Şeyh Nazım Kıbrısi El Hakkani Hazretleri'nin
Sn. Adnan Oktar'a hediye ettiği kavuk ve sarık
Şeyh Nazım Kıbrısi El Hakkani Hazretlerinin hayatı:
Şeyh Nazım el Kıbrısi Hazretleri, 23 Nisan 1922’de Kıbrıs Larnaka’da doğmuştur. Bu nedenle kendisine Kıbrıslı Şeyh Nazım anlamına gelen Şeyh Nazım el Kıbrısi denilen bu mübarek insanın tam adı, Muhammed Nazım Adil El Kıbrısi El Hakkani’dir.
Soyu anne tarafından Mevlevi tarikatı kurucusu Mevlana Celaleddin Rumi'ye, baba tarafıdan Kadiri tarikatı kurucusu Abdulkadir Geylani'ye dayanır. Hem Şerif yani Hasani, hem de Seyyid yani Hüsseyinidir.
Şeyh Nazım Hazretleri’nin çocukluğu, Kıbrıs’ta dönemin İslam alimlerinden olan dedesinin yanında geçmiş ve İslamiyet ile ilgili ilk temel eğitimini de onun yanında almıştır.
1940`larda İstanbul'da Kimya Fakültesini okuyan Şeyh Nazım Hazretleri, oradan Şam'a gidip orada dönemin ünlü İslam alimlerinden olan Nakşibendi tarikatın şeyhi olan Abdullah el-Dağıstani ile tanışıp sohbetlerine katılmıştır. Şeyh Nazım Hazretleri’nin gerek dedesinden, gerek Abdullah el-Dağıstani’den aldığı eğitim, onun İslam ahlakı konusunda derin bilgi sahibi olmasına vesile olmuştur.
Bilgisi, tevazusu, insanlara yaklaşım tarzı ve her durumda Allah'a olan bağlılığı ile onu gören her insan tarafından muhabbet ve derin bir saygıyla karşılandı.
Şeyh Muhammed Nazım Adil el Kıbrısi Hazretleri şimdi Kıbrıs'ta Lefke'deki medrese şeklindeki evinde dünyanın her yerinden ziyaretine gelen misafirlerini ağırlayıp onlarla sohbetlerde bulunmakta, 88 yaşında olmasına rağmen üstün çabası ile Kuran ahlakının yeryüzünde yoğun bir şekilde yaşanması için gayret göstermektedir.
Allah ona uzun ömür versin, başımızdan eksik etmesin inşaAllah.
Şeyh Ahmed Yasin Bursevi Hazretleri'nin Sn. Adnan Oktar'a hediyesi
Adnan Oktar'ın 4 Kasım 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu TV ve Kaçkar TV röportajından
Şeyh Ahmed Yasin El Bursevi Hazretlerinin
Sn. Adnan Oktar'a hediye ettiği asa
Şeyh Ahmed Yasin Hazretleri’nin Hayatı:
Ahmed Yasin Hazretleri 6 Haziran 1962 tarihinde Bursa’da dünyaya gelmiştir, nesebi hem anne hem de baba tarafından Buhara'ya Şahı Nakşibendi Hazretlerine dayanmaktadır.
Şeyh Ahmed Yasin hazretlerinin çocukluk dönemleri Bursa’da geçer. 12 yaşına kadar Bursa'da kalır ve babaları ile birlikte Almanya’ya giderler. 1980 yılında 18 yaşında iken Muhammed Raşid Hz. nin Almanya’da görev yapan bir vekili ile tanışır. Bir cuma gecesi vekil, Muhammed Raşid Hazretlerini anlattıkça daha tövbe almayan Ahmed Yasin Hz.nin keşfi açılır ve hakikatleri görmeye başlar.
Ahmed Yasin Hazretleri dünyanın bir çok ülkesine Dini tebliğ ve Tasavvuf ilmini yaymak için gider. Dünyanın her kıtasına giderek oradaki Müslümanları irşad eder. Gittiği yerlerde dergahların açılmasına vesile olur. Amerika, güney Afrika, Bosna Hersek, Makedonya bunların sadece birkaç örneğidir.
