Ahıskalı Ali Haydar Efendi'nin hayatı



Maneviyat dünyamızın önderlerinden Ahıskalı Ali Haydar Efendi, 1870 yılında Batum’un Ahıska kasabasında doğmuştur.

1894'te Erzurum'daki Bakırcı Medresesi'nde devrin ünlü alimlerinden ders almıştır. Buradaki eğitiminin ardından, İstanbul Fatih Camiinde ünlü Beyazıd öğretmenlerinden Çarşambalı Hoca Ahmet Hamdi Efendi’den 1901 yılında icazet almış, 1902 yılında Fatih Camii'nde hocalık görevine başlamıştır.

Bir yandan hocasının derslerine devam ederken diğer yandan kadı yetiştiren Medreset-ül-kuzât'a gidip 1906 yılında mezûn olmuştur.  Çeşitlli illerde kadılık yaptıktan sonra  pek çok daire ve mahkemede başkanlık görevi yapmış, 1914 yılında Sahn Medresesi Fıkıh Müderrisliği'ne tayin edilmiştir. 

Birinci Dünya Savaşının başlamasının ardından, 14 Kasım 1914'te ilan edilen Cihad-ı Ekber fetvasını, Fetva Emini sıfatıyla Fatih Camii'nde okumuştur. Aynı zamanda “23 Kasım 1914'te Cihad Beyannamesi”nde bulunan 29 imzadan biri de Ali Haydar Efendi'ye aittir. 
Derin bir bilgisi ve kuvvetli bir hitabet gücü olan Ahıskalı Ali Haydar Efendi, 1915'te şeyhülislamlıkta yeni kurulan ‘Telif-i Mesail’ yani sorunların yazılması heyetinin başına getirilmiştir. Birinci Dünya Savaşı boyunca görevine devam eden Ali Haydar Efendi 1916-1923 yılları arasında her Ramazan ayında padişah huzurunda yapılan huzur dersleri adı verilen tefsir dersi ve sohbet toplantılarına başmuhatap olarak tayin edilmiştir.
Ali Haydar Efendi, İslam’a hizmet yolunda, bu yolun diğer tebliğ edicilerinin yaşadığı çile ve sıkıntıları yaşamış ama hiçbir şekilde Kuran ahlakını yaşamaktan ve anlatmaktan taviz vermemişve hizmetlerine aralıksız devam etmiştir. 

İbadete çok düşkün olan Ali Haydar Efendi hayatı boyunca ilim öğrenmek, öğretmek ve insanlara İslâmiyet’i anlatmakla meşgul olmuştur.Kuvvetli hitabetiyle insanların iman etmesine vesile olmuştur. Vaktinin büyük bir bölümünü Kur'an-ı Kerim okumakla geçiren Hoca Efendinin çevresine tavsiyesi "Soyumdan değil, yolumdan gelen benim evlâdımdır" şeklinde olmuştur. 

Hayatının son dönemleri hapishanelerde ve mahkemelerde geçmiştir. Çile içinde geçen dönemlerindeki tevekkül ve sabrı ile tüm Müslümanlara örnek olmuştur. "İslam’ın devam ve bekası, iyiliği emredip kötülükten alıkoymanın devamına; yıkılması ise iyiliği emredip kötülükten alıkoymanın terkine bağlıdır."  sözü onun görüşlerini açıklayan güzel bir örnektir. 

Ali Haydar Efendi diğer birçok tarikat şeyhi gibi yüzlerce yıldır devam eden; ardından gelecek vekilini seçme adetini ahir zamana girilmesiyle birlikte bırakmıştır.Çünkü Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde tüm tarikatlar ona biat edeceklerdir. Hz. Mehdi (as) tüm İslam aleminin mürşidi,velisi, kutbudur. 
Tüm tarikatlar Hz. Mehdi (as)'ın zuhur vakti olan hicri 1400 itibariyle onun zuhurunu ve doğal mürşitliğini beklemeye başlamışlardır.
Ali Haydar Efendi de Hz. Mehdi (as) yüzyılında yaşadığımızı söyleyerek ardında vekil bırakmamıştır.

Efendi Baba Şeyh Ali Haydar Efendi Hazretleri  Ağustos1960 günü "Allah" diyerek ruhunu teslim etmiştir.

2011-07-07 14:10:26
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top