Kadın Haklarının Geleceği için Umut Verici Gelişmeler

Endonezya’da, başörtülü bir grup genç kızın müzik yaptığı heavy metal grubu Voice of Baceprot, uluslararası çapta dikkat çekti ve kadınların eşitliği konusunda güçlü bir mesaj verdi. Üç genç kızın cesurca haklarını savunmaları ve hayatlarını istedikleri gibi yaşamaya hakları olduğunu göstermeleri etkileyiciydi. Kadınların kendilerine ne yapmaları ya da nasıl yaşamaları gerektiğinin söylenmesine ihtiyaçları olmadığını gösteren güçlü bir mesaj verdiler. Erkek ve kadının eşit yaratıldığını ve her ikisinin de kendi kararlarını almaya eşit şekilde hakları olduğunu hatırlattılar.

Gösterdikleri meydan okuma umut verici ancak binlerce yıl sonra dünyada hâlâ bir kadın düşmanlığı hakimiyeti olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Akıl almaz olsa da, bugün pek çok ülkede kadınlar hala göz önünde olmaması gereken, baştan çıkaran tehlikeli varlıklar olarak görülüyor. Ne yazık ki, bu tutum İslam coğrafyasında daha yaygın çünkü bazı çevreler bu korkunç tutumu İslam'a atfetmeye çalışıyorlar. Bu çirkin iddiaların tam tersine, Allah Kuran'da kadınların son derece değerli varlıklar olduğunu, erkeklerin ve kadınların eşit olduğunu açıkça belirtmektedir. Aslında, Allah tüm yükleri ve zorlukları erkeğe yüklerken, kadınların her zaman saygı görmesini, sevilmesini, değer verilmesini ve korunmasını sağlamıştır.

Buna rağmen İslam ülkelerinin çoğunda cinsiyet ayrımcılığı hakimdir. Çoğu zaman bu kadın düşmanları, onlara zulmetmenin ülkelerini zayıflattığını fark etmezler. Halbuki, bir ülkenin refah ve kalkınma durumu, o ülkede kadınlara gösterilen saygı düzeyi ile doğrudan ilişkilidir. Kadın düşmanı toplumlar istisnasız olarak geri kalmış, uygarlaşamamış toplumlardır. Kadınlara yapılan baskı bu ülkeleri çöküşe sürüklemektedir. Bugün, kadınları en fazla baskı altına alan ülkelerin, sivil kargaşalar bir yana sürekli olarak, eğitim alanında problemlerle uğraşmaları ve sanat, teknoloji, bilimde geri kalmaları şaşılacak bir şey değildir.

Ancak bu koşullar altında, İslam coğrafyasında iyiye doğru yavaş da olsa bir dönüşüm gerçekleşiyor. Örneğin Türkiye'de, az sayıda sözde alimin kadına yönelik şiddeti teşvik eden ve kadının daha aşağı ve erkeğin malı olduğunu ileri süren bazı ifadeleri ortaya çıktığında, Türk halkı çok sert bir tepki gösterdi. Ancak en güçlü tepki, Kuran'da kadın düşmanlığına kesinlikle yer olmadığını ve Kuran'ın dinde tek rehberimiz olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Sn. Tayyip Erdoğan’dan geldi. Bu, Türk devleti tarafından İslam'a atfedilen tüm kadın düşmanı eğilimlere resmi olarak son veren inanılmaz derecede önemli bir kilometre taşıydı. Cumhurbaşkanımızın ayak izinden giden Diyanet İşleri Başkanı da dine atfedilen tüm kadın düşmanı söylem ve ifadeleri resmen reddettiklerini söyledi.

İslam dünyasında, özellikle bu değişimin en çok ihtiyaç duyulduğu yerlerde, benzer umut verici gelişmeler yaşanıyor. Örneğin, uzun zamandır kadınlara karşı gerçekten utanç verici uygulamalar yapan bir ülke olan Suudi Arabistan'da, şaşırtıcı ve olumlu bir değişim yaşanıyor. Bu yıl ilk kez Suudi kadınlar Uluslararası Kadınlar Günü'nü kutladı ve triatlonlar düzenledi. Ayrıca, kadınların araba kullanmalarına izin verildi ve sürücü ehliyeti almak için bir erkek vasinin iznine tabi bırakılmadılar. Öte yandan, 2017'den beri stadyumlara girmelerine izin verildi. Bazı Suudi üniversiteleri, kadınların spor programları için onlara mekan temin etti. Ayrıca kısa bir süre sonra kadınlar, babaları veya kocalarının izni gerekmeksizin okula gidebilecek ve çalışabilecekler. Bunlar, dünyadaki birçok kadının düşünmek zorunda olmadığı konular ama Suudi kadınları için bir devrimi temsil ediyor.[i]

İran umut verici değişiklikler gösteren bir başka ülke. Her ne kadar Cumhurbaşkanı Ruhani'nin Bakanlar Konseyi'nde hala kadın bulunmasa da, kendisi önemli pozisyonlara çok sayıda kadın atadı ve şu anda başkan yardımcılığı, büyükelçilik gibi görevlerde bulunan pek çok kadın bulunuyor. [ii]

Bunlar, İslam dünyasında gerçekleşen yavaş ama sağlam değişimin sadece birkaç örneği. Bunlar çok önemli gelişmeler. Çünkü daha önce de belirtildiği gibi, kadınlara baskı yapılması sadece kadınlara değil, tüm topluma yönelik bir tehdittir. Kadın nüfusa baskı yapan hiçbir ülke uygarlaşamaz. Bu nedenle, İslam ülkelerinin böyle adımlar atmaya devam etmeleri çok önemlidir. İnşaAllah bu gelişmeler herkes için özgürlük ve eşitliğin olduğu yeni bir çağ açacak ve hiç kimsenin kadınları kontrol etmeye ya da boyun eğdirmeye çalışmadığı bir gelecek getirecektir.

 


[i] http://gulfnews.com/news/gulf/saudi-arabia/saudi-activist-sees-real-change-in-women-s-rights-1.2189992http://www.dw.com/en/womens-rights-in-saudi-arabia-a-timeline/g-40709135

[ii] https://www.reuters.com/article/us-iran-politics/iranian-president-names-three-women-to-government-posts-after-criticism-idUSKBN1AP1PB

Adnan Oktar'ın The Jakarta Post’da (Endonezya) yayınlanan makalesi:

2018-04-18 16:15:18
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top