< <
9 / total: 30

Allah'a Şirk Koşmadan İman

Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?(Furkan Suresi, 43)

Şirk, Arapçada "ortak koşmak" anlamına gelir ve Kuran'daki manası da Allah ile birlikte başka bir ilah edinmektir. Bu, çok geniş anlamdaki tarif, tabii ki sadece totemleri ve cansız varlıkları put edinenler için değildir. İnsan, kendisini yaratan Allah'a kul olmak ve sadece O'nun rızasını gözetmekle sorumlu olduğu için, hayatını bir başka amaca göre yaşaması da şirk olur. Örneğin, yapılan işlerin karşılığında Allah'ın değil de insanların rızasını gözetmek bir şirktir. Aynı şekilde bir insanın hayattaki amacının Allah'ın rızasını kazanmak değil de, kendi istek ve tutkularını tatmin etmek olması da şirktir. Pek çok insan bu şekilde paralarını, makam ve mevkilerini, yükselme hırslarını, mal ve mülklerini Allah'a şirk koşar. Kuran'da, Allah'a şirk koşan ve Allah'ın yarattığı ekin ve hayvanların bir kısmını putlarına ayıran müşriklerden şöyle söz edilmektedir:

O'nun üretip-türettiği ekin ve hayvanlardan Allah için bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: "Bu Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır" dediler. Kendi ortakları için olan (pay), Allah tarafına geçmez, ama Allah'a ait olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçer. Ne kötü hüküm veriyorlar?(Enam Suresi, 136)

Görüldüğü gibi, müşrikler ellerindeki varlıkların bir kısmını Allah'a bir kısmını ise putlarına adamakta, ancak sonra Allah'a adadıklarından da tekrar kendi putlarına pay almaktadırlar. Bu, müşriklerin samimiyetsiz karakterlerinin bir örneğidir.

İnsanların başka bir varlığı Allah'tan daha çok sevmeleri veya Allah'ı sever gibi sevmeleri de, Allah'a ortak koşmaktır. Aynı şekilde herhangi bir varlıktan veya güçten, Allah'tan korkar gibi korkan kişi, o varlığı veya gücü Allah'a ortak koşuyor, onun Allah'tan bağımsız bir güce sahip olduğunu zannediyor demektir.

İnananların iman ettikleri gerçek ise, herşeyi Allah'ın yarattığı, bütün işleri O'nun düzenlediği, sebeplerin hiçbir gücü olmadığı, her olayı Allah'ın bir kadere göre yarattığı, iradenin ve takdirin Rabbimiz'e ait olduğudur. Allah'ın, Kuran'da bize öğrettiği gerçek iman budur. Bu gerçeğin dışında bir çizgide inançlara sahip olmak, herşeyin kendiliğinden, tesadüfler sonucu olduğuna inanmak, sebeplerin yapma, yaratma gücü olduğunu sanmak da Allah'a şirk koşmaktır. Allah, şirk koşanları bağışlamayacağını bir ayette şöyle bildirmektedir:

Hiç şüphesiz, Allah, Kendisi'ne şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır.(Nisa Suresi, 116)

Gizli Şirk Tehlikesini İyi Kavramak ve Sakınmak

ADNAN OKTAR: Şirki anlamak için maddeyi de iyi anlamak gerekiyor. Mesela ben sizinle şimdi görüşüyorum. Beynimde Allah sizi yaratıyor. Dışarıda sizin cisminiz var mı? Var, ama dışarıda sizin cisminizi görsem saydam, dolayısıyla göremem. Bir de karanlık dışarısı zaten hiç göremem, renk de yok. Renk, ışık ve cismin üç boyutlu yani saydam olmayan görüntüsü beyinde oluşuyor, Allah yaratıyor. Bütün güç, kudret Allah'ın elinde. Dolayısıyla mesela ben şimdi konuşurken desem ki; "güzel konuştum." Değil, Allah güzel konuşturdu. Mesela siz soru sordunuz. "Güzel soru sordunuz", değil. Allah güzel soru sordurdu. Yani buna iman edip, aklımızda sürekli tutacağız. Yani sokakta da, dışarıda da benlik duygusunun olmaması lazım. "Ben yaptım, ben ettim" demek en büyük şirk bu, şu an dünyada hakim olan budur. Ama klasik şirk de var tabii, direk puta tapıyorlar. Mesela insanı putlaştırıyorlar, insana tapıyorlar. Mesela Hz. İsa (as)'ı, Allah diye ona tapıyorlar. Mesela bu bir şirktir. Hz. İsa (as)'ın Allah olmadığı belli. Birçok insanı da azaba sürüklemiş oluyorlar. Mesela Amerika'da, İngiltere'de, Avrupa'da büyük bir kitle dinsiz oldu o yüzden, yani Hz. İsa (as)'a Allah dedikleri için. "Peygamber" demiş olsalardı çok fazla insan iman edebilirdi. Çok çok daha fazla Hıristiyan olurdu. (Adnan Oktar'ın Kanal 35 röportajından, 13 Aralık 2009)

ADNAN OKTAR: Müşrik, Allah'a her şeyi şirk koşan kişidir. Mesela, bir şey olduğunda "onu Allah yapmadı falanca yaptı" diyorsa bir insan bu şirktir. Bir olay olduğunda onu Allah'tan bilmiyorsa eşyaya bağlıyorsa bu da şirktir. Bazı insanlar parayı putlaştırır, bazı insanlar kadını putlaştırırlar. Bütün hayatını o kadın için veriyor, ağlıyor, intihar etmeye kalkıyor, rezalet çıkartıyor, yerlere yatıyor. Halbuki o kadının mezardaki halini görse, aklının ucundan dahi geçmez öyle bir şey. Ama tek yanlı şartlanınca böyle çılgınlık ve delilik tarzında dengesiz tavırlar gösterebiliyor insanlar. Şirk, Allah'ın dışında her şeye tabi olmasıdır insanın. Mesela bazı insanlar cinlere tabi olur, bazı insan şeytana tabi olur, bazı insan insana tabi olur. (Adnan Oktar'ın Tempo TV röportajı, 10 Mart 2009)

 

9 / total 30
Harun Yahya'nın İslam'ın İnanç Esasları kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top