''Atamız hurmaydı'' iddialarıyla halkımız aldatılamaz

Son dönemlerde ülkemizde tanınmış bazı din alimleri, Darwinizm fikrinin ilk olarak Müslüman alimler tarafından ortaya atıldığını iddia ederek, “atamız hurmaydı” aldatmacasının savunuculuğunu yapmaktadırlar. Tıpkı Darwin gibi Türkleri aşağı ırk olarak gören bir şahsın görüşlerine sahip çıkmakta ve halkımıza “atalarımız hurmaydı” aldatmacasını benimsetmeye çalışmaktadırlar.

Ancak bu, Darwinist diktatörlüğün süregelen oyunlarından bir diğeridir.

Hurmayı insanın atası olarak göstermeye çalışan mantık son derece aciz bir mantıktır. Bu iddia, normal şartlarda ilkokul çocuklarının bile güleceği son derece uydurma bir izahtır. Fakat konu gündemde olduğundan, iddianın geçersizliğini anlatmak yerinde olacaktır.

Tüm diğer canlılar gibi, bitkiler de milyonlarca yıl boyunca değişmemiş, aynı kalmışlardır. İlk bitki fosilleri Karbonifer dönemine yani günümüzden yaklaşık 350 MİLYON YIL ÖNCESİNE AİTTİR. Ve bu döneme ait bitkiler günümüzdekilerle AYNIDIR. Bazı kişilerin “atamız” olduğunu iddia ettikleri HURMA BİTKİSİNİN YAPRAĞININ İSE, KRATESE DÖNEMİNE (146-65 MİLYON YIL ÖNCE) AİT FOSİLİ BULUNMAKTADIR. Bitki, yaklaşık 140 milyon yıl boyunca HİÇBİR DEĞİŞİME UĞRAMAMIŞTIR. Zamanla kolları bacakları gelişmemiş, insana dönüşmemiştir. “Atalarımız mikroptu”, “atalarımız solucandı”, “atalarımız hurmaydı” şeklinde zaman zaman gündeme getirilen bu tip iddialar, bilimsel gelişmelerin ve delillerin artık çok iyi farkında olan insanlarımızı yalnızca güldürmektedir.

Bütün bunların ötesinde, Darwinizm taraftarları, hurma hakkında söz konusu demagojide ısrar ederken, hurmanın kendisinin karşılarında büyük bir mucize olarak yaratılmış olduğunu unutmaktadırlar. Bir hurma, hatta yalnızca çekirdeği, tek bir yaprağı bile Darwinistlerin hiçbir şekilde izah edemeyecekleri bir mucizedir. Hurma üzerinden asılsız demagojilerle fikir üreten kişiler, hurma mucizesinin olağanüstülüğüne evrimle bir açıklama getirememektedirler.






Yaklaşık 140 milyon yıllık hurma yaprağı fosili, hiçbir değişime uğramamıştır.












Yaklaşık 300 milyon yıllık Karbonifer dönemine ait eğrelti otu, bugünkü eğrelti otları ile aynıdır.


Darwinistler, iddialarının tümünde olduğu gibi bitkilerin hayali evrimi konusunda da 150 yıldır insanlara delil değil yalnızca demagoji sunarlar. Çünkü –tüm diğer canlılarda olduğu gibi– bitkilerin hayali evrimini kanıtlayan tek bir tane bile kanıt yoktur. Üstelik bu gerçeğin Darwin de farkındadır. Bitkilerin ani ortaya çıkışı, mükemmel yaratılışı ve hiçbir evrimleşme göstermemeleri karşısında Darwin, şu itirafı yapmıştır:

Bitki aleminin tarihinde (bilimsel sınıflama açısından) yüksek seviyeli BİTKİLERİN AÇIKÇA ANİDEN VE BİRDENBİRE GELİŞİMLERİ kadar bana daha olağanüstü gelen bir olay yoktur. 1

Ara fosillerin olmadığını, canlıların değişmeden tam yerli yerinde ve muntazam şekilde var olduklarını, gözün kompleks yapısını açıklayamadığını itiraf eden Darwin, bitkilerin gelişimine de bir açıklama getiremediğini itiraf etmiş olmaktadır. Ancak onun teorisinin günümüz savunucuları, milyonlarca kesin bilimsel delile rağmen, bu aldatmacayı sürdürmeye devam etmektedirler.

Darwinistlerin artık demagojiye son vermeleri ve yenilgiyi kabul etmeleri gerekmektedir. Şu anda Darwinizm’in yenilgisi, Yaratılışı ispat eden 100 milyon fosil ile olmuştur. Yer katmanlarından 100 milyondan fazla fosil çıkarılmıştır ve bu canlıların HİÇBİRİ DEĞİŞİME UĞRAMAMIŞ CANLILARDIR. Dahası, 100 milyon fosil arasından TEK BİR TANESİ BİLE ARA FOSİL DEĞİLDİR. Evrim diye bir şey yoktur. İNSANLAR ALDATILMIŞLARDIR. Ancak şimdi artık Darwinizm safsatasını ciddiye almamaktadırlar. Kuran’daki izahlara tam anlamıyla ters düşen, bilimsel delillerle kesin olarak yalanlanmış, tek bir ara fosil ile bile desteklenmemiş olan bu iddianın tuzağına halkımız düşmemektedir. Halkımız meleklerin, cinlerin evrimle yaratılmadığını, yılana dönüşen Hz. Musa’nın asasının evrimle şekil değiştirmediğini bildikleri gibi canlıların da evrimle oluşmadığını bilmektedirler.



1 Erik Stokstad, "Fossil Plant Hints How First Flowers Bloomed", Science, Volume 296, sayı 5569, 3 Mayıs 2002, s. 821

2009-03-20 13:19:30

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top