Dürüstlük en iyi politikadır

Türkiye Başbakanı Davutoğlu, göreve başladığından beri Tahran’a ilk ziyaretini gerçekleştirdi. Bu ziyaretin zamanlaması oldukça önemli çünkü Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nın (JCPOA) ardından İran’a yaptırımlar kaldırıldı ve geçen hafta gerçekleşen seçim sonuçlarına göre bu anlaşmayı yöneten reform yanlısı politikacılar hükümette daha fazla söz sahibi oldular.

Peki bu gelişmeler ne anlama geliyor?

İran ile Türkiye arasındaki siyasi bağlar normalleşiyor mu?

Pek çok gazeteci İran ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesi açısından bu ziyaretin önemine değindi ancak bunun yeterli olmadığı açık. Nitekim İran ile Türkiye arasındaki ilişkiler son bir senedir hemen hemen dondurulmuş durumdaydı. Bu durum düşünüldüğünde Sn. Davutoğlu’nun İran ziyareti ilişkilerdeki gerilimi düşürmek adına iyi bir başlangıç olacak gibi görünüyor.

Bölgede yalnızlaştırılmanın ne demek olduğunu iyi bilen İran ve Türkiye yeni gelişmelerle birlikte, bölge halklarının refahını sağlamada işbirliği yapmak için iyi bir fırsat yakalamış durumdalar. Karşılıklı ziyaretlerin üst düzey liderler seviyesinde devam ettirilmesi bu nedenle oldukça önemli.

Bu gibi ziyaretler Türkiye ve İran’ın birbirlerini daha iyi tanımalarına vesile olacaktır. Her iki ülke de ihtiyaçlarını ve çıkarlarını daha iyi anlayacak, ilişkilerini geliştirmek adına gerektiği gibi hareket edeceklerdir.

Yaptırım politikaları yüzünden uzun süredir baskı altında yaşayan İran gelişmelerle birlikte uluslararası topluma entegre olma sürecine girmiştir. İşte Türkiye, bu entegrasyon sürecinde ortak ekonomik ve kültürel projelerini paylaşarak İran’a yol göstermeli, yardım etmelidir. Coğrafi açıdan birbirlerine sınır komşusu olan İran, Türkiye’yi Asya’ya bağlarken, Türkiye de İran için Avrupa’ya geçiş imkanı sunan ülke konumundadır, dolayısıyla iki ülke ekonomisi karşılıklı olarak bu durumdan fayda sağlayacaktır.

Türkiye ve İran’ın Suriye iç savaşındaki rolü

Türkiye ve İran’ın Suriye iç savaşı konusundaki tutumları farklı da olsa birlikte çalışarak bölgede akan kanı durdurmaları mümkündür. Bunun için her ikisi de bölgenin güçlü ülkeleri olarak istikrar ve güvenliği sağlamak için gerekli sorumluluğu üstlenmelidirler. Dolayısıyla iki ülke arasındaki farklılıkların ve anlaşmazlıkların sürekli olarak vurgulanması ve bu nedenle birbirlerinden ayrı olmaları elbette ki akılcı bir tutum değildir. Akılcı olan; müşterek çıkarların belirlenmesi ve bu doğrultuda projeler geliştirilmesidir. Diğer taraftan İran’ın nüfus yapısını incelediğimizde kayda değer sayıda Türk’ün İran’da yaşadığını görürüz; Azerbaycan Türkleri, Türkmenler, Kaşgarlar ve Avşarlar gibi. Bütün bunlar, Suriye’nin üniter yapısını korumak ve dış güçlerin bölgede kendi kararlarını uygulamasını engellemek için İran ve Türkiye’nin karşılıklı anlaşma içinde hareket etmelerinin bir zorunluluk olduğunu bize göstermektedir.

Ekonomik ilişkileri geliştirmek için karşılıklı imkanları gözden geçirmek

İran ve Türkiye’nin bölgenin güçlü devletlerinden olduğundan bahsetmiştik, bu gerçekten yola çıkan bazı araştırmacılar yanlış bir yargıya varmakta ve yaptırımların çoğunun kaldırılmasıyla birlikte İran’ın uluslararası topluma entegrasyonunun gerçekleşmesinin Türkiye’yi rahatsız edeceğini düşünmektedirler. Oysa Sn. Davutoğlu “Her iki ülkenin de birbirini tamamladığını ve İran’a yaptırımların kaldırılmasının en çok Türkiye’yi sevindirdiğini” konuşmalarında açıkça ifade etmiştir.