2000 yılında yaptığı Umre’de Rasulallah (SAV) ‘e sığınır. Ve kısa bir zaman sonra Allah-u Teala Üsküdar’daki Şeyh Molla Yahya Hz. ni kendisine gönderir. Her bağlandığı şeyhlerdeki gibi bu Zat’ta da çok kısa bir sürede Seyri sülukunu yeniden bitirir. Aynı zamanda Şeyhinden ilim ve irfan öğrenir. 4 yıl kadar o Zat’daki terbiyesini gördükten sonra Aralık 2004 de verilen işaret üzere Zamanın Gavs’ı Olan Sultan Evliya Şeyh Muhammed Nazım el-hakkani el-kıbrisi Hz.ne zahiri ve batıni ilmini tamamlamak ve son noktayı koymak için bağlanır. Şeyh Nazım Hazretleri 12 tarikatın piri olması sebebiyle, Ahmed Yasin Hz.’ne de 12 tarikatın ilmi ile terbiye edip öğretmesi için izin verilir.
Mekke ve Medine dahil olmak üzere, zamanındaki çoğu şeyhlerle görüşmüş ve en çok da Şeyh Nazım Kıbrısi Hz.’den etkilendiğini ve manevi menfaat gördüğünü anlatmıştır. Ahmed Yasin Hz.nin vaiz ve sohbetlerini zevk ile dinleyen bir çok insan, aşk ve muhabbet deryalarında, Allah’ın izniyle Sadat-ı Nakşibendi’den feyizler almıştır.
Şeyh Ahmed Yasin Bursevi Hazretleri'nin Sn. Adnan Oktar'a hediye ettiği asanın silsilesi:
1- Şeyh Muhammed Ziyaüddin Tillo Hazretleri
2- Seyyid Tahahi Hakkani Hazretleri
3- Abdülhakim Hüseyni Hazretleri
4- Muhammed Raşid Erol Hazretleri
5- Şeyh Ahmet Yasin Bursevi Hazretleri
6- Sayın Adnan Oktar
1- Şeyh Muhammed Ziyaüddin Tillo Hazretleri: 1855 yılında Bitlis Hizan ilçesine bağlı Usba Köyü'nde doğmuştur. Seyda-i Taği diye bilinen Abdurrahman-i Taği'nin oğlu, Nakşibendi Tarikatı’nın mürşidi kamilidir. Lakabı Hazreti Sani'dir.
Şeyh Fethullah Verkanasî (k.s) hazretleri kendisini kâmil-i mükemmil bir zat olarak yetiştirdi ve 1889 yılında irşadla görevlendirdi.
Talebelerinin eğitiminde mahir bir zât olan M. Ziyauddîn (k.s) hazretleri aynı zamanda l. Dünya Savaşında talebeleriyle birlikte Ruslara ve Ermenilere karşı mücadele etti. Bu çarpışmalar sırasında bir kolunu kaybetti. l. Dünya Savaşı'nda gösterdiği bu şecaat; Mustafa Kemal Paşa´nın dikkatini çekmiş ve kendisine "Norşinli Meşâyih-i İzâmdan Şeyh Diyauddin Efendi Hazretlerine" diye başlayan bir mektup göndererek takdir ve tebriklerini sunmuştur.
Hazret Muhammed Ziyaûddin'in mübarek ömrü Hicri 1342 (Miladi 1923) senesinde Bitlis'in Nurşin köyünde son bulmuştur.
2- Seyyid Taha-i Hakkani Hazretleri (K.S): Peygamber Efendimiz (sav)'in neslinden olup Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin on birinci torunudur. Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin halifelerindendir. 1853 yılında Şemdinli yakınlarında vefat etmiştir. Silsile-i aliyye adı verilen, insanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatarak onların dünyâda ve âhirette seâdete, mutluluğa kavuşmalarına vesile olan büyük âlim ve velîlerin otuz birincisidir.
3- Abdülhakim Hüseyni Hazretleri: Sûriye'de yetişen evliyâdan Şeyh Ahmed Haznevî’nin halîfelerindendir. Gavs-ı Bilvânîsi lakabıyla da bilinir. 1902 senesinde Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Kermat köyünde doğmuş, 1972 (H.1392) senesinde Ankara'da vefât etmiştir.
Abdülhakîm Hüseynî 14 yaşına kadar âlim ve tasavvuf ehli Muhammed Ziyâüddîn Nurşînî hazretlerinden ilim öğrenmiş ve feyz almıştır.
