Darwin DNA'yı bilseydi
DNA'daki Olağanüstü Bilgi Saklama KapasitesiGünümüzde bilgi saklama alanında gerçekleştirilen teknolojik ilerlemeler şaşırtıcı düzeydedir. Bilgisayar hard diskleri, CD'ler, disketler, taşıma diskleri ve benzeri teknolojik ürünler her geçen gün daha gelişmiş ve daha kullanışlı halleriyle kullanıma sunulmaktadır. Bilgisayar şirketleri, minimum alanda maksimum bilgi zarar görmeden nasıl depolanır; bu bilgi, gerektiğinde depolandığı alandan en hızlı nasıl geri alınıp kullanılır gibi sorulara çözüm aramaktadırlar. Her ne kadar bir CD'ye ansiklopedilerce bilgi sığdırılabilse de, yine de bu CD elinizle taşıyabileceğiniz kadarlık bir hacme sahiptir. DNA'nın bilgiyi minyatürleştirme, diğer bir deyişle sıkıştırma yeteneği ise, günümüz teknolojisinin çok ötesinde, şaşırtıcı bir boyuttadır. Kıyaslayacak olursak, Los Angeles, Güney California Üniversitesi'nden Leonard Adleman'ın yaptığı hesaplamalara göre, sadece 1 gram DNA, bir trilyon CD'ye eş değer bilgi saklayabilmektedir.38 Bu da bilginin, DNA üzerinde, bir CD'ye göre milyon kere milyon kez daha verimli saklandığını göstermektedir.39 İnsan DNA'sının hacmi bir milimetre küpün üç milyarda biri kadar (3 x 10-9 mm3) küçüktür.40 G. G. Simpson'a göre, bugüne kadar yaşamış, gelmiş geçmiş her canlı türünün bütün özellikleri bilgi olarak DNA'ya yüklense, toplam DNA hacmi bir çay kaşığının, ancak küçük bir kısmını doldururdu. Hatta geriye şu ana kadar yazılmış bütün kitapları saklayabilecek kadar boşluk kalırdı.41 Yeni bir teknoloji alanı oluşturan "DNA bilgisayarı"nın muciti Dr. Leonard Adleman ise, hücre ve DNA'daki mekanizma hakkında şunları söylemektedir:
Ancak Darwinistlere göre, hücrenin içindeki on binlerce ciltlik kitaba eş değer dev bilgi bankası, sözde tesadüfler sonucu kendiliğinden oluşmuştur. Bir imkansızlığın üstüne hiç çekinmeksizin bir yenisini daha bina edebilen Darwinistlere göre, bir stadyumu dolduracak kadar büyük bir kütüphanenin bütün bilgileri, gözle görülmeyen bir boyuta yine tesadüf eseri zarar görmeden sıkıştırılmıştır. İşte Darwinistler böylesine bir imkansızlığı gözü kapalı savunmaktadırlar. Ancak ne hücre ne de onun bilgi bankası olan DNA, şuursuz atomların tesadüfi olarak biraraya gelmesiyle oluşamaz. Canlılıların en küçük parçaları dahi belli bir amaca yönelik olarak yaratılmıştır ve her biri tesadüflere olanak tanımayacak kadar kompleks yapılardır. Sidney Üniversitesi'nden biyoloji profesörü Michael George Pitman, hayatın sadece cansız maddelerin toplamı olmadığını, Alman filozof Schoepenhauer'in şu ifadeleriyle dile getirmektedir:
DNA'daki bilgi hacmini sayısal olarak ifade edecek olursak, 3-5 mikron (mikron: milimetrenin binde biri) çapındaki bir hücre içine, toplam 4 metre uzunluğundaki DNA molekülü sıkıştırılmış olarak paketlenmiştir. 100 trilyon hücrenin her birindeki DNA kodları art arda getirildiğinde ise, ortaya çıkan uzunluk, Güneş'e 600 kez gidiş-dönüş mesafesine eşittir.44 Bilimsel makaleleri ile tanınan moleküler biyolog Prof. Jerry Bergman, verdiği bir örnekte DNA'daki mühendisliği şöyle vurgulamaktadır:
