Ateist Siyonistlerin çirkin oyunlarını eleştirmeyi Yahudi düşmanlığı olarak algılayanlar yanılmaktadırlar

İslam dininin özünde sevgi, barış, dostluk, sevgi ve şefkat vardır. Kuran’a göre yaşayan bir insanın kin, husumet ve düşmanlık içinde olması mümkün değildir. Müslümanların, Musevilere bakış açıları da bu sevgi ve şefkat anlayışı dahilindedir. Samimi Museviler, Kuran’da Allah’ın Ehl-i Kitap olarak tanıttığı ve Müslümanlara emanet ettiği dindar insanlardır. Allah’a, Peygamberlere, meleklere, ahiret gününe, cennet ve cehenneme inanan samimi dindar Museviler, Allah’ın izniyle Kıyamete kadar Müslümanların koruması altında olacaklardır.

Ancak şu anda dünyada, ateist Siyonistlerin dünya çapında oynadıkları çirkin oyunların deşifre edilmesi, yine aynı çevreler tarafından kasıtlı olarak, “Yahudi düşmanlığı” olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Çoğu zaman ateist Siyonistler, durumlarının deşifre edilmesinden rahatsızlık duyarak bu durumu karşı atakla bertaraf etmek ve suçlamayı karşı tarafa yöneltmek için bu oyunu oynamaktadırlar. Oysa bu son derece çirkin bir oyundur.

Öncelikle, genelde Yahudi düşmanlığı olarak olarak anlaşılan anti-Semitizm teriminin asıl anlamı, “Sami düşmanlığı”dır. Yani Sami ırkından gelen, diğer bir ifadeyle "semitik" milletlere karşı duyulan nefreti ifade eder. Sami ırkı ise temel olarak Araplardan, Yahudilerden ve diğer bazı Ortadoğu kökenli etnik gruplardan oluşmaktadır.

Söz konusu ırkçı görüşün kökeni farklı ırklara dayanmasına rağmen, ateist Siyonistler tarafından her zaman bu terim Yahudi düşmanlığı olarak lanse edilmiştir.

Burada önemle belirtilmesi gereken şey şudur: Anti-Semitizm, din aleyhtarı bir ideolojidir. Dolayısıyla bir Müslümanın antisemitizmi benimsemesi, bu ideolojiye sempati duyması düşünülemez. Bir antisemit, Hz. İbrahim'e, Hz. Musa'ya veya Hz. Davud'a da düşmandır ki, bu insanlar Allah'ın seçip insanlara örnek olarak görevlendirdiği, Kuran’da övdüğü kutlu, mübarek peygamberlerdir.

DÜNYADA KAN DÖKÜCÜ EYLEMLERİ GERÇEKLEŞTİREN, MASONLUĞUN KONTROLÜNDE HAREKET EDEREK GÖZLERİNİ KIRPMADAN SAVAŞ VE KATLİAMLAR YAPAN KİŞİLER, ATEİST SİYONİSTLERDİR. Bu çirkin eylemler elbette GÖRÜLDÜĞÜ YERDE KINANACAK VE ELEŞTİRİLECEKTİR. BUNUN ANTİ-SEMİTİZM İLE HİÇBİR İLGİSİ YOKTUR. Fakat söz konusu kirli oyun neticesinde tüm eleştiriler Yahudi düşmanlığı görünümünde sunulduğundan, ateist Siyonistler ve İsrail hükümeti hiçbir şekilde eleştirilememektedir. Ateist Siyonistler, sinsice oluşturdukları karşı atak yöntemi neticesinde, kendilerini dokunulmaz hale getirmişlerdir.

Şu anda dünyada Amerikan hükümeti eleştirilebilmekte, İngiliz, Rus, hatta komünist Çin hükümeti bile eleştirilebilmektedir. Dünyada tek eleştirilemeyen kesim ise, ateist Siyonistler ve İsrail hükümetidir.

BU OYUNA KANMAMAK SON DERECE ÖNEMLİDİR. Akılcı hareket edip ateist Siyonistlerin yaptıkları kirli eylemlerin mutlaka ortaya çıkarılması, ne kadar büyük bir tehlike olduklarının deşifre edilmesi son derece büyük önem taşımaktadır.

Önemle belirtilmesi gereken konu ise, bu sinsi hareketin sahiplerinin eylemleri eleştirilirken, bu eleştirilerin tertemiz Musevi dindar halkı içermediğidir. Nasıl ki, Hitler’i veya Mussolini’yi eleştirmek, onların zulüm, katliam ve nefret dolu sistemlerinin korkunçluğunu tüm dünyaya deşifre etmek, Alman veya İtalyan halkına düşmanlık anlamına gelmiyorsa, Stalin’in komünist yönetimini eleştirmek Rus halkına yönelik bir husumetin alameti değilse, hatta anti-Semitizm Arap düşmanlığı anlamına geldiği halde bile Saddam gibi sosyalist Arap liderlere olan eleştirilerin hiç biri bu yönde değerlendirilmiyorsa, ateist Siyonistlerin çirkin eylemlerini eleştirmek de, dindar Musevilere yönelik bir husumet anlamına gelmemektedir, gelmesi de mümkün değildir. Hatta tam tersine bu tutum, samimi Musevi halkın korunması anlamına gelmektedir.

Museviler, Allah’a aşk, sevgi ve coşkuyla bağlı olan, Allah’tan saygıyla korkan, Peygamberlerin, meleklerin, ahiretin, cennet ve cehennemin varlığına inanan son derece değerli dindar insanlardır. Ateist Siyonistlerin kanlı eylemlerinin, tertemiz Musevi halkına mal edilemeyeceği açıktır. Samimi dindar Musevi halk, Kuran’a göre daima Cenab-ı Allah’ın koruması altında olan ve Müslümanlara emanet edilen Ehl-i Kitap’dır. Dolayısıyla dindar Musevi halkın, bir grup ateist sapkının eylemlerine göre değerlendirilemeyeceği ortadadır.

Dolayısıyla bu çirkin propagandanın yine ateist Siyonistlerin kirli oyunlarından biri olduğunun anlaşılması son derece elzemdir. Ateist Siyonistlerin tüm kanlı eylemleri ve sapkın düşünce sistemi, deşifre edilmeye devam edecek ve dünya çapında gerçekleştirilen bu sinsi oyun Allah’ın dilemesiyle mutlaka bozguna uğrayacaktır.


2009-09-25 09:27:36
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top