Öyleyse parçalayın tüm minareleri ve camileri... Size sesleniyorum ey Milos Oblilic'in nesli, Taşıdığımız bu güçlü silahlar ve kana bulanmış inancımız ile. İyi olan kazanacaktır, çünkü Ramazan ve Noel, asla birarada yaşayamaz.
Bosna-Hersek'in 1908'de Avusturya-Macaristan dönemindeki ilhakından sonra, Sırp masonları, Macar masonlarından ayrılarak 'Sırbistan Yüksek Meclisi'ni kuruyorlar. Belgrad'da 'Hür Masonlar Evi' açılıyor. Bu locanın içi değişik resim ve sembollerle süslü. Balkon kısmında Dositej Obradoviç ve Petar Petroviç Njegos'un resimleri var.
"Camileri ve minareleri parçalayın" emrini veren Njegos'un resimlerinin Belgrad locasının duvarlarını süslemesi kuşkusuz oldukça anlamlı bir işarettir (localara normalde portre asılmaz) ve masonluğun Sırbistan'daki anti-İslami gelenekle olan ilişkisini göstermesi açısından son derece önemlidir. Sırbistan localarının anti-İslami özelliğinin yanısıra bir de "Yahudi bağlantısı"na sahip olması ilgi çekicidir. Fransız mason Daniel Ligou, "Sırbistan'daki localarda, devlet adamlarından, Ortodoks kilisesi mensuplarına, hatta hahamlara kadar pek çok kişinin yer aldığını" yazmaktadır.
Belgrad Locası ile ilgili bilgiler... Dr. Levis'in raporunda yer alıyor. Raporda şöyle denilmekte: 'Belgrad'da, Hür Duvarcılar adını taşıyan gizli bir örgüt mevcuttur. Belgrad Locasının faaliyet yönü politiktir ve maksat ve gayelerine, mevcut durumu yıkmakla varmaya çalışır...
Belgrad Locası, Balkanlardaki ana locadır. Vidin, Sviştov, Rusçuk, Varna, Niş locaları Belgrad Locasına bağlıdır. Bu yılın 5 Ağustos'unda Belgrad'da genel toplantı yapılacak ve bu toplantıya tüm bağlı localar delegeleri katılacaktır...
Belgrad Locası, tüm ülkelerin devrimci kulüpleri ile devamlı temas halindedir... Radosavijeviç'in sözlerine göre, Belgrad locası, Peşte Hür Masonları ile de temastadır ve gayesi Belgrad'da iktidarı yıkmaktadır...
Locanın 60 yaşlarındaki bir üyesi aynı düşünceye sahip birinin huzurunda, yakında Belgrad locasından büyük işler zuhur edeceğini ve bu işlerin bütün dünyayı şaşırtacağını ve sürpriz olacağını söylemiştir. Bu ifadeden locanın politik planları da sezilmektedir.
Masonik hedef ve ideallerin tesisi için uygun olmayan şartların göz önünde bulundurulması gerekir... Bölgedeki Müslüman nüfus, bu şartların en önemlisini teşkil etmektedir. Bu toplumun güçlenmesi ve baskın bir yapıya kavuşması, masonik idealler açısından, Belgrad Locası'nın oluşmasından şiddetle kaçınması gereken bir durumdur. Böyle bir durumun oluşmaması için azami özen gösterilmelidir.
Belgrad locasının politik hedefleri olduğu ve bu hedeflerin de Sırp milliyetçiliği ve Müslüman düşmanlığı üzerine oturduğu, I. Dünya Savaşı'nın kıvılcımı sayılan Saraybosna suikastinde de açıkça belli olmaktır. Suikast, "Büyük Sırbistan" rüyaları gören ve Bosna-Hersek'i Avusturya-Macaristan egemenliğinden çıkarıp, Sırp hegemonyası altına almak isteyen Gavrilo Princip adlı bir mason tarafından gerçekleştirilmişti. Zoran Nemeziç, Avusturya Arşıdükü'nü vuran Princip'in Belgrad Locasına bağlı bir mason olduğunu ve ayrıca Fransız Büyük Locası (Grand Orient) ile de ilişki içinde olduğunu yazmaktadır.68 Fransız yazar Henry Coston yalnızca Princip'in değil, onun bağlı olduğu Kara El adlı ırkçı Sırp örgütünün de mason localarıyla ilişkili olduğunu, hatta örgütün liderlerinin çoğunun mason olduğunu bildirmektedir.
Sırp ırkçılığı ve ona bağlı olarak gelişen İslam aleyhtarlığı ile masonluğun çok yakın ilişkisi vardır. Sırp ırkçılığının temsilcisi olan Çetnik hareketi, localarda örgütlenmiş ve zaman zaman da Yahudilerden destek almıştır. Bu yargının ne denli doğru olduğunu gösteren çok açık bir örnek ise II. Dünya Savaşı yıllarında yaşanmıştır.
