| SONUÇ
Allah insanları kolay olana çağırmaktadır.
Kimi insanlar ise, kendilerini azaba sürükleyecek bir ahlakı
benimsemekle zor olanı seçmekte ve kendi kendilerine
zulmetmektedirler. Dünya hayatının güzelliklerini,
Allah'ın kendileri için yarattığı nimetleri
doya doya yaşamak, imanın getirdiği sevgi,
samimiyet ve güven ortamının sıcaklığını
tatmak varken, hayatlarını bin bir türlü dert ve
tasa içerisinde geçirmektedirler.
Oysa mutlu olmanın yolu çok kolaydır. Ve bunun
için hiç kimse geç kalmış değildir. Allah,
"Kim ihsanda bulunan (biri) olarak yüzünü (kendini) Allah'a
teslim ederse, artık o gerçekten kopmayan bir kulba yapışmıştır.
Bütün işlerin sonu Allah'a varır." (Lokman Suresi,
22) hükmüyle çözümü insanlara göstermektedir. Bir başka
ayette ise Allah insanlardan hüznü, kederi ve korkuları
giderecek olan çözüm yolunu şu şekilde açıklamaktadır:
Şüphesiz: "Bizim Rabbimiz Allah'tır"
deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu);
onların üzerine melekler iner (ve der ki:) "Korkmayın
ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin."
(Fussilet Suresi, 30)
İşte insanın sorumluluğu Allah'ın
bildirdiği bu yola uymaktır. Allah bu ahlakı
gösteren kimselere dünya hayatında da ahirette de mutluluğun,
neşenin sevincin en güzelini yaşatacak, onları
sonsuz rahmetine kavuşturacaktır. Kalplerinde hüzünden,
sıkıntıdan, azaptan yana her ne varsa bunları
çekip alacak, yerine gerçek imanın getirdiği huzur
ve güven duygularını yerleştirecektir. |