hayır vardır inşaAllah.”

 

ÇETE İDDİASI

  • 8 yıl süren yargılama sürecinda, Sayın Cumhuriyet savcısı da, dava boyunca yargılananlar aleyhine hiçbir delil elde edilmediğini; ortada sadece emniyet ifedelerinin olduğunu, bunların da işkence altında, yanlarında avukat bulunmadan ve okutulmadan imzalatıldıkları için kanunlarımıza göre hukuken geçerli olmadığını; daha önce aynı iddialarla ve aynı maddelerden yargılanan kişilerin mahkemece beraat edildiğini beyan ederek Sayın Adnan Oktar ile birlikte tüm yargılananlar için tek tek beraat talebinde bulunmuştur.

  • Sayın Oktar, Türk Adaletinin verdiği tüm kararlara saygı duymaktadır. Allah`ın her şeyi bir hayır ve hikmetle yarattığının bilinciyle davranmaktadır. Hapisaneyi Hz. Yusuf Medresesi olarak görmekte ve hakkında aleyhte verilebilecek herhangi bir kararı güzellikle ve sabırla karşılamaktadır. Ve şübhesiz Sayın Oktar, tüm Türk Milletinin ve dünya çapında milyonlarca okucusunun vicdanında, gündeme gelen bütün bu iddialardan müberradır (temiz) ve uzaktır.

 

ÇETE DAVASI

  • 1999 yılından beri süren bir dava vardır ve 400 klasörlük iddianamede sanıklar aleyhine tek bir kanıt yoktur. Alınan 3 senelik ceza temyizde bozulmuştur. Dava halen devam etmektedir.

  • Onu işittiğiniz zaman: "Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah'ım) Sen Yücesin; bu, büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi? (Nur suresi, 16)

  •  

 

EHL-İ SÜNNET HAKKINDA


  • Yazar hakkında atılan başka bir iftira da, İslamiyeti ve Ehl-i sünneti yanlış yorumladığı yönündeki iddiadır. 1999 yılındakı dava dosyasına sunulan raporda, Yazar`ın külliyatı, birçok kıymetli profesöre ait bilirkişi mütaaları ile en güzel şekilde incelenmiş ve bu iddia geçersiz kılınmıştır. Bu bilirkişiler;

  • Prof. Dr. Salih Akdemir

  • Prof. Dr. Mevlüt Güngör

  • Prof. Dr. Hayrettin Karaman

  • Prof. Dr. Yaşar Kandemir

  • Prof. Dr. M. Hayri Kırbaşoğlu

  • Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar

  • Doç. Dr. İlhami Güler

  • Doç. Dr. Ömer Özsoy

  • Doç. Dr. Mehmet Paçacı

 

ÇOCUKLARINDAN AYRI AİLELER HAKKINDAKİ DÜŞÜNCESİ

  • “Aile kurumu, Anne- Baba, çok değerlidir. Ancak çocuk Kuran okuduğu için dövülüyorsa, eli kolu bağlanıyorsa, bilmediği bir istikamete götürülüyorsa, zorla dağa gönderiliyorsa, bu çocuk korkar. O insanlarla durmak istemez hayat garantisi ister. Dövmeyeceklerine, elinden Kuran-ı almayacaklarına, namaz kılmalarına müsade edecekse, neden görüşmeyi istemesin çocuk. Tamamen can güvenliği ile alakalı bir durumdur bu”.

  • “Aile kusursuz bir müessese değildir. Cezaevinde bir çok yüz kızartıcı suç işleyen anne baba yatıyor.”

  • “Aklı başında, demokrat, doğru insana Anne-Baba denir. Çocuğuna zulm eden Anne Baba olamaz.”

 

Yazar bu kadar geniş bir karşıt kitleye ve iftiraya karşı nasıl ayakta duruyor?

 

  • “Nezaket, saygı ve hoşgörü içinde karşısındakine değer veren fakat fikri mücadelede bilimsel verileri esas alan bir uslup ile mücadele yürütülmektedir.”

  • “Ayakta tutan Allah`tır. inşaAllah.”

  • “Eserlerde asla hakaret veya saygısızlık bulunmamaktadır”.

 

HARUNYAHYA TV YAYINLARI

 

  • Yazar, inanılması güç bir tempo ile yaklaşık 3 senedir hemen hergün, www.harunyahya.tv adresinden, Canlı olarak 22:00`dan itibaren, arkadaşlarıyla, “Ahir Zaman sohbetleri” adlı programa katılmakta ve sevenleri ile sohbet etmekte ve sevenlerin sorularını yanıtlamaktadır. Siz de sorularınızı ahirzamansohbetleri@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

 

BUGÜN İTİBARİYLE...

 

  • Sayın Oktar, kendisine yaklaşık 30 yıllık ilmi mücadelesi boyunca çeşitli kompolar kuran, akıl ve mantık dışı iftiralarla karalamaya çalışanlara karşı her zaman affedici ve merhamet edici oldu.

  • Yüce Allah`ın “... Sen en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır...” ( Fusillet suresi,34) ayetiyle bildirdiği ahlaka uyan Sayın Adnan Oktar aleyhinde bugüne kadar kurulan tüm tuzaklar bozulmuştur. Allah`ın izniyle, bu olayda hak muhakkak ortaya çıkacak, Sayın Oktar`ın masumluğu bir kez daha teyit edilecektir.

 

SONUÇ

  • Sayın Adnan Oktar, içinde olduğu bu koşullar altında dahi halen büyük bir şevk ve azimle kitap çalışmalarına devam etmekte ve insanları güzel ahlakı yaşamaya çağırmaktadır.

 

Bu sunum değerli Yazar Harun Yahya`nın eserlerinden faydalanarak hazırlanmıştır.

2010-08-02 09:12:35
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top