Fethullah Gülen Hocaefendi, birçok konuşmasında Hz. Mehdi (a.s)'ın bir şahıs olarak zuhur edeceğini açık ve net bir şekilde ifade etmektedir.



 

 

HAZRETİ MEHDİ HAKKINDA VARİT OLAN HADİSLER MÜTEVATİR DERECEDEDİR. Aşağı yukarı yirmi küsür sahabi bunu anlatmaktadır. Yirmi küsür sahabinin bunu naklettiğini ve buna ait vakaların ne kadar mütevatir olduğunu Kettani mütevatir hadisleri topladığı bir hadis kitabında; mütevatir hadisler hakkında fikir verdiği bir kitapta ifade etmektedir.

 

Fethullah Gülen Hocaefendi konuşmasının bu bölümünde, Hz. Mehdi (as)’dan bahsederken ona “Hazret” şeklinde hitapta bulunarak ahir zamanın büyük Mehdisinin şahıs olarak geleceğine önemli bir vurgu yapmıştır. Çünkü “Hazret” KİŞİLERE HİTABEN KULLANILAN bir saygı ifadesidir. Hiçbir zaman bir gruba, bir topluluğa ya da bir topluma “HAZRET” şeklinde hitapta bulunulmaz.

Aksine HAZRET hitabı; peygamberler, veli kişiler, evliyalar gibi, imanda derinleşmiş mübarek zatlar için kullanılır. Fethullah Gülen Hocaefendi de Hz. Mehdi (as)’dan bahsederken ona “Hazreti Mehdi” şeklinde hitap ederek AHİR ZAMANIN BÜYÜK MEHDİSİNİN; bazı kişi ve grupların iddia ettikleri gibi bir şahsı manevi değil aksine bir insan olacağına inandığını ispatlamaktadır.

 

Ayrıca biz arzettiğim kitapları Hakim'in Müstedrek'ini Beyhaki'nin Sünen-i Kübra'sını karıştırdığımız zaman Muhammed'i ile Mehdi'si ile AHİR ZAMANDA ZUHUR EDECEK ZAT'LA YÜZ YÜZE GELİVERİRİZ.

 

Fethullah Gülen Hocaefendi konuşmasının devamında, Hz. Mehdi (as)’ın bir şahsı manevi değil aksine bir zat olduğunu; “… MUHAMMED'İ İLE MEHDİ'Sİ İLE AHİR ZAMANDA ZUHUR EDECEK ZAT'LA YÜZYÜZE GELİRİZ.” ifadesiyle de açık bir şekilde bir kez daha ifade etmiştir. Bilindiği gibi “Zat” kişi demektir ve sadece insanı tanımlamak için kullanılan bir sıfattır. Hiçbir zaman zat kelimesi bir şahsı maneviye yani bir topluluğa, bir gruba hitaben kullanılamaz.

Fethullah Gülen Hocaefendi de bu bilgi doğrultusunda; Peygamberimiz (sav)’in hadislerinin yer aldığı Müstedrek ve Sünen-i Kübra gibi büyük hadis kitapları okunduğunda AHİR ZAMANDA GELECEK OLAN MEHDİNİN AYNI PEYGAMBERİMİZ (SAV) GİBİ BİR ZAT YANİ BİR İNSAN OLDUĞUNUN ANLAŞILACAĞINI HATTA HADİSLERİ OKUYANLARIN ONUN YÜZÜNÜ GÖRÜR GİBİ OLACAKLARINI belirtmiştir. Ayrıca bu ifadesinde dikkat çeken bir başka yön de; Fethullah Hoca’nın Hz. Mehdi (as)’dan bahsederken Peygamberimiz (sav)’in adı olan Muhammed ismine dikkat çekerek örneklendirmelerine devam etmiş olmasıdır. Bu anlatım şekli de Hz. Mehdi (as)’ın isim ve görünüm olarak Peygamberimiz (sav)‘e benzeyen, Allah tarafından dünyanın son döneminde bir takım hayırlı işlerin yerine getirilmesi için görevlendirilmiş bir insan olacağını gösteren başka bir işaret olması açısından önem taşımaktadır.

MEHDİ İNSANLARIN HİDAYETİNE VESİLE OLAN ZAT DEMEKTİR. Öteden beri müceddid ve aktab durumu içinde çok mehdiler gelmiştir. Ümmet-i Muhammed Aleyhissalatu Vesselam’ın hidayetine vesile olmuş, vazife yapmış, gitmişlerdir. Cenab-ı Hak makamlarını Cennet eylesin.