Abdülhakîm Hüseynî ömrü boyunca insanların îmânlarını kurtarabilmeleri için gayret etti. Bir sohbetinde;"Evliyâ yetiştirme mektepleri olan tarîkatler, artık îmân kurtarma mektepleri hâline geldi. Eskiden insanlar yıllarca gezer, kendilerine şeyh ararlardı. Şimdi ise şeyhler kapı kapı dolaşıp müslümanları îmânlarının kurtulması için çağırıyor ve topluyorlar. Şâh-ı Hazne (Ahmed Haznevî) Ümmet-i Muhammed'in îmânını kurtarmaya çalıştı. Yoksa bu zamanda tarîkat meselesi diye bir şey olmuyor. Şimdi bir oyalamadır yapıyoruz. Maksad îmân kurtarmaktır. Tam hidâyet Mehdî aleyhirrahme zamanında olacaktır." buyurdu.
4- Muhammed Raşid Erol Hazretleri: Seyyid Muhammed Raşid Erol hazretleri, (k.s.) 1930 yılında Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Siyanüs köyünde doğmuştur. Daha çok "Seyda" ve "Sultan Hazretleri" ünvanlarıyla tanınmıştır. Babası Gavsı Bilvanisi Seyyid Abdulhakim Hüseyni (k.s.) hazretleri Nakşibendi büyüklerindendir.
Baba ve dedeleri ilim ve tarikat ehli olan Seyda hazretleri, peygamberimizin soyundan olup Bilvanis seyyidlerindendir. Hz. Hüseyin (r.a.) soyundan geldiği için de "El-Hüseyni" denilmektedir.
Muhammed Raşid Erol ilk eğitimini babasının yanında almıştır. Babasından sonra Güneydoğu’da meşhur olan Molla Muhyiddin, Molla Nasır, Molla Ramazan ve Molla Abdulbaki’den arapça, mantık, hitabet gibi ilimlerin yanında tefsir, hadis ve fıkıh dersleri almıştır.
Seyda Hazretleri, Seyyid Abdulhakim Hüseyin Hoca’nın oğlu olması nedeniyle ilim öğrenip talebe yetiştirmenin yanında, medrese hizmetleriyle de uğraşmıştı.
22.10.1993 Cuma günü cuma namazından iki saat sonra 63 yaşında Rahmet-i Rahmana kavuşmuştur.
Seyyid Taha, büyük dedesi Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin manevi emri ve izni üzerine, Mevlana'nın huzuruna geldi. Mevlana, Seyyid Taha'nın, ileride zamanın en büyük âlim ve velisi olacak tarzda yetişmesine vesile oldu.
Seyyid Taha'nın sohbetleri bereketiyle pek çok kimse Allahü teâlânın rızasını kazandı. Onu gören müslim veya gayri müslim, o anda Allahü teâlâyı hatırlardı
Abdülhakîm Hüseynî ömrü boyunca insanların îmânlarını kurtarabilmeleri için gayret etti. Bir sohbetinde; "Evliyâ yetiştirme mektepleri olan tarîkatler, artık îmân kurtarma mektepleri hâline geldi. Eskiden insanlar yıllarca gezer, kendilerine şeyh ararlardı. Şimdi ise şeyhler kapı kapı dolaşıp müslümanları îmânlarının kurtulması için çağırıyor ve topluyorlar. Şâh-ı Hazne (Ahmed Haznevî) Ümmet-i Muhammed'in îmânını kurtarmaya çalıştı. Yoksa bu zamanda tarîkat meselesi diye bir şey olmuyor. Şimdi bir oyalamadır yapıyoruz. Maksad îmân kurtarmaktır. Tam hidâyet Mehdî aleyhirrahme zamanında olacaktır." buyurdu.
Abdülhakîm Hüseynî 14 yaşına kadar âlim ve tasavvuf ehli Muhammed Ziyâüddîn Nurşînî hazretlerinden ilim öğrenmiş ve feyz almıştır.
Abdülhakîm Hüseynî ömrü boyunca insanların îmânlarını kurtarabilmeleri için gayret etti. Bir sohbetinde; "Evliyâ yetiştirme mektepleri olan tarîkatler, artık îmân kurtarma mektepleri hâline geldi. Eskiden insanlar yıllarca gezer, kendilerine şeyh ararlardı. Şimdi ise şeyhler kapı kapı dolaşıp müslümanları îmânlarının kurtulması için çağırıyor ve topluyorlar. Şâh-ı Hazne (Ahmed Haznevî) Ümmet-i Muhammed'in îmânını kurtarmaya çalıştı. Yoksa bu zamanda tarîkat meselesi diye bir şey olmuyor. Şimdi bir oyalamadır yapıyoruz. Maksad îmân kurtarmaktır. Tam hidâyet Mehdî aleyhirrahme zamanında olacaktır." buyurdu.