Moleküler biyolog Michael Denton ise DNA'nın bilgiyi sıkıştırma kapasitesindeki olağanüstülüğünü şu sözlerle dile getirmektedir:
DNA'nın bilgi saklama yeteneği o kadar verimlidir ki, bir insana ait tüm bilgiler, yalnızca bir gramın birkaç trilyonda biri kadar yere sığabilmektedir.47 Yale Üniversitesi'nden Prof. George Gaylord Simpson'a göre, yeryüzünde gelmiş geçmiş 1 milyar canlıya ait bilgi, kolaylıkla bir tuz taneciği içerisine sığdırılabilir.48 Ulusal İnsan Genomu Araştırma Enstitüsü yöneticisi, aynı zamanda fizikçi ve genetikçi olan Prof. Francis S. Collins ise DNA ile ilgili çalışmaları sonucunda şunları ifade etmektedir:
Ünlü moleküler biyolog Michael Denton ise "biyolojik bilginin, hücre çekirdeğinin minik hacmi içerisinde paketlenmesine imkan sağlayan, DNA'nın paketleme özellikleri"nin, insan için özel olarak düzenlendiğini ifade etmektedir.50 DNA, söz konusu sıkıştırma kapasitesine sahip olmasaydı, hücrenin, düzensiz DNA iplikçiklerini kapsayabilecek biçimde, çok daha büyük olması gerekecekti. Fakat hücrelerin daha büyük olmaları mümkün değildir. Çünkü hücrenin oksijen ve besin kaynakları, ancak hücrenin mevcut çapı kadar mesafede verimlidir.51 Bu bakımdan hücrenin büyüklüğü, dolayısıyla DNA'nın sıkıştırma yeteneği, insan açısından hayati derecede önemlidir.
İnsan Hücresindeki Dev AnsiklopediDNA'da kayıtlı bulunan bilginin miktarı olağanüstüdür. Öyle ki, gözle görülmeyen tek bir DNA molekülünde, tam bir milyon ansiklopedi sayfasını dolduracak miktarda bilgi bulunur. Dikkat edin; tam 1.000.000 ansiklopedi sayfası... Diğer bir deyişle, her bir hücrenin çekirdeğinde, insan vücudunun işlevlerini kontrol etmeye yarayan, bir milyon sayfalık bilgi kodlanmıştır. Bu miktarı şöyle bir örnekle zihnimizde daha iyi canlandırabiliriz: Dünyanın en büyük ansiklopedilerinden birisi olan 23 ciltlik "Encyclopedia Britannica"nın bile toplam 25 bin sayfası vardır. Bu durumda, karşımıza olağanüstü bir tablo çıkar. Mikroskobik hücrenin içindeki, ondan çok daha küçük bir çekirdekte, milyonlarca bilgi içeren dünyanın en büyük ansiklopedisinin 40 katı büyüklüğünde bir bilgi deposu saklı durmaktadır. Bu da 920 ciltlik, dünyada eşi, benzeri olmayan dev bir ansiklopedi demektir. Yapılan tespitlere göre, bu dev ansiklopedi yaklaşık 5 milyar farklı bilgiye sahiptir. Bu son iki kelimeyi tekrarlayalım; "bilgiye sahiptir"... İşte burada durup, ağzımızdan kolayca çıkan bu iki kelime üzerinde düşünmemiz gerekir. Bir hücrenin içinde milyarlarca bilgi olduğunu söylemek kolaydır. Ancak, burada sözünü ettiğimiz bir bilgisayar veya kütüphane değil, yalnızca protein, yağ ve su moleküllerinden oluşan, milimetreden 100 kat daha küçük bir alandır. Bu küçücük molekül kümesinin içinde, değil milyonlarca bilgi, tek bir bilginin muhafaza edilmesi bile son derece hayret verici bir mucizedir. Üstelik benzetme amacıyla kullanılan "kitap", "ansiklopedi" gibi kavramlar bilgi saklayan, fakat cansız ve durgun kaynaklardır. İçindeki bilgilerin okunması ve talimatların yerine getirilmesi için bilinç sahibi birisine ihtiyaç vardır. Fakat DNA'dan bahsettiğimizde, sadece bilgi saklayan değil, bu bilgiyi kullanan, uygulayan