Sonuç
Bu kitabı okuduktan sonra pek çok şeye
bakış açınız değişecektir. Yolda gördüğünüz bir karınca
artık sizin için sıradan bir hayvan değildir. Çünkü
artık onun "formik asit" üreten usta bir kimyager
olduğunun farkındasınız. Böceklerin veya kelebeklerin
birbirlerine özel mesajlar dolu kokular gönderdiklerini,
balıkların mükemmel bir algılama sistemiyle kendilerini
koruyabildiklerini biliyorsunuz. Tüm bunlar gerçekte
Allah'ın, Kendi sonsuz kudret ve sanatını tanıtmak
için bu kitap vasıtasıyla, size verdiği özel bir ilimdir.
Bu ilim, çevrenizdeki güzellikleri ve mucizeleri daha
yakından görmenizi ve tüm bunlar üzerinde düşünmenizi
sağlayacaktır.
Peki, bütün bu güzellikler ve mucizeleri
fark etmek ve bunlar üzerine düşünmek size ne sağlar?
Kazancınız, tahmin edebileceğinizden
daha büyüktür.
Öncelikle günlük hayatınızda size hemen
her fırsatta verilmeye çalışılan bir telkin vardır:
Canlıların evrimleştikleri telkini! Çevrenizdeki iman
hakikatlerini görmek, her yerde gerçekten de hayranlık
uyandırıcı sanat eserleriyle karşılaşmak, temeli yalnızca
tesadüflere dayanan evrim teorisinin geçersizliğini
anlamanıza neden olacaktır.
Peki bunu anlamak size
ne kazandırır?
Evrim teorisinin geçersizliğini görmeniz,
yaratılışı inkar etmek için gösterilen bütün çabaların
-tüm imkanlar seferber edilmiş olmasına rağmen- ne
kadar boş ve akıl dışı olduğunu, hiçbir zaman da bir
sonuca ulaşamayacağını görmenize vesile olur.
Çevrenizdeki tasarımları keşfederek elde
edeceğiniz ikinci kazanç ise size sunulan güzelliklerden
zevk almaya başlamanız olacaktır. Günlük işlerinize
ayırdığınız monoton hayatınız, etrafınızda var olan
şeylerin mükemmelliklerini gördükçe güzelleşecek,
anlam kazanacaktır. Her gün görüp geçtiğiniz şeyler,
bu bakış açısını kazanmanızla birlikte, "sıradan"
olmaktan çıkacak ve sizin için büyük bir heyecan ve
coşku kaynağı olacaktır.
Bunlar sizin ilk planda karşılaşacağınız
nimet ve güzelliklerdir.
Tüm bunların ötesinde, sahip olduğu tasarımı
öğrendiğiniz ve üzerinde düşünüp tefekkür ettiğiniz
"tek bir canlının" size getireceği öyle bir kazanç
vardır ki, bunu dünyadaki herhangi bir değerle kıyaslamak
mümkün değildir. Siz, bir karıncanın olağanüstü bir
kimya laboratuvarına sahip olduğunu öğrenince aslında
son derece büyük ve önemli bir gerçekle karşılaşırsınız:
Bu canlının bedeninde gizli bir "akıl" hakimdir. Her
parçasında, insanın zekası, bilgisi ve tecrübesiyle
ulaşamayacağı bir "kusursuzluk" ve mükemmellik hakimdir.
Her parçası o kadar kompleks yapılara ve sistemlere
sahiptir ki, değil benzerlerini yapmak, yalnızca bunların
sırlarını çözebilmek dahi insanlık tarihinin binlerce
yıllık teknoloji ve bilgi birikimi sonucunda olmuştur.
Dahası, canlılıkta henüz günümüz bilim ve teknolojisiyle
dahi keşfedilmemiş sayısız mucizeler gizlidir. Sonuçta,
siz canlılardaki bu mükemmel yaratılış örneklerini
keşfettikçe Allah'ın şüphe götürmez varlığını, sonsuz
ve üstün sıfatlarını daha yakından müşahade edeceksiniz.
Şu çok önemli gerçeği de farkedeceksiniz
ki kendi yaratılışınız da boşuna değildir. Yeryüzündeki
varlığınızın bir amacı vardır. O halde, eğer yeryüzündeki
her şey -siz de dahil- bu kapsamlı yaratılışın bir
parçası olduğuna ve size tüm bunları anlayacak bir
ruh ve anlayış da verildiğine göre, bunları veren
Allah'a karşı sorumlusunuz demektir. Tek bir karınca
örneğine bakarak çıkarabileceğiniz bu sonuç işte sizin
için en büyük kazançtır. Artık bundan sonra yeryüzünde
Allah'ın eserlerini, yaratmasındaki mucizeleri izleyecek,
tüm bunlardan zevk alacak, çevrenizdeki insanları
değil yalnızca Allah'ı razı etmeye çalışacaksınız.
Dolayısıyla dünyaya ait endişe ve zorlukların etkisinde
kalmayacaksınız. Kaderi anlayacak, ahirete inanacak
ve dünya hayatının sadece bir imtihan için yaratıldığını
anlayacaksınız. Dünyaya ait her türlü beklentinin,
nefsi övüp yüceltmenin, hırs yapıp öfkelenmenin size
hiçbir şey kazandırmayacağını kavrayacaksınız. Asıl
yaşanacak yerin sadece ve sadece "ahiret" olduğunu
büyük bir heyecanla fark edeceksiniz.
Fark ettiğiniz bu gerçek, bu dünyadaki
yaşamınızı sonsuz olan ahiret hayatına yönelik düzenlemenizi
sağlayacaktır. Ahirete yöneldiğiniz ve bunun için
Allah'a inanıp O'nu razı etmeye çalıştığınız sürece,
size eşsiz güzellikler ve bitip tükenmeyen nimetleriyle
cennet vaat edilmiştir. Orada 100 sene değil, 1000
sene değil, 1 milyon sene değil, "sonsuza kadar" kalacaksınız.
Size, sonsuza kadar güzellikler, nimetler sunulacak,
nefsinizin istediği "herşey" sonsuza kadar sizin olacaktır.
Herşeyden önemlisi orada sizi bekleyen en büyük karşılık,
Rabbimizin rızasıdır.
İşte karşılaştığınız tek bir karınca
üzerinde biraz düşünmeniz bile size bu büyük gerçeği
kavramanızı ve hayatınızı bu gerçekler doğrultusunda
düzenleyip bunun sonsuz mükafatını kazanmanızı sağlayabilir.
Dünyadayken bu gerçeğin farkına varmak kişiye sonsuz
kazanç getirir. Farkına varamamak ya da bu büyük gerçeği
görmezden gelmek ve büyüklenmek ise, hiçbir geri dönüşü
olmayan büyük bir pişmanlığın başlangıcı olacaktır.
Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet
günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim
ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık
o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı
metadan başka bir şey değildir. (Al-i İmran Suresi,
185)