Mücadelemizin amacı, Majesteleri Kral II. Peter'in (sürgündeki Sırp Kralı) önderliğinde, Büyük Sırbistan'ı kurmak ve onu etnik yönden temiz hale getirmektir. Bunun için... devlet sınırları içindeki tüm yabancı milletlerin temizlenmesi, Sancak ve Bosna-Hersek bölgelerindeki Müslüman nüfusun temizlenmesi gerekmektedir.
Draza Mihailoviç (1893-1946): Mason Sırp gerilla lideri. İtalyan Mason Dergisi Hiram, Draza Mihailoviç'in mason olduğunu yazmaktadır. İtalya Büyük Locası'nın bir organı olan bu dergideki yazıyı Birader Salvador Loi, 1980 Eylül tarihli, 5 numaralı dergide yayınlamıştır.
Draza Mihailoviç, II. Dünya Savaşı yıllarında Sırp direnişini örgütlediğinde dikkati çeken, çok sayıda masonun Mihailoviç'in yanında yer almasıydı. Bu masonlar arasında özellikle Çetnik ideologları Dragica Vasic ve Stevan Moljevic'in adı geçmektedir... Ayrıca 1944 yılında Çetnik Milli Merkez Komitesi Genel Sekreterliği'ne sicilli bir mason olan Duro Durovic seçilmiştir.
"Srebrenica'daki BM Gücü'nün görevi, şehri teslim etmek ya da Müslümanları silahsızlandırmak değildir. Aksine, şehri istila eden Sırplara karşı güvenliği sağlamaktır. BM kurbanlarının kendilerini savunmak için gönderilen silahları imha ediyor. Nasıl olur da kurbanlar silahtan mahrum edilip, saldırganın kucağına bırakılır?"
"Bihaç bölgesine yapılan son saldırının 6 ay öncesinden itibaren halk, kasten açlığa mahkum edildi: İnsani yardım taşıyan konvoyların bölgeye girişi engellendi (143 konvoydan ancak 12'si bölgeye girmeyi başarırken, 131 konvoy geri döndürüldü). Saldırıdan önce Fransız taburu Bihaç bölgesinden geri çekilerek, yerine hem daha küçük hem da yetersiz donanımlı Bangladeş birlikleri yerleştirildi. Bölgeyi adeta abluka altına almış olan medya, geride bir tek yabancı gazeteci kalmaksızın Bihaç'ı terketti. Dahası, saldırganların sayısı ve şiddeti UNPROFOR raporlarında sürekli olarak küçük gösterildi. Bütün bu seri hadiseler, ard arda gelen tesadüfler olabilir mi?"
"Yönetimin ahlakdışı realpolitik'inde, Kissinger Associates'in iki numaralı kişisi iken dışişleri bakanlığının iki numaralı kişisi haline gelen Eagleburger'in zarif eli ortaya çıkıyor. Eski bir Yugoslavya elçisi olan Eagleburger, Belgrad'daki çete ile derin siyaset ve iş ilişkilerine sahip."
"Bazen bilgelik, yeteneklerimizi aşan sorunların var olduğunu kabul etmektir. Bu trajik bir durumdur ve insanların yüksek bir bedel ödemesi gerekir. Ama bu sorunun nihai nedeninin, soruna dahil olanların çılgınlığı oluşu, suçluluk duygularını yumuşatıyor. Bir tımarhane boşaldığında, geri çekilip işleri oluruna terketmekten başka bir şey yapılamaz."
"Uluslararası topluluk Müslümanların mutlak bir yenilgiye uğramasına izin vermemelidir. Müslümanlar çaresiz bir konuma düşmemelidir; yoksa bütün dünya müslümanlarının Bosna'daki kardeşlerini korumak için bir kutsal savaşa girişmesi tehlikesi vardır."
"Sırplar, Batı'nın kendilerine verdiği desteği kendi hatalarıyla yitirdiler; çünkü Batı'nın zımnen mutabık olduğu bir şeyi gerçekleştirirken caniyane bir biçimde davrandılar. Yoksa Batı, Yugoslavya'nın bir biçimde korunmasından ve Avrupa'da bir Müslüman devletinin kurulmasının engellenmesinden yanaydı. Ama işitilmemiş fecilikteki cinayetler ve soykırımla dünya kamuoyunu aleyhlerine döndürdüler."
"Özetle, durmalısınız. Amerika size durmanızı emrediyor! Prjedor ve Omarska'yı geri mi almak istiyorsunuz? Peki, olsun. Ama bunu gerçekleştirmek için sadece iki gününüz var. Sadece iki gün."
"İki gün sonra, 13 Ekim'de, Bosna ordusu kurban edilmiş kentlerin eşiğine geliyor. Izetbegoviç bir erteleme istiyor. Bergen-Belsen ölüm kamplarını kurtardığı zaman ABD'nin de böyle tecilden yararlanmış olduğunu hatırlatıyor. Ama istediği reddediliyor. İşte o zaman yüreği kan ağlayan Izetbegoviç boyun eğip imzayı atıyor."