canlı bir bilgi kaynağından bahsetmiş oluruz. Gözle göremediğimiz, çapı milimetrenin milyarda biri büyüklüğünde olan, atomların yan yana dizilmesiyle oluşmuş bir zincir, böyle bir bilgiye ve hafızaya nasıl sahip olabilir? Bu soruya şunu da ekleyelim: Vücudunuzdaki 100 trilyon hücreden her biri bir milyon sayfayı ezbere biliyorken, acaba siz zeki ve şuurlu bir insan olarak hayatınız boyunca kaç ansiklopedi sayfası ezberleyebilirsiniz? Tüm bu sorular vicdan ve akıl sahibi herkesi, hücrenin üstün bir aklın, üstün bir ilmin eseri olduğu gerçeğine götürecektir. Evrimcilerin iddia ettiği gibi tesadüflerle, değil milyarlarca hücreden oluşan bir canlı, tek bir hücredeki DNA'nın dahi meydana gelmesi mümkün değildir. Herşeyin Yaratıcısı Yüce Allah'tır. Bir Kuran ayetinde Allah şöyle buyurur: Onlar, Allah'ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir. (Hac Suresi, 74) DNA'daki, Bilgisayarlardan İleri Bilgi Saklama TeknolojisiGünümüzde, büyük miktarlarda bilginin saklanabildiği en ileri teknoloji bilgisayarlardır. Bundan 50 yıl önce, oda büyüklüğündeki bir bilgisayarın sahip olabildiği bilgiyi, bugün küçük "disk"ler saklayabilmekte... Ancak DNA ile bilgisayarı karşılaştırdığımızda, insan zekasının asırlardır edindiği bilgi birikimi ve yıllar süren çabaları sonucunda geliştirdiği bu son teknolojinin, daha DNA'nın bilgi saklama kapasitesine yaklaşamadığını görürüz. Teknoloji harikası bilgi paketçikleri: DNA en gelişmiş bilgisayar çiplerinden çok daha ileri düzeyde saklama kapasitesine sahiptir.
DNA, milimetrenin sadece iki milyonda biri kalınlığındadır. Bu olağanüstü inceliğine ve 4 metre uzunluğuna rağmen, DNA şeritleri birbirine dolanmaz. Özel yapısı sayesinde, hücrenin çekirdeğinde mükemmel bir şekilde katlanan DNA, benzersiz bir mühendislik projesi örneğidir. Bilgisayar mühendisleri için olabildiğince küçük parçalarda, olabildiğince büyük miktarda bilgi saklamak ana hedeflerden biridir. Şu anda yeryüzünde bilinen en üst seviyedeki saklama kapasitesi DNA molekülüne aittir.52 Microsoft Yazılım Şirketi'nin yöneticisi Bill Gates, The Road Ahead (Ötedeki Yol) isimli kitabında şöyle yazmaktadır:
Ünlü Amerikan filozofu Prof. Daniel Dennet, Darwin's Dangerous Idea (Darwin'in Tehlikeli Fikri) adlı kitabında DNA'daki bilgi yoğunluğunu şöyle tarif etmektedir:
DNA'daki kodların dizilimi, bilgisayar sistemindeki sayı dizisine benzer. Bilgisayar ortamında sayılar bir görüntüyü, örneğin bir bilgisayar oyununu çalıştıran talimatları veya bir kitabın metnini saklayabilir. DNA'da bulunan kodlar da yeni proteinler üretmeye yarayan bilgiyi saklar.55 Ancak hiçbir bilgisayar mühendisi, gözle görülmeyen bir alanda, tam 1 milyon ansiklopedi sayfası kadarlık bilgiyi saklayan DNA'yı taklit edemez. DNA'nın tesadüflerle ortaya çıktığını iddia etmek, en gelişmiş bilgisayarın tesadüflerle ortaya çıkmış olabileceğini iddia etmekten çok daha akıl dışıdır. DNA, tüm açıklığıyla Allah'ın üstün yaratmasının delillerini sergilemektedir. Allah Kuran'da benzersiz yaratmasını şöyle bildirmektedir: Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır… (En'am Suresi, 101) DNA’daki Dev Bilgi Kapasitesini Anlatan Şaşırtıcı Karşılaştırmalar