Fethullah Hocamız, bu anlatımında ahir zamanda zuhur edecek Mehdi’nin kim olduğunu tanımlarken, bir kez daha onun bir zat olduğuna dikkat çekmiştir. İçinde yaşadığımız Ahir zamana kadar gelmiş geçmiş veliler arasında çok sayıda bazı yönleriyle Mehdi sıfatı taşıyan muhterem zatlar olduğunu ve bu kişilerin müslümanların hidayetine vesile olacak hayırlı çalışmalar yaptıktan sonra vefat ettiklerini ifade etmiştir. Ardından da Fethullah Gülen Hocaefendi, bu mübarek zatlar için Allah’a “CENAB-I HAK MAKAMLARINI CENNET EYLESİN” diyerek dua etmiştir. Fethullah Hoca’nın bu muhterem zatlar için yapmış olduğu bu dua onların birer şahsı manevi değil şahıs olarak geldiklerini ve yine şahıs olarak hizmet ettiklerini göstermektedir. Çünkü Fethullah Hocaefendi bir şahsı manevi için “ahiretteki makamı cennet olsun” diye dua edilmeyeceğini bilir. Ancak mübarek müslümanlar için bu şekilde dua edilebilir. Bu nedenledir ki, aynı kendisinden öncekilerin şahıs olması gibi ahir zamanın Büyük Mehdisi de bir şahıs olarak gelecektir. Çalışmalarıyla dünyanın son döneminde yaşayan insanların hidayet bulmalarına ve iman etmelerine vesile olacaktır.

Tabi ki Ahir zamanda hadiseler böyle karışık ve girift olunca daha büyük zatların zuhur etmesi gerekiyor, Allah’ın lütfunun ifadesi olarak Efendimiz (sav)’in davasını temsil edecek yani Muhammedilikle zuhur edecek .

Muhammed Mehdi esasen bir şahsı maneviyi temsil edecek, bir şahsı manevinin başına geçecek, bu şahsı manevinin misyonları olacak. Bu misyonlar İslamiyet’e hizmeti tekeffül etmiş (üstlenmiş) bulunacak.

Evvela zuhur ettiği yerde, sonra cihanın her parçasında hakikat-i Ahmedi Aleyhissalatu Vesselam’ın şehbal (kanat) açmasına vesile olacak. İşte dua ediyoruz, Allah’ın lütfunu bekliyoruz, tecessüm etmiş (göz önüne gelmiş, görünen) bir lütf-u İlahi olan Mehdi’den lütfedeceğini intizar ediyoruz (ümid ederek bekliyoruz).

 

Fethullah Hocaefendi, konuşmasının son bölümünde ise ahir zamanda materyalizm, komünizm, ateizm gibi dinsiz akımların yarattığı dehşet ortamını huzur, barış ve güven ortamına kavuşturacak insanların güç ve yüksek akıl sahibi özel bazı şahıslar olması gerektiğine dikkat çekmiştir. Dikkat edilirse Fethullah Hocaefendi, burada da yine özellikle zat kelimesini kullanmış ve; ahir zamanda “DAHA BÜYÜK ZATLARIN ZUHUR ETMESİ” gerektiği şeklinde bir yorum yapmıştır. Bu ifadesi, müslümanların 1400 yıldır aşkla şevkle heyecanla bekledikleri Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)’ın bir şahsı manevi olarak değil aksine birer şahıs olarak zuhur edeceklerinin net bir açıklamasıdır. Nasıl hicri 1400’e kadar gelmiş olan tüm müceddidler, tüm veliler birer zatı muhterem olarak gelmiş ve irşad vazifelerini aynı şekilde birer zat olarak yerine getirmişlerse aynı şekilde Hz. İsa (as) da, Hz. Mehdi (as) da birer zat olarak bu hicri yüzyılda görev yapacaklardır.

Hz. Mehdi (as) ihlaslı müslümanlardan teşekkül etmiş bir şahsı manevinin lideri olacak, bu şahsı maneviyi temsil edecek ve kendisine iman bağıyla bağlı olan müslümanları Kuran ahlakının yeryüzünde hakim olması için teşvik edip görevlendirecektir.

Özetle Hz. Mehdi (as) bir şahsı manevinin adı değil kendisine iman bağıyla bağlı müslümanlardan oluşmuş bir şahsı manevinin başında olan Peygamberimiz (sav)’in soyundan bir Zatı Muhterem olacaktır.

2011-06-16 16:32:29
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top