Sûriye’de yetişen evliyâdan Şeyh Ahmed Haznevî’nin halîfelerindendir. Gavs-ı Bilvânîsi lakabıyla da bilinir. 1902 senesinde Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Kermat köyünde doğmuş, 1972 (H.1392) senesinde Ankara'da vefât etmiştir.
Abdülhakîm Hüseynî 14 yaşına kadar âlim ve tasavvuf ehli Muhammed Ziyâüddîn Nurşînî hazretlerinden ilim öğrenmiş ve feyz almıştır. Abdülhakîm Hüseynî ömrü boyunca insanların îmânlarını kurtarabilmeleri için gayret etti. Bir sohbetinde; "Evliyâ yetiştirme mektepleri olan tarîkatler, artık îmân kurtarma mektepleri hâline geldi. Eskiden insanlar yıllarca gezer, kendilerine şeyh ararlardı. Şimdi ise şeyhler kapı kapı dolaşıp müslümanları îmânlarının kurtulması için çağırıyor ve topluyorlar. Şâh-ı Hazne (Ahmed Haznevî) Ümmet-i Muhammed'in îmânını kurtarmaya çalıştı. Yoksa bu zamanda tarîkat meselesi diye bir şey olmuyor. Şimdi bir oyalamadır yapıyoruz. Maksad îmân kurtarmaktır. Tam hidâyet Mehdî aleyhirrahme zamanında olacaktır." buyurdu.
Abdülhakîm Hüseynî 14 yaşına kadar âlim ve tasavvuf ehli Muhammed Ziyâüddîn Nurşînî hazretlerinden ilim öğrenmiş ve feyz almıştır.
Abdülhakîm Hüseynî ömrü boyunca insanların îmânlarını kurtarabilmeleri için gayret etti. Bir sohbetinde; "Evliyâ yetiştirme mektepleri olan tarîkatler, artık îmân kurtarma mektepleri hâline geldi. Eskiden insanlar yıllarca gezer, kendilerine şeyh ararlardı. Şimdi ise şeyhler kapı kapı dolaşıp müslümanları îmânlarının kurtulması için çağırıyor ve topluyorlar. Şâh-ı Hazne (Ahmed Haznevî) Ümmet-i Muhammed'in îmânını kurtarmaya çalıştı. Yoksa bu zamanda tarîkat meselesi diye bir şey olmuyor. Şimdi bir oyalamadır yapıyoruz. Maksad îmân kurtarmaktır. Tam hidâyet Mehdî aleyhirrahme zamanında olacaktır." buyurdu.
4- Muhammed Raşid Erol Hazretleri: Seyyid Muhammed Raşid Erol hazretleri, (k.s.) 1930 yılında Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Siyanüs köyünde doğmuştur. Daha çok "Seyda" ve "Sultan Hazretleri" ünvanlarıyla tanınmıştır. Babası Gavsı Bilvanisi Seyyid Abdulhakim Hüseyni (k.s.) hazretleri Nakşibendi büyüklerindendir.
Baba ve dedeleri ilim ve tarikat ehli olan Seyda hazretleri, peygamberimizin soyundan olup Bilvanis seyyidlerindendir. Hz. Hüseyin (r.a.) soyundan geldiği için de "El-Hüseyni" denilmektedir.
Muhammed Raşid Erol ilk eğitimini babasının yanında almıştır. Babasından sonra Güneydoğu’da meşhur olan Molla Muhyiddin, Molla Nasır, Molla Ramazan ve Molla Abdulbaki’den arapça, mantık, hitabet gibi ilimlerin yanında tefsir, hadis ve fıkıh dersleri almıştır.
Seyda Hazretleri, Seyyid Abdulhakim Hüseyin Hoca’nın oğlu olması nedeniyle ilim öğrenip talebe yetiştirmenin yanında, medrese hizmetleriyle de uğraşmıştı.
22.10.1993 Cuma günü cuma namazından iki saat sonra 63 yaşında Rahmet-i Rahmana kavuşmuştur.