Bu örneklerde ifade edilmeye çalışılan uçsuz bucaksız bilgi, her hücrenin çekirdeğinde, gözle görülmeyen bir boyutta depolanmaktadır. Büyük bir kütüphaneye eş değer bilgi depolayan DNA'nın, yaklaşık 100 trilyon hücrede bulunması, bu kütüphaneden 100 trilyon kopya olması demektir. Bu bilgi hazinesini insanoğlunun ulaştığı bilgi seviyesiyle karşılaştırmak istersek, örnek verebileceğimiz benzer bir büyüklük bulamayız. Bir de bu miktarı, Dünya üzerinde şu anda yaşayan 6 milyar insan ve beraberinde yaşayıp ölmüş milyarlarca insan sayısıyla çarparsak, karşımıza kavranması güç büyüklükte, uçsuz bucaksız bir bilgi miktarı çıkar. Üstelik burada sadece insanın genetik bilgisinden bahsetmekteyiz. Bir de yeryüzünde gelmiş geçmiş milyonlarca canlı türünün genetik bilgisini dikkate alırsak, bu miktar aklın sınırlarını zorlayan boyutlara ulaşır. Her türlü bilginin sahibi Yüce Rabbimiz'in DNA'da tecelli eden ilmi, tesadüf iddialarını yerle bir etmektedir. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır: Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah'a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size. (Enbiya Suresi, 18) DNA, Sonsuz Bilgi ve Akıl Sahibi Allah'ın Sanatının Örneklerindendir![]() Evrim teorisinin temel iddiaları "kör tesadüf"lere dayanır, oysa tesadüf bilgi oluşturmaz. Bir gün bir kağıt üzerinde kanseri tedavi eden bir ilacın formülü yazılı olarak bulunsa, bu bilim adamını bir an önce bulmak, hatta kendisine ödül vermek için tüm ilgili merciler seferber olur. Kimse, "Acaba bu yazı, kağıda mürekkebin dökülmesi ile mi oluştu?" diye düşünmez. Akıl sahibi, sağlıklı düşünen her insan bu yazıyı ancak kimya, fizyoloji, onkoloji (kanser hastalıklarını inceleyen bilim dalı) ve farmakoloji (ilaçları inceleyen bilim dalı) üzerine ihtisas sahibi olan birinin yazmış olacağını düşünecektir. Evrimcilerin DNA'daki bilginin kaynağını "tesadüf"lerle açıklamaya çalışmaları, okuduğunuz bu yazının tesadüfen oluştuğunu iddia etmekle kıyas olmayacak büyüklükte bir mantık bozukluğudur. Çünkü DNA'da, vücuttaki 100 bin çeşit proteinin her birine ait detaylı moleküler formüller ve bunların üretimi esnasında uyulacak hassas talimatlar yazılıdır. Bunun yanı sıra diğer hücrelerle iletişimde uyulacak haberleşme protokolleri, bunun için kullanılacak mesajcı hormonların üretim planları ve bunlar gibi sayısız çeşitlilikteki başka bilgiler de DNA'da yazılıdır. DNA'nın ve içerdiği uçsuz bucaksız bilginin kendi kendine oluştuğunu iddia etmek ciddi bir mantık çöküntüsüdür. İnsan Genomu Projesi'ni yürüten Celera Genomics şirketinin konu hakkındaki en önemli uzmanlarından biri olan Gene Myers, DNA'daki bilginin olağanüstülüğünü şöyle ifade etmektedir:
