|
İnsanlara
bir rahmet ve hidayet rehberi olarak indirilen Kuran'da
Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav)'in yaşadıklarından, inkar
edenlere yönelik tebliğinden ve Allah'ın dinini yaymak
için yaptığı büyük mücadeleden çok önemli hikmetler
aktarılır. Aynı şekilde Peygamberimiz (sav)'den önce yaşamış
olan Hz. Musa, Hz. Yusuf, Hz. İsa, Hz. Yunus, Hz Lut,
Hz. Nuh, Hz. Şuayb ve Hz. Salih gibi birçok elçinin
hayatları hakkında da önemli bilgiler verilir. Onlar
da, Peygamberimiz (sav) gibi, insanları Allah'a iman etmeye
davet edip ahiret gününe karşı uyarmakla, güzel ahlakın
toplum içinde benimsenmesi amacıyla hak dinin tebliğini
yapmakla sorumlu kılınmışlardır.
Ayetlerde elçilerin güzel ahlakları, samimi duaları,
zorluklar karşısındaki tavırları ve ihlaslı çabaları
tüm insanlara bir öğüt ve hatırlatma olarak tarif edilir.
Ve Allah insanlara, bu kutlu elçilerin gösterdikleri
yola uymalarını, onlara itaat etmelerini öğütler. Bu
hidayet önderlerinin yolunda ilerleyen, sakınan ve davranışlarını
düzeltenlerin, dünya ve ahiret hayatları boyunca bir
korku ya da üzüntü yaşamayacaklarını müjdeler. (Araf
Suresi, 35) Elçilerin gönderilme amaçları Nisa Suresi'nde
şu şekilde bildirilir:
Biz elçilerden hiç kimseyi ancak Allah'ın
izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir şeyle
göndermedik... (Nisa Suresi, 64)
İşte Kuran'da bu değerli ve kutlu insanlar arasında
adı geçen peygamberlerden biri de Hz. Süleyman'dır.
Hz. Süleyman Hz. Nuh'un soyundan gelen, kendisine Allah
katından hidayet ve yüksek ilim verilen bir peygamberdir.
Kuran'da Hz. Süleyman ile ilgili olarak şöyle buyurulmaktadır:
Bundan önce de Nuh'u ve onun soyundan
Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u
hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları işte böyle
ödüllendiririz. (En'am Suresi, 84)
Allah Hz. Süleyman'ı İsrailoğulları'na bir uyarıcı
ve korkutucu olarak göndermiştir. Ve o, Allah katından
vahiy alan peygamberlerden biridir:
Nuh'a ve ondan sonraki
peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik.
İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına,
İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik.
Davud'a da Zebur verdik. (Nisa Suresi, 163)

Kitabın ilerleyen bölümlerinde detaylı olarak göreceğimiz
gibi, Allah Hz. Süleyman'a büyük bir saltanat, eşsiz
bir zenginlik, cinler ve kuşlarla desteklenmiş çok güçlü
ordular ve üstün ilimler lütfetmiştir. Yaşadığı topraklarda
hayatı boyunca adaletle hükmetmiş, yüksek yöneticilik
ve hakimlik vasfı ile farklı toplulukları hizmetinde
toplamıştır. Ancak kainattaki tüm ilimlerin, mülkün
ve hükmün gerçek sahibinin alemlerin Rabbi olan Allah
olduğunu her zaman bilerek, her işinde Allah'a yönelmiş
(Sad Suresi, 30), O'na karşı olan boyun eğici ve teslimiyetli
tavrını hayatı boyunca muhafaza etmiştir.
Bu kitabı yazmaktaki amacımız da, Allah'ın, birçok
yönden insanlara üstün kıldığı Hz. Süleyman'ı Kuran'da
tarif edilen özellikleriyle insanlara tanıtmak, Rabbimizin
bu seçkin kulunun örnek ahlakı üzerinde derin derin
düşünmektir. Hz. Süleyman'dan bahseden ayetler öğüt
almak amacıyla incelendiğinde, her birinin günümüze
de ışık tutan pek çok önemli öğüt ve dersler taşıdığı
görülecektir.
Bu kitabın yazılmasındaki bir diğer amaç ise, söz konusu
kıssanın birçok yönüyle ahir zamana bakıyor olmasıdır.
Bilindiği gibi ahir zaman, kıyamete yakın bir vakitte
Kuran ahlakının tüm dünya üzerinde hakim olacağı ve
insanlar arasında yaygın olarak yaşanacağı bir dönemdir.
Geçmiş dönemlerde yaşanan ahlaksızlıklar, baskılar,
zulümler, adaletsizlikler ve dejenerasyon bu kutlu dönemde
ortadan kalkacak, her türlü sıkıntının yerini bereket,
bolluk, zenginlik, güzellik, barış ve huzur alacaktır.
Teknolojide çok büyük gelişmeler yaşanacak ve bunlar
tüm insanların hayrı ve rahatlığı için kullanılacaktır.
"Biz Davud'a Süleyman'ı
armağan ettik. O, ne güzel kuldu.
Çünkü o, (daima
Allah'a)
yönelip-dönen biriydi."
(Sad Suresi, 30) |
Peygamber Efendimizden nakledilen hadislerde ahir zamanın
pek çok özelliği tarif edilmektedir. Bu dönemde, Allah,
Hadi (hidayet veren) sıfatını taşıyan bir şahsı (Hz. Mehdi)
vesile edecek, inkarcı felsefe ve ideolojileri ortadan
kaldıracak ve dünyanın dört bir yanında devam eden zulüm
ve kargaşayı sona erdirecektir. Hz. Mehdi'nin en önemli
görevi, dinin Peygamberimiz (sav) dönemindeki şekliyle yaşanmasını
sağlamak, Kuran ahlakını insanlar arasında hakim kılmak,
tüm dünyada huzuru ve barışı tesis etmektir. Peygamber
Efendimiz (sav)'in aşağıdaki hadisinde ise Hz. Mehdi'nin Hz. Süleyman
ve Hz. Zülkarneyn ile ortak bir özelliğine dikkat çekilmektedir:
Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi
dünyaya hükmedecektir. (El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil
Mehdiy-il Muntazar, s. 29)
Yukarıdaki hadiste, Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn
dönemlerinde yaşanan yeryüzü hakimiyetiyle, Hz. Mehdi döneminde
yaşanacak olan hakimiyetin birbiriyle çok benzeyeceğine
dikkat çekilmektedir. İşte bu nedenle Hz. Süleyman ve
Hz. Zülkarneyn dönemini anlatan ayetler bu bakış açısıyla
incelendiğinde, her birinin ahir zamana ve Altınçağ'a
yönelik çok önemli işaretler içerdikleri görülür. (Hz.
Zülkarneyn dönemi ile ahir zaman bağlantısını "Kehf Suresi'nden
Ahir Zamana İşaretler" isimli kitabımızda okuyabilirsiniz.)
Nitekim ahir zamanda bilim ve teknoloji alanında yaşanacak
olan gelişmeler, ekonomik ve sosyal hayattaki ilerlemeler
Hz. Süleyman kıssasındaki pek çok açıklamayla çok büyük
benzerlikler taşımaktadır. Ayetlerdeki bu anlatımlar
iman edenlerin dünya üzerinde gelişen olayları daha
geniş bir perspektiften değerlendirmelerine vesile olan,
ufuklarını açan, çok hikmetli açıklamalardır. Bu kitabın
bir amacı da tüm insanları ahir zamanın bu müjdesi üzerinde
düşünmeye ve bunun şevk ve heyecanını birbirleriyle
paylaşmaya teşvik etmektir.

|