Türkiye, en zor günlerinde her zaman İran’ın yanında olmuş ve yaptırımların kaldırılması için büyük çaba harcamıştır ve ilerleyen günlerde de bu yönde hareket edeceği gayet açıktır. Nitekim ortak tarihlerini incelediğimizde iki ülkenin siyasi farklılıklardan dolayı hiç anlaşmazlık yaşamadıklarını görürüz. Çıkar çatışmalarına ve siyasi farklılıklarına rağmen dört yüz yıldır aralarındaki barışı korumuşlardır. Bundan sonrasında da her iki ülke de çok kritik jeopolitik pozisyonlarda olduklarını bilerek, bölgenin istikrarı ve güvenliği için birbirlerine destek vermeleri gerektiğinin bilinciyle hareket etmeli ve bu büyük sorumluluğu paylaşmalıdırlar.

Dürüst olmak ittifak etmenin en iyi yoludur

Dindar Müslümanlar olan İranlı kardeşlerimi Allah’a, Hz. Muhammed’e, Hz. Ali’ye, Ehli Beyt’e, Hz. Mehdi’ye ve oniki imama olan sevgilerinden dolayı çok seviyorum,  bölgedeki varlıklarından dolayı gurur duyuyorum ve kıyamete kadar burada yaşayacaklarını biliyorum. Ancak şunu da belirtmem gerekir ki uzun süredir bölgedeki kimi Sünniler arasında Şii kardeşlerime karşı gereksiz bir öfke duyulmakta ve İslam dünyasında bu konu büyük yankı uyandırmaktadır. Oysa dindar, kendini Allah’a adamış Şii kardeşlerime karşı olumsuz duygular beslemek ve düşmanca olarak nitelendirilecek davranışlar sergilemek önemli bir insanlık suçudur.

İman eden bir insan için dürüst olmak çok önemlidir. Bizler müslümanlar olarak her anımızda samimi ve dürüst olmaya özen göstermeliyiz. Tabi ki bu güzel ahlak politikaya da uyarlanmalıdır. Bu kadar güzel ve olgun bir karakter gösteren taraf elbette ki Kuran ahlakına göre de çok üstün olmuş olur. İşte bu ahlakı gözeten politikacıların sayısı artar ve onlar Şii kardeşlerimizi sevgiyle kucaklar ve tereddütsüz merhamet gösterirlerse yaşanan problemler de kolaylıkla çözüme kavuşacaktır.

İki taraf da birbirinden talepte bulunmak için ısrarcı olur örneğin kendi milli çıkarlarını yüzde elli dahi olsa ön planda tutmaya çalışırsa bu durum iki tarafı da bloke eder, dolayısıyla hiçbir ilerleme kaydedilemez. Halbuki herhangi bir hak iddia etmeden birbirlerine yaklaşırlarsa, İran ve Türkiye arasında karşılıklı anlayış ve uzlaşma meydana gelecektir. Her kim diğerine kardeşçe ve anlaşmaya meyilli bir tutumla yaklaşırsa doğru yolda yürüyecek ve kazançlı çıkacaktır. Ancak tam tersine taraflar bölgeyi şekillendirmek konusunda tek başına hareket etmeyi seçerlerse çatışmalar hiç bitmeyecektir. 

Oysa İran ile Türkiye arasında ittifakın sağlam bir zemin üzerinde kurulması mümkündür. Bunun için her iki ülke de birbirlerine dürüstçe yaklaşmalı ve siyasetçiler de samimi olarak kardeşlik yönünde verdikleri vaatlerin arkasında durmalıdırlar.

1- www.milliyet.com.tr/davutoglu-nun-iran-ziyareti/siyaset/detay/2204597/default.htm

Adnan Oktar'ın Tehran Times & News Rescue'da yayınlanan makalesi:

http://www.tehrantimes.com/index_View.asp?code=253710

http://newsrescue.com/honesty-is-the-best-policy

2016-03-12 00:39:33

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top