Kitabın ilerleyen bölümlerinde yer alan DNA'nın kökeni ile ilgili evrimci iddialar, "çözülememiş bir sır" gibi ifadelerle doludur. Kimi zaman da yukarıda görüldüğü gibi DNA'daki olağanüstülük üstün bir akıl ifadesiyle açıklanmaya çalışılmaktadır. Kimi bilim adamlarının ifade edemediği ama hayran kaldığı bu akıl ve bilgi, Yüce Rabbimiz Allah'ın sonsuz aklının ve sonsuz bilgisinin bir yansımasıdır. Bir Kuran ayetinde şöyle buyurulur: Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir. (Nur Suresi, 35) Dipnotlar38. John Whitfield, "Physicists Plunder Life's Tool Chest", Nature, 24 Nisan 2003. 39. Carl Wieland, "The Marvellous 'Message Molecule'", Creation, Eylül 1995, cilt. 17, no. 4, ss. 10–13; [New Scientist, 26 Kasım 1994, s. 17.] 40. Werner Gitt, The Wonder of Man, Christliche Literatur-Verbreitung e.V., Almanya, 1999, s. 75. 41. Michael Denton, Evolution: A Theory in Crisis, Burnett Books, London, 1985, s. 334; [G. G. Simpson, "The History of Life", Evolution of Life, University of Chicago Press, Chicago, 1960, s. 135.] 42. John Whitfield, "Physicists Plunder Life's Tool Chest", Nature, 24 Nisan 2003. 43. Michael Pitman, Adam and Evolution, River Publishing, London, 1984, ss. 26-27. 44. http://www.ntvmsnbc.com/news/13800.asp 45. Dr. Jerry Bergman, “Divine Engineering: Unraveling DNA's Design”, Koinonia House Online; http://www.khouse.org/articles/technical/19971201-143.html 46. Michael J. Denton, Nature's Destiny, Free Press, New York, 1998, ss. 212-213. 47. Michael J. Denton, Nature's Destiny, Free Press, New York, 1998, s. 154. 48. Michael J. Denton, Nature's Destiny, Free Press, New York, 1998, s. 154. 49. Francis S. Collins, "Faith and the Human Genome Project", Perspectives on Science and Christian Faith, cilt. 55, no. 3, Eylül 2003, ss. 145-146. 50. Michael J. Denton, Nature's Destiny, Free Press, New York, 1998, s. 381. 51. Michael J. Denton, Nature's Destiny, Free Press, New York, 1998, s. 154. 52. Werner Gitt, The Wonder of Man, Christliche Literatur-Verbreitung e.V., Almanya, 1999, s. 75. 53. Billl Gates, The Road Ahead, Penguin, London, 1996, s. 188. 54. Daniel C. Dennett, Darwin's Dangerous Idea, Touchstone, New York, 1996, s. 151. 55. David S. Goodsell, The Machinery of Life, Springer-Verlag, New York Inc., 1993, s. 14. 56. Werner Gitt, The Wonder of Man, Christliche Literatur-Verbreitung e.V., Almanya, 1999, s. 75. 57. Werner Gitt, The Wonder of Man, Christliche Literatur-Verbreitung e.V., Almanya, 1999, s. 75. 58. Werner Gitt, The Wonder of Man, Christliche Literatur-Verbreitung e.V., Almanya, 1999, s. 75. 59. Werner Gitt, The Wonder of Man, Christliche Literatur-Verbreitung e.V., Almanya, 1999, s. 75. 60. Carl Wieland, "The Marvellous 'Message Molecule'", Creation, Eylül 1995, cilt 17, no. 4, ss. 10–13. 61. http://www.ntvmsnbc.com/news/13800.asp 62. Lee Spetner, Not By Chance, Shattering the Modern Theory of Evolution, The Judaica Press Inc., 1997, s. 30. 63. Carl Wieland, "The Marvellous 'Message Molecule'", Creation, Eylül 1995, cilt 17, no. 4, ss. 10–13; [Jérôme Lejeune, Anthropotes (Revista di studi sulfa persona e la famiglia), Istituto Giovanni Paolo 11, Rome, 1989, ss. 269-270.] 64. Werner Gitt, The Wonder of Man, Christliche Literatur-Verbreitung e.V., Almanya, 1999, s. 75. 65. Tom Abate, "Human Genome Map Has Scientists Talking About the Divine Surprisingly Low Number of Genes Raises Big Questions", San Francisco Chronicle, 19 Şubat 2001. |